Çocuklara evrimi öğreten neşeli kitap: Bilbi ile evrimi öğreniyorum

Çocuklara evrimi öğreten neşeli kitap: Bilbi ile evrimi öğreniyorum

Söyleşi: Zelal Özgür Durmuş
09/03/2018 Cuma

Dumanlı adamların evrimden kaçtığını görünce evrimi kendi başına öğrenmek için harekete geçen bir ayıcık biyolog Dr. Seçkin Eroğlu ve yazar Deniz Hasret'in kapısını çalışmış. Darwin kim, nerelere yolculuk etmiş, ne tür canlılar görmüş merak ediyormuş. Dinozorlar çağı ne zamandı, fosilleri mi kalmış bir tek bugüne, kuşlara bakınca dinozor görebilir miyiz diye sormuş durmuş. Ya insanlar, onlar da canlı ise evrilmiş olmalı diye düşünmüş. O vakit insanların geçmişten gelen özellikleri neler olabilir? Bir kuyruk mesela? Kemiklerimize, gözlerimize, kıllarımıza bakın, onlar bile aynı ortak kökene dayanıyormuş. "O kadar da değil" diye düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Siz de Bilbi'ye sorabilirsiniz.

Bilbi ile evrimi öğreniyorum, çocuklara sade bir dille evrimin bilimsel içeriğini açıklayan ve aynı zamanda bir boyama kitabı. Türkiye'de evrim karşıtlığı tam boy sürerken raflarda yerini alan Bilbi'nin öyküsü hem çocuklara keyifli ve öğretici bir okuma serüveni sunuyor. Kitaba biraz daha yakından bakmak isterseniz, buyrun söyleşimize; 


Kitap eğitim açısından tarihsel bir dönemde çıktı. Milli Eğitim Bakanlığı'nın  müfredata büyük sansür uyguladığı, evrim kuramının lisede dahi işlenmesini istemediğini ilan ettiği 2017 yılında çıktı. Bu evrim reddiyesinin kitabın yazılmasıyla ilintisi var mıdır? Bu sürecin dışında bir akademisyen olarak seni evrimi anlatan bir çocuk kitabına yönelten içsel sebepler nelerdi? 

S.E:  Saf sorumluluk… Bir bilgide derinleştikçe ortalıkta dolanan yanlış bilgiye daha da tahammülsüz hale geliyorsunuz. O bilginin yanlış olduğunu söylememek kendinize daha da bir ayıp gibi geliyor. Bilgi sahibi olmanın getirdiği sorumluluk bu. İki farklı türün biri birinden kaç yıl önce ayrışmaya başladığını DNA dizilimlerindeki mutasyon miktarlarını hesaplayarak bulabilecek kadar derinleşmişiz, hala canlıların evrilmediği iddiasına tahammülünüz kalmıyor. Müfredattan evrimin çıkarılması, evrimin öğretilmemesi yüzünden biyologların çoğu rahatsız. Evrim çocuk kitabı benim rahatsızlığımdan doğdu. Evrimin hak ettiği şekilde öğretilmesini, böylece içi rahat bir şekilde enerji ve zamanımı akademik çalışmalara odaklayabilmeyi tercih ederdim.

Kitap ilk ve orta okul dönemindeki çocuklara yönelik hazırlanmış. MEB'in pozisyonu ortadayken sen "üst düzey evrim" bilgisini çocukların anlayacağını neden düşünüyorsun?

S.E: MEB evrimi müfredattan üst düzey bir konu diyerek çıkardı. Ülke olarak kendimize eğitimde model aldığımız Finlandiya’da ise evrim okul öncesinden itibaren ekoloji ve doğa ana başlıklarının altında verilmeye başlıyor. Evrimin müfredatta yer almadığı bildiğimiz tek ülke ise Suudi Arabistan. Biyolojinin bütün diğer konularında müfredatı hazırlarken Finlandiya’yı örnek alırken, sıra evrime gelince yüzümüzü Suudi Arabistan’a döndük. Ben Türkiye’deki çocukların da evrimi Finlandiya’lı, İran’lı, Malezya’lı çocuklar kadar anlayabileceğine güveniyorum.

