Kürt müziğine caz dokunuşları: Ruşen Alkar ile yeni çalışması üzerine...

Kürt müziğine caz dokunuşları: Ruşen Alkar ile yeni çalışması üzerine...

Kurdewari
31/08/2018 Cuma

Kürt halk ezgilerini caz ve rock üslubuyla seslendiren Ruşen Alkar, yeni bir çalışma hazırlığı içerisinde... 

Rock temelli jazzy bir albüm olacak yeni çalışma... 

Ruşen Alkar'la yeni çalışmasını konuştuk... 

Önce sizi tanımakla başlayalım... Ruşen Alkar kimdir? Ne yapar? Müzikle ilişkiniz nasıl başladı?

Diyarbakır doğumluyum. Çocuklarını,  özellikle de kızlarını okutmak için çok çaba sarf eden bir ailem oldu.  Üniversite çağına kadar memleketimde eğitim gördüm. Müzik, ilkokulda öğretmenimin verdiği cesaret ile başladı. Eğitim ise Diyarbakır Güzel Sanatlar lisesinde  piyano, çello ve teori dersleri ile... Şarkı yazmaya lise yıllarımda babamın Rus pazarından aldığı klasik gitarla  başladım. Yine lise yıllarımda tiyatro ve radyo programcılığı yaptım. Müzik eğitimi lisans ve yüksek lisans düzeyinde İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi'nde devam etti. Aynı üniversitede etnomüzikoloji doktorası sürüyor.  

2015 yılında gerçekleştirdiğiniz bir albüm çalışmanız mevcut. Şimdi ise bir caz biçimine yakınsayan bir albümü için yola koyuldunuz? Nerden çıktı Kürtçe caz? "Kürtçe caz olur mu?"

Müziğimin teorik olarak rock temelli olduğunu söylemem gerek. Caz unsurları da var elbette ama ritim ve melodi dünyam daha çok rock müzikte yansımasını buluyor. Caz müzisyenleriyle çalışmayı seviyorum çünkü müziğimdeki tepkiselliği yumuşatan, farklı iki stilin kaynaşmasıyla daha olgun bir ruh haline evrilen bir müzik çıkıyor devamında.  Çokça dinlediğim için,  sesimin caz müziğini çağrıştırmasını normal buluyorum ama yaptığımız müziğe caz/jazz değil de jazzy yani "cazımsı" desek daha doğru olur. 

Türkçe ve Kürtçe bestelerimi ve Kürt halk şarkılarını yenilikçi düzenlemelerle seslendiriyorum. Kürtçe müzikte böyle yenilikçi tavırlar pek tercih edilmediği için  müziğim hali hazırdaki örneklerinden ayrışıyor. Bu yenilikçi yaklaşım caz çağrışımı yapıyor sanırım. 

İkinci albümde çok önemli iki caz müzisyeniyle çalışma fırsatı buluyorum örneğin. Sevgili Ayşe Tütüncü ve Cem Aksel. Albümün prodüktörü deneysel müzik duayeni, besteci, aranjör Şevket Akıncı. Sumru Ağıryürüyen ve İlhan Erşahin albümümüze konuk etmek istediğimiz usta müzisyenlerden  ikisi. Böyle değerli insanların desteğine ve inancına nail olmak gurur verici. Kendi kategorisi içerisinde eşi olmayan bir albüm olacak...

Geleneksel Kürtçe ezgileri caz biçiminde seslendirmek ile Kürtçe caz müziği yapmak arasında bir açı var. Ruşen Alkar bunun neresinde duruyor? Bu açıda durduğunuz yerin önemi nedir sizin için?

Az önce caz üzerine yaptığım açıklamadan hareketle bu soruyu "batılı yanı ağır basan bir Kürtçe müzik konsepti" olarak düşünürsek daha iyi olur. Artık bulunduğumuz dönem itibariyle, özellikle sanat üretimlerinde kesin sınırlar belirlemek imkânsız ve gereksiz bence. En azından kendi müziğimde bir şablona göre hareket etmek birçok duyguyu budamak anlamına gelir. Dolayısıyla “jazzy ve yenilikçi bir Kürtçe müziğe insanlar nasıl bakıyor”u konuşalım dilersen...

Kürt kültürü, kurumsal ve bireysel olarak ve haklı gerekçelere korunmaya çalışılan bir yapı. Bu refleksi çok iyi anlıyorum. Yani Kürt olmak nedir, nasıl bir şeydir sorusunun cevabı, doğal olarak, kentle en az etkileşime girmiş kültür unsurlarını referans alacak biçimde ele alınıyor.  Dolayısıyla gırtlak, çalgı seçimi vs. bakımından kırsal olan müzik zevkinden uzaklaşıldıkça bazı dinleyicilerde tedirginlik gelişebiliyor. Bir çeşit "beyazlaşma" dolayısıyla asimile oluş olarak da algılanıyor olabilir. Sonuç olarak, yeni nesil ya da politik doğruculuğa kaçmayan dinleyiciler bizi daha iyi anlıyor diyebilirim. Genç neslin desteğini almak ayrıca enerji tazeleyen bir şey... 

