Reddediyoruz

Reddediyoruz

Cem Kaplan
10/02/2015 Salı

Yeni ve daha iyi bir toplumsal düzene ulaşmak istiyoruz. Peki, ne yapıyoruz? Neler istiyoruz? Yetmiyor mu bize isteklerimiz? Amaçlarımızın kendi bünyemizden çıkamaması bizi rahatsız etmiyor mu? Reddetmek istiyorum bu düzeni, algılarını, feodalizmle dolu toplumu. Gerici kadroları ve nesillerini istemiyor, ama he seferinde bununla mücadeleyi başkalarından bekliyorum. Dinlerin, dillerin arasında sıkıştırıp algılarımı bir türlü insanın merkezinde olduğu ideolojik yapıları görmezden geliyorum. Örgütlenmek yerine arkadaşlarla takıldık işte diyorum. Dönüp dolaşıp mücadele etmek gerek, olmuyor ama ne yapalım deyip sizin savunduklarınız da aslında ütopya diyorum(diyoruz). Geçiniz hepsini. Hepsini reddediyoruz. Örgütlü bir halkın yapabileceği çok şeyin olduğu için mücadele edenlerle omuz omuza duracağız. Dinlerin ve dillerin dışında yoksulluğun ve ortak çalışmaların meyvelerini bir avuç zenginin almayacağı bir düzeni savunanlarla yürüyeceğiz. İnsanlığımızı geleceğimiz çocuklarımızdan gizleyerek değil, onlara insanlığından gurur duyacağı bir dünya bırakmak için mücadele edenlerin hemen bir kol aralığı yakınında duracağız. Yoldaştan yoldaşlığının bedelini ödemesini değil onu doyasıya yaşamasını isteyeceğiz. Boyun eğmeyecek direneceğiz zalime, egemenlere, padişah bozuntusuna.

Bunca yıldır içimize gömdüğümüz örgütsüz yaşama düşüncesini reddediyoruz. İşçi sınıfının emek mücadelesi içinde dillerin ve dinlerin arasında verdikleri mücadelenin yok görülmesini reddediyoruz. Çevre katliamlarıyla geleceğimizi bizden alanların hırsızlıkla, katillikle, yobazlıkla övünmelerini reddediyoruz. Adaleti kendi çıkarlarına kullanan sistemi reddediyoruz. Bu kaosun içinde var edeceğimiz bir dünya için nefesimizin son anına dek, mücadele dolu anlamlı ve gelecek insanlığında bu mücadele dolu yıllardan övünçle bahsedeceği değil, bire bir yaşayacağı yıllar için insanlığımızdan gurur duyarcasına yaşatacağız sosyaliz mücadelesini. Kirli savaşları, emek hırsızlığı, halklarını katleden, gerici-yobaz çoğunlukları onların olsun, bize bu insanlık yeter.

Haydi, buyurun şimdi siz düşünün.