Liderlerin Gözünden Doğu Cephesi

Liderlerin Gözünden Doğu Cephesi

Efe Dirim
23/12/2017 Cumartesi

"Moskova muharebesi sırasında Budioni Stalin'e yeni kılıçlara ihtiyacımız olduğunu, süvarilere üstünde "İman, Çar ve Vatan için" sözleri yazılı eski kılıçların dağıtıldığını söyledi.
Stalin sordu: 'Onlarla Alman kafaları kesiliyor mu?' (1)

İkinci Dünya Savaşı'nda Doğu Cephesi tarihin en kanlı savaşlarına tanık olmuştur. 20 milyondan fazla Sovyet yurttaşı hayatını kaybetmiştir. 4 milyon civarı asker de Alman tarafında bu savaşta hayatını kaybetmiştir.

İlgi çekici bir konu da savaş sürecinde yöneticilerin, komutanların neler yaşadığını okumak olabilir. Bilhassa Doğu Cephesi, bu minvalde incelendiğinde epey kayda değer ve bir o kadar da trajik bir süreçtir.

Tarihteki kısa gezintimiz boyunca bize eşlik edecek başlıca iki isim Vyaçeslav Molotov ve Albert Speer. Molotov, Sovyetler Birliği Dışişleri Bakanı ve Stalin'in uzun yıllar sağkolu. Speer ise üst düzey yeteneklere sahip bir mimar, Hitler'in yakın bir dostu ve 1942'den itibaren Silahlanma Bakanı.

Tarih anılardan ibaret değildir tabi ki, ama anılardan öğrenilecek pek çok şey vardır. Yazı boyunca birkaç anı ile birlikte dönemlerin -kimisi çok ünlü, kimisi kıyıda köşede kalmış- bazı mektuplarından ve konuşmalarından da faydalanacağım.  Tüm bunlar sayesinde, savaşın en üst kademedeki insanlar üzerindeki etkisini göstermeye çalışacağım.

BİR ANTLAŞMANIN BOZULMASI

21 Haziran 1941 günü, Hitler Albert Speer'i akşam yemeğinden sonra yanına çağırır. 

"…bir kayıt koydu ve Liszt'in Les préludes'inden birkaç bölüm çaldı. 'Yakında bunu sık sık duyacaksın, çünkü bu bizim Rusya seferimiz için zafer tantanamız olacak.'" (2)

Bir gün sonra Doğu Cephesi açılır. Naziler için gelecek umut doludur. Hitler'in propaganda bakanı meşhur Joseph Goebbels, "Yapacak başka bir şey kalmadı. Bu kanser ortadan kaldırılmalıdır. Stalin düşecektir." (3) diyerek hevesini belirtir. Oysa Bolşevikler için durum hiç açıcı değildir. 

Almanların öyle ya da böyle savaş açacağını herkes tahmin etmektedir. Yine de savaşın başlamış olması yöneticileri sarsmıştır. Doğruluğundan tam emin olamadığım bir anıya göre:

"Bir süre sonra Molotov hızlı adımlarla içeri girdi:    
'Alman hükümeti bize savaş ilan etti.'    
Y.V. Stalin kendini bir sandalyeye bıraktı ve çok derin bir düşünceye daldı." [Georgi Jukov-Sovyet Mareşal] (4)

Molotov ise şöyle bir anı anlatır. İki veya üç gün sonradır:

"Stalin şaşkın vaziyetteydi. Dile getirmiyordu ama rahatsızdı… Bize sert bir şekilde dedi ki: 'Kazık yedik', bu hepimize öyle geliyordu." (5)

Almanlar saldırmazlık antlaşmasını bozmuştur. Ancak bu büyük bir sorun değildir, şayet Speer'in aktardığına göre bir büyükelçinin "bozmadığımız sadece birkaç antlaşma kaldı" demesi Hitler'in oldukça komiğine gider. (6)

Savaştan önce başka öngörüler de vardır: 

"-Ama belki de Stalin Hitler'e olduğundan daha fazla değer biçti. Onu olduğundan daha zeki zannetti ve İngiltere ile işini bitirmeden bize saldırmayacağını düşündü.    
-Evet, doğru. Bu sadece Stalin'in değil, benim ve başka birçoğunun da düşüncesiydi." [Sırasıyla, Feliks Çuyev ve Molotov] (7)

