Kurdewarî'de yeni dönem

Kurdewarî'de yeni dönem

Kurdewari
15/05/2018 Salı

Kurdewarî'nin yeni dönemde yapacağı çalışmalar için, Kurdewarî çalışması editörlerinden Özkan Öztaş ile  söyleşi gerçekleştirdik. Yeni dönemde hedefler, planlanan çalışmalar ve üretim alanları ile okuyucuları verimli bir süreç bekliyor.

soL: Merhabalar, isterseniz en son soracağımızı başta sorarak başlayalım. Kurdewarî çalışması yaklaşık 1 yıldır üretimlerine ara verdi. Nedenini öğrenebilir miyiz? Bu bir hazırlık süreci miydi?
Özkan Öztaş:
Merhabalar. 
Tüm bir yılı hazırlık süreci ile geçirdik demek doğru olmaz. Üstelik geçtiğimiz bir yılı da hazırlık yapmak için ayırmamıştık. Esas sorunumuz Kurdewarî'nin çoğu zaman geçmişteki tarihsel ve kültürel konuları derleyen bir tarzda tekrara düşmeye başlamış olmasıydı. Yenisi ve daha iyisini yapmak konusunda ısrarımız bizi vasata ikna etmedi. Bu süreci bir tür demlenme süreci olarak tarif etmek bu açıdan yanlış olmaz ama Kurdewarî çalışması bir tür tarih kampına da girmiş değildi.

Peki tekrara düşmekten kastınız nedir? Bu şu ana kadar yapılmış çalışmaları nereye koyuyorsunuz?
Şu ana kadar yapılmuş çalışmaların tamamı çok değerli. Kürtçe ve Türkçe olmak üzere Ortadoğu'da Kürtlerin ve bununla birlikte diğer kültürlerin konu edindiği yüze yakın üretim gerçekleşti. Yer yer bazı çalışmaların sunumları ve etkinlikleri gerçekleşti.

Öncelikle bugüne kadar üretilen pek çok örnek açısından Kurdewarî'nin farkı, kültürel alana emekçilerin penceresinden ve Marksist bir bakış açısıyla yaklaşımı oldu. Başka bir ifadeyle, Kürt tarihine Marksist açıdan bir mıntıka temizliğine giriştik. Unutturulmaya çalışılan bir sürecin çıktısıydı bu. Tarihteki ilerici, seküler, sosyalist ne kadar birikim varsa perde arkasında itiliyordu. Kurdewarî bu nedenle kıymetli bir alanı doldurmaya çalıştı.

Unutturulmaya çalışılan süreçten neyi kastediyorsunuz? Yani özellikle ilerici değerler görmezden mi gelindi? Biraz açar mısınız?
Sadece görmezden gelinse yine iyi. Aynı zamanda tarihsel kaynaklarda maddi hataların yapıldığı, sınıf olmadan toplumun, emekçiler olmadan da tarihin ele alındığı bir süreç dayatıldı Kürt okuyuculara. Sosyalizmin değerlerine küfretmenin piyasası oluşturuldu örneğin. Dinci gericilik, "Kürt medreselerindeki derin eğitim biçimi" diye yutturulmaya çalışıldı. Sınıf mücadeleleri olmadan anlatılan Kürt tarihinin sonunu görüyoruz işte, Yılmaz Güney film günlerinde liberallerin, Musa Anter gazetecilik günlerinde İslamcıların ödüller aldığı bir yerdeyiz şu an. Marksist şair Cegerxwîn'ın adını taşıyan kültür merkezlerinde İslam konferansları verildi. Bunların tesadüf olma şansı yok. 

Yani sistematik ilerleyen bir şeyden söz ediyorsunuz?
Evet ve aynı zamanda sadece Kürt emekçilerine has bir şey de değil. Türkiye ile birlikte tüm Ortadoğu'nun geleceğini daha İslamcı ve daha piyasacı bir süreç ile devam ettireceklerini ilan etmişti sermayenin sözcüleri. AKP'nin eşbaşkanı olduğu bir süreç tarif edildi. Yani Kayseri Mensucat Fabrikası'nın zarar ettirilip, kapattırılıp bugün Abdullah Gül Üniversitesi'ne dönüştürülmesi, Nazilli Sümerbank'ın aynı şekilde Adnan Menderes Üniversitesi'nin bir kampüsü olması ile Cegerxwîn Kültür Merkezinde İslam konferansları yapılıyor olması arasında bir tutarlılık var. AKM'nin yıkılmasından tutun bir nice örnek ile tutarlı, bugün Musa Anter ödüllerinin katilleriyle aynı safta yer tutanlara verilmesinin.

Kurdewarî burada nasıl bir boşluğu doldurdu peki?
Kurdewarî burada hem unutturulmak isteneni tekrar öne çıkardı hem de bir tavrın ve çizginin ısrarını gösterdi. Bu kurtuluşun siyasal ve kültürel olarak sosyalizm dışında mümkün olmadığının vurgusudur. 
Yoksa mevzunun sadece kültürel alanla ilerlemesini savunanlara en iyi cevap TRT Şeş olacaktır her halde. Mevzunun sadece Kürtçe konuşmak olmadığını o dilde neyi konuştuğuzun belirleyen olduğunu gösterdi içinden geçtiğimiz süreç. TRT Şeş yayına devam ederken Azadiya Welat gazetesi kapatılmıştı örneğin.

Peki bundan sonraki çalışmaların geçtiğimiz dönemden farkı ne olacak? Neler bekliyor okuyucuları...
Kültür ve sanat alanındaki çalışmalarımız devam edecek. Tarih çalışmalarımız da öyle. Ama bazı alanlara odaklanacağız. Rojava, Türkiye Kürtleri ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi çalışma alanlarımız olacak. Buralardaki gelişmelerin önemli bir kısmı Batı kaynaklı haber servislerinden takip ediliyor. Biz ise hem yerel kaynaklardan hem de yerel temaslarımızdan bu bilgileri birinci elden üretme gayretinde olacağız. 
Bunun dışında Kürt emekçileri için özel çalışmalar yapacağız. Kürt emekçilerinin kürsüsünü kurmak için kimi çalışmalarımız var.

Bir de daha çok görsel içerikli üretim yapmaya çalışacağız. Kısa videolar, röportajlar ya da fotogalerileri yer alacak. Tarihsel ve kültürel konular güncel olan tartışmalar ve üretimlerle birlikte bir bütünlük oluşturacak.  Aksi belirli gün ve haftalar çalışmasına dönüşürdü zaten. Esas derdimiz buna izin vermemekti.

Bugün bunları konuşmanın bu çalışma için özel bir anlamı daha var öyle değil mi?
Evet bugün Kürt Dil Bayramı. 15 Mayıs 1932 tarihinde, ilerlemenin ve aydınlanmanın bir eşiği olarak Latin grafikli alfabeye geçmek için çıkarılmış Hawar Dergisinin yıl dönümü. Ve dolayısıyla da yıllardan beri kutlanan Kürt Dil Bayramı.
Celadet Ali Bedirxan'ın, yıllar öncesinde Şam'da bir aydın olmanı gereği ile tüm zorluklara ve imkansızlıklara rağmen başlatttığı bu yolda bugün daha ileri noktadayız.
Daha iyisini yapmak hem görev hem de mümkün.
Kürt emekçiler aydınlığın, eşitliğin ve özgürlüğün ülkesini yaratabilir. 

Teşekkür ederiz
Kurdewarî üretim yapan tüm arkadaşlarımız adına ben teşekkür ederim.