Özgecan anısına

Özgecan anısına

Fatih Bilici
16/02/2015 Pazartesi

Bir Özgecan, yirmili yaşlarda, gencecik bir fidan, kapitalizm + Din = Bonzai denklemiyle yaşamdan koparıldı.

Kadınlar, bizim kadınlarımız. Her gün bıçakla doğranan, silahla vurulan, testereyle kesilen ve yakılarak öldürülen bizim kadınlarımız.

Çocuklar, bizim çocuklarımız. Okullarından alınıp, ırgat edilen, sokaklarda ip atlaması gerekirken, gelin edilip kocaya gönderilen, bizim çocuklarımız.

Anasının dizini görüp sulanan, hamile bir kadına sokaklarda, pazarlarda rastlayınca uçkuru gevşeyen, altı yaşında sabılara nikah döşeyen yavşaklarda, bizim yavşaklarımız.

Bin yıldır orucu nelerin bozup, bozmayacağını öğrenememiş bir toplumdur, bizim toplumumuz. İşimiz çok çetin, işimiz çok zor. Böylesi bir topluma emek - sermaye çelişkisini anlatmak, Zeynep'i geriye alıp, Zeyd'e teslim etmekten daha da zor sanırım.

Bizlerin 35 yıldır dilinde tüy bitti. Hep şunları söyledik. 80 darbesinin ana amacı, yobaz bir din devleti inşa etmek ve Türk İslam Sentezi söylemiyle ABD'nin yeşil kuşak (şimdi ki adı BOP) projelerine yardım ve yataklık etmektir diye.

Rüşvetin belgesi olmayabilir ama dinci faşizmler her zaman arkalarında delil bırakırlar, bkz.

Kenan Evren bulduğu her fırsatta “ Diyanetini ve dinini bilen gençlikten zarar gelmaz” demekteydi.

Yıl 1985 Genel Kurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt başkanı Tüm General Mahmut Boğuşlu o yıllarda bakınız neler söylüyor.

“Disiplin dünyanın en pahalı üretimidir. Disiplini kolaylıkla üreten ve ucuza mal eden düzen, asker ocağı, kışlalar ve bazı eğitim kuruluşları dışında, henüz iacat edilmemeiştir. Tük tarihinde disiplini en ucuza mal edebilen düzenlerden biri ise İslamiyettir.”

Devam ediyor rahmetli paşa hazretleri.

“Din adamı tipinde değişikliğe gidilmeli, her türlü meslekten, hakimden, savcıdan, avukattan, lise öğretmeninden, doktordan, gemi kaptanından yeni din adamları yetiştirilmelidir. Bu arada sayıları son yıllarda artan iamam hatip okulları reorganize edilmeli, bu okullara endüstriyel, ticari, turistik vesaire hüviyetler kazandırılmalıdır.” (Y. Küçük ÇIKIŞ kitabı sayfa:181)

İşte bu şekilde dinci faşizmin temelleri atılmaya başlanmıştır. Lütfen Özal dönemlerinide hatırlayınız. Son olarakta üç dönem üst üste seçim kazandırılarak bu süreç AKP ile taçlandırılıp zirveye çıkartılmıştır. Halkların önüne konan ise sadece orta çağın karanlığıdır.

Bir sürü televizyon bu süreci pekiştirmede görev alarak, kadın proğramları adı altında dönüştürmelere kilitlenip, isimlerini yazmaya bile utandığım tonlarca şoven ve abuk, subuk dizi ilede ilim ve irfandan uzak bir nesil yetiştirmeye gönüllüce soyunmuşlardır.

AB ve ABD'den ek maaş alan sözde gazetecilerden bahsetmeye hiç gerek yok sanırım.

Daha orta halli bir araba üretemeyi bile becerememiş bir hükümet, duble yollar yaptım diye övünmektedir. Samanı dışardan almak zorunda kalan bu hükümet, hava alanları, köprü vs yaptık diye şakırdamaktadır. Duyanda günde on adet uçak falan ürettiklerini sanacak.

Emeklisi ve hali hazırda çalışanları sadakaya muhtaç bir hale getirilmişken, sülalecek milyarderleşenler, dibe vuran ekonomiyi gözlerden kaçırabilmek için dünya lideri, büyük Türkiye safsatalarına dört elle sarılmaktalar.

İşimiz zor. Yolumuz engebeli, dolambaçlı ve sarptır. Ama suni dengelerin çatırdamaya başladığı dönemlerde işimiz kolaydır. Ülke o günleri yaşamaya başlamıştır.

İşsize, emekliye, çalışana, öğrenciye, esnefa ve çiftçiye sürekli şunu soralım. Hükümet size her yıl milli gelirden pay olarak 14 bin dolar veriyormuş, bu paraları nerede ve nasıl harcıyorsunuz.?

Eğitim seviyesi ilk okul üçüncü sınıfta olan ülkeler neresi olursa olsun bir sömürge, halklarıda köledir.

Kadını eğitimsiz bırakılan ülkelerde sağlıklı ve bilinçli nesiller yetiştirebilmek, tuz gölünde mandalin yetiştirmekten dahada zordur.

Çocuk gelinlerin yüz binleri aşması ve kadına şiddet ile cinayetlerin % de 2.000 lere tırmanmasının nedenleri bunlardır. Birde kapitalizm + din faşizmi= bonzai dir.

Sen ölmedin Özgecan sen dünya halklarının vicdanları ve yüreklerinde tertemiz bir melek olarak yaşayacaksın!

Gerçekte ölen; bu faşist dinci, kapitalist düzendir. Gerçekte namusu kirlenen, işte bu alçak sistemi işleten ve yönetenlerdir.

Hepinizin hesabını birer, birer soracağız. Hırsızların ve katillerin peşlerini bırakmayarak, onları cehennemin dibine kadar kovalayacağız!

Halklara emeğin ve insanın kutsallığının egemen olacağı günler yaşatılacaktır. Bu uğurda ölmek boynumuzun borcudur. Bu tüm dünyaya ve halkımıza şeref sözümüz olsun!