İngiltere savaşı bitmemişti. Ama belki de bu sadece fiilen böyleydi, belki Hitler için İngiltere çoktan kaybetmişti:

"Durum şöyle: İngiltere savaşı kaybetti. Boğulan bir insan edasıyla, kurtuluş ümidi olarak hayal ettiği her yılana sarılıyor. Ancak doğal olarak, bazı umutları kesin bir mantıktan uzak. İngiltere bu güne kadarki savaşlarını hep Kıta'dan gelen yardımlarla yönetti. Fransa'nın yıkımı -ki bu tüm batı Avrupa'daki mevzilerin bertaraf edilmesi anlamına geldi- İngiliz savaş kışkırtıcılarının bakışlarını ilk başta savaşı başlatmak istedikleri yere çevirdi: Sovyet Rusya." [8]

Aynı mektupta "Doğu'daki savaş tabi ki zor olacak, ama bir an bile başarıdan şüphe etmiyorum." der. Ve 1939'da imzalanan Alman-Sovyet Saldırmazlık Paktı'ndan da bahsetmeyi unutmaz:

"Tekrardan ruhen özgür hissediyorum. Uzlaşma için gösterilmiş olan tümüyle samimi çabalara rağmen, Sovyetlerle ikili ilişkiler bana hep can sıkıcı gelmişti. Öyle ya da böyle tüm kökenimle, ilkelerimle ve önceki zorunluluklarımla bir ayrılık anlamı taşıyor gibi görünüyordu. Bu zihinsel işkencelerden kurtulduğum için artık rahatlamış durumdayım."

YIKIMIN BAŞLANGICI

Savaşın başladığını haber veren trajik konuşmayı yapma görevi Molotov'a verilir. Kahramanımız, sonrasında bir slogan olacak şu sözlerle konuşmasını bitirir:

"Hükümet sizi, Sovyetler Birliği'nin yurttaşlarını, şanlı Bolşevik Partimiz etrafında, Sovyet hükümetimiz etrafında, büyük liderimiz ve yoldaşımız Stalin etrafında daha güçlü bir şekilde toplanmaya çağırıyor. Bizimki haklı bir davadır. Düşman yenilecektir. Zafer bizim olacaktır…" [Savaşın başladığı gün Molotov'un radyo konuşması]

Karşı cephede de benzer bir konuşma yapılır:

"Almanlar… Şuan bir hücum yaşanıyor, öyle ki bugüne kadar dünyanın gördüğü en büyük hücumlarla kıyaslanabilir. Finli yoldaşlarımızla birlikte, Narvik zaferinin kahramanlarıyla Kuzey Arktik'te bekliyorlar.(…) Alman ve Rumen askerler Danube'nin aşağı bölgeleri boyunca Prut sahillerinden Karadeniz kıyılarına kadar Milli Şef Antonescu emrinde birleşmiş durumdalar. Bu cephenin görevi tekil tekil ülkelerin korunması değil, Avrupa'nın himaye edilmesi ve tüm ülkelerin kurtuluşudur.(…)    
Tanrı bize özellikle bu savaşta yardım etsin!" [Hitler, aynı gün] (9)

Stalin için tüm bunlar gerçekten de çok büyük bir sorumluluk gerektirmektedir. Ancak "Çivi" anlamına gelen takma ismi Koba, bu lider için boşuna verilmemiştir. 3 Temmuz günü, "Tarih gösterir ki yenilmez hiçbir ordu yoktur ve olmayacaktır." dediği ünlü bir konuşma yapar. Bazı satırbaşları şöyledir:

"Kızıl Ordu, Kızıl Donanma ve Sovyetler Birliği'nin tüm yurttaşları her inç Sovyet toprağını savunmalı, kanımızın son damlasına kadar kasabalarımız ve köylerimiz için savaşmalı, insanımızın doğasında olan cesareti, girişkenliği ve uyanıklığı göstermelidir."    
"Kızıl Ordu'nun zorunlu bir geri çekilişi durumunda tüm demiryolu araçları boşaltılmalı; düşmana tek bir motor, tek bir vagon, bir pound buğday ya da bir galon yakıt dahi bırakılmamalıdır."
"Düşman tarafından işgal edilmiş bölgelerde atlı ve yağmacı gerilla birlikleri oluşturulmalı; düşmanla çarpışmak için, her yerde gerilla savaşını kışkırtmak için, köprüleri ve yolları havaya uçurmak, telefon ve telgraf hatlarına zarar vermek, ormanları, dükkânları ve taşıtları ateşe vermek için sabotaj birlikleri organize edilmelidir."    

