Anadilinde Sağlık veya Veteriner Hekimlik Hizmeti

Anadilinde Sağlık veya Veteriner Hekimlik Hizmeti

Kurdewarî
07/04/2016 Perşembe

İnsanın yaşamı, bireyi ve toplumu anadilinde tanıması deyince akla en çok eğitim alanı gelmekte. Yanlış da değil. Çünkü eğitim, bireyin anadilindeki kültürel etkinliklerinin sürekliliğini sağlamanın yegâne yollarından biri.

Ancak eğitim alanındaki örneklerle kıyaslandığında sağlığın anadilindeki yeniden üretimi, başka alanlara kıyasla biraz atıl kalmaktadır. Ve fakat bu alan aynı zamanda anadili başlığından bakıldığında insani manada daha farklı işaretlemelere neden olmaktadır.

Birey anadilinden farklı bir hayatı yaşamaya zorlandığı andan itibaren tüm insani imkânlardan da uzaklaşmış oluyor.

Bunun örneğini sağlık alanında incelemek kıymetli olacaktır. Anadilinde eğitim ve yaşam hakkı sadece belli bir etnisitenin o dil hakkındaki tasarrufunun özgülüğü olarak algılanmaktadır bugün. Sovyetler Birliği’ne baktığımızda her ulus kendi dilinde eğitim, kültür, sanat, spor, sağlık, tarih ve bir bütün olarak yaşam olanaklarından faydalanabiliyorlardı.

Öte yandan SSCB’de yaşayan tüm uluslar kendi dillerini özgürce yaşatmakla birlikte farklı dillerle de temas kurarak bu dillerde de kültürel üretimlerde bulunabiliyorlardı. Yani SSCB deneyimi, Azeriler için sadece Azerice’den ibaret bir deneyim değildi. İhtiyaçlara göre kimi eğitimler çift dilli olarak da sürdürülmekteydi.

Konumuza dönecek olursak denklemi kurabiliriz.

Türkiye’de bugün sağlık alanı sadece Türkçe ile üretilmektedir. Sağlık hizmetleri ya da sağlık eğitimi ise Türkçe yer yer ise kimi Avrupa dilleri üzerinde inşa edilmektedir.

Oysa bugün ülkede yaşayan Kürt nüfusunun kendini günlük hayatta Türkçe iyi ifade edememesinden dolayı yaşanan güçlükler, sağlık hizmeti ilişkisini insani olmayan etkinliğe dönüştürmektedir.

Bir kişinin dilini anlamadığı birinin yaşadığı sağlık problemini keşfetmek için kullanmak zorunda olduğu yöntemlerin önemlice bir kısmı, veteriner hekimlik sürecinde de mevcuttur. Dilini bilemediğiniz ve derdini anlatamayan bir canlıya bakmakla aynı kategoriye girmektedir anadilinde olmayan sağlık ilişkisi.

Bugün dilini bilmediğiniz birine vereceğiniz sağlık hizmeti hasta-hekim ilişkisinde insani olmayan bir biçimi doğuracaktır.

Peki, buraya kadar mı?

Yani hasta-hekim ilişkisinin anadilinde sürdürülmesi tek dert ya da dek çare veya farklı bir ifade ile yeterli midir?

Tüm bu süreçleri elbette toplumcu, kamucu, parasız ve eşit bir hak olarak almadığımız sürece biçimde değişen tek şey sadece sürecin dili olacaktır.

Siz anadilinde sağlık hizmeti alabilen bireylerin bu sistemde gördükleri değerin veteriner hekimlik hizmetinin ötesinde mi olduğunu sanıyorsunuz?

Tüm bu çabalar ve mücadeleler, hastaların, hastane kapılarında anadilinde bekletilmesi, satılan kan parasının pazarlığını Kürtçe yapılabilmesi, yobazların hastaya dokunmanın günah olduğunu anadilinde ifade etmeleri, hastaneye götürülemeyen çocukların yolda soğuktan can verdiklerinde ağıt yakmaları için değil.

Hayvan sağlığı ve önemi değersiz olduğu için değil.

İnsanlık onuru ve vicdanı için.

Bugün özellikle sağlık alanında anadilinde eğitimin ötesinde çift dilli eğitim modeli düşünülmelidir. Herkesin kendi yarasına pansuman yapacağı bir tarz toplumsal ilişkileri ileri götürmeye yetmeyecektir.  

Ne dilimizin sermaye tarafından bir reklam aracı olarak kullanılmasına izin vererek ne de anadilinde sağlık hakkından vaz geçerek yola devam edilebilir.

“Sağlıklı olan” budur.

Bari celladımız bizimle aynı dili konuşsaydı tesellisine değil, bu hastalıklı düzeni yeni baştan kurmaya ihtiyacımız olacak.  


Katkı ve Önerileriniz İçin: [email protected]