Referandumdan sonra...

Referandumdan sonra...

Ahmet Öncü
18/04/2017 Salı

Referandum oylaması sonuçlanmış, ortaya gerçek tüm çıplaklığıyla çıkmıştır. İstibdat kaybetmiştir. Türkiye'nin emekçi halkı emperyalizme, onun kuyruğunda durarak beslenenlere "Hayır" demiştir. Türkiye kritik bir yol ayrımını geride bırakmış, halk kendi kaderine sahip çıkmıştır. Bu yaşanan, cumhuriyet tarihinde halkın demokratik tepkisini ortaya koyduğu en şanlı anlardan biri olarak toplumsal hafızaya şimdiden kazınmıştır.

Toplumların hafızasında vicdanları yaralayan hadiseler ayrı bir yer tutar. Bunlar kolay unutulmazlar. Haklı ile haksızın arasındaki karşılaşmada haksız olan bir de haksızca kazanıyorsa bu vicdanları daha derinden yaralar.

16 Nisan'dan sonra ortaya şaçılan yolsuzluklar ve sahtecilikler vicdanları derinden yaralamıştır. Bu olup bitenler asla unutulmayacaktır. Türkiye'de bundan böyle adalet ve özgürlük mücadelesinin miladı 16 Nisan'dır.

Peki, artık hiçbir şüpheye yer vermeyecek kadar açık bir şekilde "hayır"ın kazandığını bildiğimiz şu anda, "hayır"ın neden kazandığını biliyor muyuz?

Sandıklara giderken halkın karşısındaki tablo şudur ve yanıt bu tablodadır:

AKP iktidarının emperyalizmle ve para babaları (riba yiyicileri) ile ortak yürütttüğü iktisat politikaları sonucunda gerçek tüm çıplaklığı ile ortaya çıkmıştır. İktidarın söylediklerine güvenecek hiçbir şey kalmamıştır. Halkın kendinden başka güvenecek başka hiçbir şeyi kalmamıştır. Yani emekçi halkın kendi gücüne sahip çıkmasından başka bir yol kalmamıştır.

İşte halk 16 Nisan'da sessizce kendi gücüne sahip çıkmıştır

"Açlık sınırının altındaki asgari ücretli, kadro vaadiyle kandırılan taşeron işçi, tefecinin eline düşmüş çiftçi, ikinci sınıf insan muamelesi gören kadın, geleceğini göremeyen genç, işçi simsarlarının eline düşmüş işsiz, siftah yapamayan küçük esnaf, atanamayan öğretmen referandum sandığına ağırlığını koyup, istibdada Hayır" demiştir.

Emekçi halkın çoğunluğu oluşturduğu bütün büyük illerde AKP iktidarı sandıklardan yükselen "Hayır" sesleriyle geri püskürtülmüştür. Balkon konuşması kalkan konuşmasına dönüşmüştür. Ancak o kalkanın AKP iktidarını daha ne kadar koruyacağı pek belli değildir.

Sandıklardan yükselen hayır sesleri daha hala kulaklarımızdayken oy çalarak ilan edilen bir zafer olsa olsa bir iktidarın sonunun geldiğine dair tarihe düşülmüş bir not olabilir.

İşsizlik oranı %13 dediler. Geniş işsizlik tanımını temel alırsak bu oran %21'dir.

Gelecek işte bu sorunun gizeminde saklıdır. 7 milyondan fazla işsiz insan bundan sonra ne yapacaktır?

Gelecek günler uzun ve çetrefilli bir mücadeleye gebedir. Kemerlerinizi bağlayın. Daha yol çok uzun.