Stalin'in verdiği talimat özetle şudur, her şeyinizle savaşın. Sovyet insanı her şeyiyle savaşır. Ancak bu bazı şeyler için yeterli değildir. Almanlar ilerlemeye devam etmektedir. Başkente kadar gelinir. Moskova Muharebesi başladığında Hitler savaşı kazanacağından emindir:

"Bugün yılın son büyük ve kesin savaşı başlıyor. Düşmanı ve düşmanla birlikte savaşın kışkırtıcısı İngiltere'yi yıkıcı bir güçle vuracak."

Ardından halka bir konuşma yapar:

"… söyleyebilirim ki düşman çoktan dağıldı ve bir daha asla toparlayamayacak."

Ya Stalin? Almanlar Moskova sınırındadır ve belki de savaş bitmek üzeredir. Stalin Moskova'yı bırakıp gitmeyi düşünüyor mudur?

"Aptalca bu! Hiçbir tereddüt olmadı. Moskova'yı terk etmeye niyeti yoktu."[Molotov] (10)

Moskova Muharebesi gerçekten zorludur. Bir general vaziyeti şöyle anlatır:

"Almanlar Moskova önlerinde beklemekteydiler. Durum özellikle de Volokolamsk yolu çevresinde, batı sınırında, çok ciddiydi. Bütün birliklerin takviye talep ettiği bir dönemdi ve yapacak takviyemiz yoktu. Bölgelerdeki birliklere parça parça takviye yapıyorduk, askeri okullar bile bölünmüştü. Bu dönemde Stalin tam teçhizatlı, modern malzemelerle donatılmış beş ordu düzenledi. Moskova önündeki harekâtı yöneten Jukov'un sürekli yakarmaları ve isteklerine rağmen Stalin tek bir tabur vermeyerek ona her şey pahasına direnmesini emretti. O zaman biz Stalin'in hata yaptığını düşündük. Stalin bu birlikleri Alman ordularının karşısına onların çok kaybettiği Aralık ayında çıkardı. Almanlar Moskova'nın çok uzağına püskürtüldü. İşte o zaman Stalin'in ne kadar büyük bir strateji uzmanı ve taktisyen olduğunu anladık."[Ştemenko] (11)

Naziler Moskova'dan püskürtülür. Birkaç ay sonra da Stalingrad, Naziler için sonun başlangıcı olacaktır.

DEĞİŞEN ROLLER

19 Kasım 1942'de kuşatılmış durumdaki Stalingrad'a çok büyük bir Sovyet taarruzu başlar. Durum Almanlar için pek parlak değildir. Oysa Hitler'in kendine güveninde gözle görülür bir eksilme yoktur:

"Generallerimiz eski hatalarını tekrarlıyorlar. Her zaman Rusların gücünü abartırlar. Tüm cephe raporlarına göre, düşmanın insan kaynakları artık yeterli değil. Güçsüzleştiler, çok kan kaybettiler. Tabi ki kimse böyle kötü raporları kabul etmez. Diğer yandan, Rus subaylar ne de kötü eğitilir! Hiçbir taarruz böyle subaylarla organize edilemez. Ne gerekir, biliyoruz! Er ya da geç Ruslar durmak zorunda kalacaklar. Bitkin düşecekler. Bu zaman zarfında biz de birkaç taze tabur yollarız, bu işleri yoluna sokacaktır."

İyimser olmak Hitler'e yetmeyecektir. Kısa bir süre sonra kötü haber gelir:

"Stalingrad kuşatılmıştı. Zeitzler, [Alman Kara Kuvvetleri başkomutanı] uykusuzluktan bitkin düşmüş ve yüzü kızarmış bir halde, Altıncı Ordu'nun batıya doğru bir yarma yapması gerektiğinde ısrar etti." [12]

Hitler ikna olmaz. Tartışma uzadıkça sinirlenir ve sabrı taşar: 

"Stalingrad savunulacak, işte o kadar." 