Kürt müziğinde farklı biçimler (opera, caz ya da blues) örnekleri genelde var olanı yani geleneksel Kürt müziğini farklı enstrüman ve biçimlerde seslendirmeye odaklanıyor. Mizgin Tahir belki bunun operadaki örneği olarak akla gelebilir. Sizce mevcudu modern biçimle yeniden üretmek "ihtiyacı" karşılıyor mu?

Bence şu an ihtiyaç duyduğumuz şey kendi köyümüzden çıkıp dünyaya açılmak.  Kürtçe özelinde her sanat alanında güzel örnekleri var zaten günümüzde. Hali hazırda müziği yöresel haliyle, layıkıyla icra eden birçok ses, çalgı ustası varken artık yeni üretimler için yola çıkma zamanıdır diye düşünüyorum. Kürtçe müziğin, zengin bir sözlü kültür edebiyatı, kendine has çalgısal ve vokal tekniği var. İyi temsillerle dünya müziğinde güzel bir yere gelmeyi sonuna kadar hak etmiş bir müzik. Mizgin Tahir Kürtçe müziğe emeği geçmiş değerli bir sanatçı elbette fakat aynı stilde söyleyen ve bu topraklarda doğmuş başka sanatçılarımız da var. Pervin Çakar ve Mehmet Akbaş örneğin. Sağlam bir kulak ve ses eğitiminden geçmiş, Avrupa'da Kürt müziği icra etmekte olan iki önemli sanatçı. Üstelik, müzisyen olarak bu coğrafyanın çilesini çekmiş, buna rağmen özgün duruşlarından ödün vermemiş kişiler. Bunu görebilmek, hak ettikleri değeri vermek çok önemli diye düşünüyorum.

Müzik ile akademik olarak da ilgileniyorsunuz? Akademik olarak müziğin neresinde Ruşen Alkar?

Evet, aslında kendi adıyla bile bir hesaplaşma halinde olan bir disiplinde çalışıyorum. Etnomüzikoloji. Etnik tabiri doğuya batıdan bir bakışı ifade ettiği için sıkıntılı. Ama dünya kültürlerine olabildiğince kendi merkezinden bakmamaya çalışan bir disiplin olduğu için kendi perspektifime yakın buluyorum ve bu alanda üretimi sürdürebilmeyi çok istiyorum. 
Academia.edu üzerinde makalelerime ulaşabilir isteyen...

2011 yılında, bölgede kadın dengbêjler üzerine bir alan arştırması yürüttüm. Özellikle Van'daki saha çalışmamızda, yakın zamanda kaybettiğimiz çok değerli dengbêj Gazin'in büyük yardımlarını aldım. Adını anmak istedim. Ailesine baş sağlığı diliyorum...

Son çalışmanız, yani dinleyicilerle buluşacak olan Kürtçe Türkçe albümünüz için bir de dayanışma kampanyanız var... Nasıl gidiyor çalışmalar?

İkinci albüm şarkı konsepti olarak birincisine yakın bir çizgide,  müzikal olarak ise yepyeni bir mecraya girecek. Albümün prodüktörü besteci ve aranjör Şevket Akıncı. Deneysellik gibi birçok stilin kaynaştığı, rock temelli jazzy bir albüm olacak. Bu albümün finansmanı büyük ölçüde kendi çabamızla karşılandı. Gücümüzün yetmediği noktada Fongogo sitesi üzerinden bir destek kampanyası başlattık. 60 günlük kampanyadan bugün  itibariyle geriye çok kısa bir süre kaldı. Şu an belirlediğimiz miktar olan 10 bin TL'nin yarısını karşılamış bulunmaktayız. Diğer yarısı için dinleyicilerimizden destek bekliyoruz. Kampanya linkini yaygınlaştırmaları, şarkı ve videolarımızı paylaşmaları bize çok yardımcı olur. Ya da nasıl destek olacaklarını kendileri de belirleyebilir. Onların yaratıcılığına bırakıyoruz. Sosyal medya hesaplarımızdan kampanya linkine ulaşmaları mümkün.

Önümüzdeki Eylül ayında kayda giriyoruz. Topladığımız destek, geriye kalan stüdyo masrafları, tanıtım, müzisyen emeği giderleri için harcanacak. Şimdiden herkese teşekkür ediyoruz...

Dayanışma için:

https://www.fongogo.com/Project/rusen-alkar-2-albumuyle-kurtce-muzigi-caz-muzisyenleriyle-bulusturuyor