Değil kitapları, sözü yasaklasanız da bitiremezsiniz!

Değil kitapları, sözü yasaklasanız da bitiremezsiniz!

Zelal Özgür Durmuş
03/12/2015 Perşembe

Elimde TÜBİTAK’ın bastığı “Gökkuşağının Tüm Renkleri” kitabı. Çeviriyorum, sallıyorum, içinden bomba falan çıkmasını bekliyorum. Ama yok. Merakım TÜBİTAK Başkanı Dr. Arif Ergin’in bu kitabın toplatıldığını söylemesi üzerine gelişti. Buna gerekçe ise “kültüre uygunluk ve yerellik testi”nden geçirilen kitapların basılması kararının alınmış olmasıymış, haliyle geriye dönük temizlik yapılıyormuş. Gökkuşağı kitabının sorunu da insanların rengarenk ve birlikte bir gökkuşağı olduğunu anlatırken verdiği örneklerden birisinin “Işıklar Bayramı” olmasıymış. Üstelik “Ramazan Bayramı” ile aynı cümle içinde geçiyormuş. 

Böyle gerekçelerle 50.000 kitap toplatılmış, hamur olmayı bekliyormuş. İlgili haber linkine buradan ulaşabilirsiniz.  Bildiğiniz sansürün dik alası var. Her tür duruma uydurulan kılıf burada da devreye girmiş, kültür testi falan denmiş. Bizim kültürümüz ve yerelimiz “tamamıyla yasakçı ve İslamcı” bunu mu anlamamız gerekiyor? Yoksa AKP tarafından bunun istenip dayatıldığını mı düşünmeliyiz? Peki kabullenecek miyiz? Okullarda ne kadar çok bilim dışı faaliyet yapıldığının farkında mıyız?

Aklıma 2013 yılında ortaokul müfredatından tamamen çıkarılan “evrim ünitesi” geliyor. Daha öncesi var tabii, 2009 yılında evrim konulu kapağı değiştirilen Bilim ve Teknik Dergisi’ni düşünüyorum. Alkım Kitabevi’nin deposunda bekletilen yüzlerce adet Linda Gamlin’in yazdığı “Evrim- başvuru kitaplığı”nı hatırlıyorum. Okullarda rahatça gezinen Harun Yahyacılar bir tarafa, artık ağırlıklı dini vakıfların ve yayınevlerinin cirit attığı bir ortam oluşmuş durumda. Okul idareleri yayınevlerine yayınladıkları kitaplar konusunda baskı yapabiliyorlar.

Hangi kulvarda olursa olsun yobazlığın, gericiliğin azı çoğu olmuyor. Her durumda daha geri, bu kadar da olmaz dedirten adımlar atabiliyorlar. İnsanla insanın arasına soyut veya somut ne türlü şey koyarsanız koyun oradan insanlığa zarar verecek bir şey çıkar. İnsanlık hep bunu aştığı durumlarda ileri sıçramalar yaptı. İnsan kendi insanlığına veya toplumun bütününe dayandığında iyiyi, güzeli yarattı.

Daha fazla analiz gerekiyor mu? Bu alanda çok fazla söylenmiş söz bulabilirsiniz. Ama daha fazlası için biraz da “yapmak” gerekiyor. Analiz var olana müdahale etmek için yapılır sonuçta. Öğretmenler, veliler olarak okullarda yapılan etkinliklerin takipçisi olmalı, gelen kurumların, dağıtılan kitapların kaynağını araştırmalısınız. Sizler okul idaresine iyi, doğru öneriler götürmelisiniz. Özgürlük için, aydınlanma için mücadele eden odaklarla ilişkiye geçebilirsiniz. Nazım Hikmet Kültür Merkezi’ndeki veli buluşmalarına katılabilirsiniz ya da #DirenEğitim’li öğretmenlerle temasa geçebilirsiniz. Bunların bir parçası olarak bir öneri de yapmak istiyorum. TÜBİTAK yayınları bir kere alınmış ve çevrilmiş olduğuna göre artık kamuya ait bir şeye dönüştüğünü düşünüyorum. Artık baskısı olmayan kitaplara sahip olanlar kitapları tarayıp çevrimiçi paylaşıma sunabilir. Böylece elektronik bir bilim kitapları kütüphanesi oluşturabiliriz.

Ne dersiniz?

Çocuklara yönelik evrim kitapları önerisi için buradaki yazıya bakabilirsiniz....