Hitler'in iddiaları pek ikna edici değildir. Speer'e göre Stalingrad belki de Hitler için bir semboldür. Ancak Hitler'i ikna edemezler. Kimi anılar ise Hitler'e karşı duyulan korku hakkında bize daha çok fikir vermektedir:

"Bir gün mevki odasında beklerken, Zeitzler'in Hitler'i en azından boşaltma emri vermesi için ikna etme konusunda kendini desteklemesi adına Keitel'e, kelimenin tam anlamıyla, yalvardığını duydum." [13]

Keitel kabul eder. Ancak mevki konferansında Willhelm Keitel Hitler'e döner ve:

"Führerim, orayı savunacağız!" (14)

Altıncı Ordu Sovyet askerlerinin tüfeklerine, soğuğa, hastalıklara ve açlığa terk edilir. Çok küçük bir şanslı kesim dışında, Alman askerleri için Stalingrad mezar olur. 2 Şubat 1943, Stalin'in kendi ismiyle anılan şehrin kurtarılmasının tarihidir:

"Sizi ve Don Cephesi'ndeki birlikleri Stalingrad'daki düşman kuvvetlerinin başarılı imhası için tebrik ederim. Tüm Kızıl Ordu askerlerine, Don Cephesi'ndeki komutanlara ve siyasi emekçilere muhteşem mücadelelerinden dolayı teşekkürlerimi sunarım."[Stalin'den General Rokossovsky'ye]  

Roller değişmiştir. Bundan sonra Naziler için karamsarlık, Sovyetler için zafer şarkıları başlar.

Ancak kimi Naziler hala boş bir umut içindedir. Batıda İngiliz-Amerikan çıkarması dahi Goebbels'i savaşın kaybetmeye mahkûm olduğuna inandıramamaktadır: "Bizi asla yere seremeyecekler, asla elimizdeki kılıcı düşüremeyecekler."

1942 Ekim Devrimi yıldönümünde "Hitlerci kötülüğe karşı Sovyet topraklarımızı temizleyebiliriz ve temizlemeliyiz!" sloganı atan Bolşevik lider, tam bir yıl sonra "Alman-faşist işgalcilerin kesin yenilgisine doğru, ileri!" sloganını uygun görür. Artık kimileri için yangından mal kaçırma, kimileri için ise tarihin en büyük zaferlerinden birini gerçekleştirme vardır.

KANLI OYUNUN SONU

"Ulusların Yahudi-Bolşevik imhası ve bunun Avrupalı ve Amerikalı tedarikçilerine sadece bir şekilde karşı konulabilir: merhametli Tanrının insanlara zor zamanlarda hayatlarını korumak için verdiği gücü en yüksek fanatizm ve inatçı sabırla kullanmak." [Hitler, halka sesleniş] (15)

Bu konuşma sadece iki ay öncedir. İki ay önce hala "mücadeleye devam" telkininde bulunan Nazi lideri, bugün hayatının son anlarını yaşamaktadır. Oysa daha üç hafta önce Goebbels, Hitler için bu satırları yazmıştır:

“Ama şunu umuyorum ki o bu durumu aşacak. O hep sinirlerine hâkim olarak doğru anı beklemeyi becermiştir.” (16)

Bugün ise Hitler sığınağında kara kara düşünmektedir. Speer son kez Hitler'i şu durumda görür:

"Himmler Führer'e anlaşma yaparak ihanet etti, Bormann son büyük entrikasını Göring'e karşı Hitler'in duygularıyla oynayarak kurguladı, Göring Müttefiklerle pazarlığı bitirmeyi umuyordu, Kaufmann İngilizlerle anlaşma yapmıştı ve bana radyo kuruluşları vermeyi düşünüyordu, Keitel Hitler hâla hayattayken yeni bir efendi kiralıyordu ve son olarak ben, beni keşfedip kariyerimde ilerlememi sağlayan adamı geçtiğimiz aylarda kandırmıştım, hatta onu nasıl öldüreceğimi düşündüğüm zamanlar bile olmuştu. Hepimiz bu tarz davranışlara kendi temsil ettiğimiz -ve Hitler tarafından zorlandığımız- sistem tarafından mecbur bırakılmıştık. Hitler de hepimize ihanet etmişti. Kendine ve halkına da…" (17)

Himmler bir ay sonra -sayısız kaçma girişimi ardından- yakalanır ve sorgu sırasında intihar eder. Son sözü "Ben Heinrich Himmler'im!" olur. Bir yıl sonra Hermann Göring ve Martin Bormann Nürnberg Mahkemelerinde idama çarptırılır. Bormann kayıptır, cesedi 30 yıl sonra bulunur. Göring idamdan bir gece önce intihar eder.  Keitel aynı mahkemede idam edilir. Kaufmann ve Speer ise hapis cezasıyla mahkûm edilir. Molotov-Ribbentrop anlaşmasıyla ünlü Ribbentrop da idamdan kurtulamaz. 

Hitler'e dönersek, o da vasiyetini yazmaktadır:

"Benim ya da Almanya'da bir başkasının 1939'da savaş istediği doğru değildir. Özellikle Yahudi kökene sahip ya da Yahudi çıkarlarına hizmet eden uluslararası devlet adamları tarafından istenmiş ve tahrik edilmiştir."

"…bu katliamın tek sorumlusunun gerçek suçlular olan Yahudiler olduğu kuşku götürmezdir."

Hitler eşiyle birlikte hayatına son verir. Goebbels ve ailesi de kendileri için aynı sonu tercih ederler. Nazi İmparatorluğu sona ermiştir.

"Vatanın şerefi ve bağımsızlığı için yapılan savaşta ölen kahramanların ebedi övüncüne!"[Stalin, Naziler teslim belgesini imzaladığı zaman]

(Övünç kelimesi özellikle seçilmiştir. Anı değil de övünç denmesinin sebebini Stalin "anı çok dindarca kaçıyor" şeklinde açıklar) (18)

Savaş bitmiştir. Artık zafer şarkıları vardır. Tarihin gördüğü en kanlı rejim ve liderler yok olmuştur.

Savaşın bir başka kahramanları da Sovyet diplomatlarıdır. Zafer sonrası kalkan ilk kadehte Stalin, "Vyaçeslav'ımıza!" diye bağırır. Vyaçeslav Molotov, savaşı bir buçuk yıl uzatarak paha biçilemez bir katkı sağlamıştır. (19)

SON SÖZ

Speer de, Molotov da uzun yıllar yaşadı. İkisi de bolca anı bıraktı. Yazının sonsözünü ben değil, onlar yapacaklar: "Bugün, çeyrek asır sonra vicdanımı yakanlar sadece olağanüstü büyüklükteki özgül hatalar değil. Benim ahlaki hatam şu ya da bu olay özelinde değil, tüm olaylardaki aktif işbirliğimde. Şüphesiz dünya hâkimiyetine odaklı bir savaşta yer aldım. Dahası, yeteneklerim ve enerjim sayesinde bu savaşı aylarca uzattım."(20)

Ardından Speer tutukluluğu süresince kendisine ne kadar iyi davranıldığını, yaptığı her şeye rağmen insandaki o inceliğin ve iyiliğin kendisine gösterildiğini anlatıyor. Molotov'la bitirelim. Ölümünden 9 ay önce Y. V. Stalin Müze Evi için bir fotoğrafını titreyen elleriyle şöyle imzalar:

"Y. V. Stalin'le uzun yıllar birlikte çalışmaktan gurur duyuyorum. V. Molotov.” (21)

 

Kaynakça

(1, 4, 5, 7, 10, 11, 18, 19, 21) Çuyev, F. (2010). Molotov Anlatıyor. Yordam Kitap.

(3) Goebbels, J. (2003). Tagebücher 1924-1945. Piper München Zürich.

(16) Goebbels, J. The Higher Law. http://research.calvin.edu/german-propaganda-archive/goeb65.htm adresinden alındı. Erişim: 21 Aralık 2017.

(8) Hitler, A. Chancellor Hitler's Message On The Occasion Of The 25th Anniversary Of The Announcement Of The National Socialıst Party's Program. http://www.ibiblio.org/pha/policy/1945/450224a.html adresinden alındı. Erişim: 21 Aralık 2017.

(9) Hitler, A. Hitler's Explanation Of The Soviet Invasion. http://www.ibiblio.org/pha/policy/1941/410621a.html adresinden alındı. Erişim: 21 Aralık 2017.

(15) Hitler, A. Reichsführer Adolf Hitler's Broadcast To The German People. http://www.ibiblio.org/pha/policy/1941/411003b.html adresinden alındı. Erişim: 21 Aralık 2017.

(2, 6, 12, 13, 14, 17, 20) Speer, A. Inside The Third Reich. The Macmillan Company.