D.H: Üst düzey evrim bilgisi, bu alanın bilimini ilgilendirir ve tabii ki uzmanlık gerektiren bir husustur. Fakat bilim elbette ki çocuklara, onların dünyalarına ulaşabilecek bir şekilde anlatılabilir. Örneğin dünyanın 4,5 milyar yaşında olduğunu söylediğinizde, zaman hakkında önemli bir bilgiyi vermiş olursunuz. Ancak çocuğun dünyasındaki zaman algısı bu şekilde çalışmaz. Dedesine kaç yaşında olduğunu sorsa ve dedesi 70 yaşında olduğunu söylese 70 rakamı çocuğa çok büyük gözükür. 4,5 milyar dediğinizde ise rakam bu kez çocuklara cidde gelmez. O zaman yapmanız gereken eski çağlarda ya da çok uzun zaman önce gibi tabirleri kullanmanız gerektiğidir. Çocukların dünyasını keşfettiğinizde çocuklara üst düzey bilgiyi aktarabilir ve bu konuda önemli olan terimleri araya ekleyerek çocukların evrime aşina olmasını sağlarsınız.

Kitabın içeriğini nasıl şekillendirdiniz? İçeriği biraz anlatır mısınız?  

S.E: Kitap meraklı bir ayı olan Bilbi’nin bir gün dünyada kaç farklı tür canlı olduğunu saymayı kafaya koymasıyla başlıyor. Dünyadaki canlı çeşitliliğinin sayılamayacak kadar zengin olduğunun farkına varan Bilbi, konuyu danışmak için soluğu bir üniversitenin Genetik Laboratuvarında alıyor. Burada öğrendiklerinden yola çıkan Bilbi çocuklara fosiller geçmişi  nasıl aydınlattığını, canlı türlerinin çeşitlenmesini, canlıların birbiriyle akrabalık ilişkilerini ve geçmişte yaşayan insanlar ile şimdikiler arasındaki farkları anlatıyor. Kitap jeoloji, karşılaştırmalı anatomi, zooloji ve ekoloji disiplinlerinden somut kanıtlar sunuyor.
DH: İçeriği şekillendirirken, öncelikle temaları belli bir liste haline getirdik. Evrim mekanizmalarını belli bir sıra ile açıklanmasının daha uygun olacağını düşündük ve  bu liste bize bir şekilde kılavuz oldu diyebiliriz. Çünkü kitabın tümü 32 sayfadan oluşuyor. İlk sayfa ve hoşçakalın kısmını içeren son sayfayı dahil etmezsek kalan 30 sayfanın yarısı boyama, diğer yarısı ise anlatım olarak bölünüyor. Diğer bir deyişle, mekanizmaları sade, anlaşılır fakat indirgemeci bir yaklaşımdan uzak durmaya çalışarak ve konuya ilişkin görselleri seçerek toplam 15 sayfada anlattık.

Kitapta kavramsal içerik de oldukça yüklü. Bunun sıkıntı olacağını düşünüyor musun? Böyle bir sıkıntı olması durumunda veli ve çocuklara ne önerirsin? Daha az kavram ile evrim anlatılamaz mı? 

S.E:  Kitap, eğitici yönünün iddialı olması için yüklü hazırlanmak zorundaydı. Bizim önerimiz kitabı çocuğa velilerinin okuması. Böylece veliler kavramların anlaşılmasında çocuğa aktif
olarak yardımcı olup kitabın potansiyelinin tam anlamıyla açığa çıkmasını sağlayabilir. Velilerin de takıldığı yerler için kitabı destekleyici bir internet sitesi hazırlama aşamasındayız. Bu sitede kavramlar daha detaylı ve somut anlatılacak, çocuğun her sayfada öğrenmesi tavsiye edilen mesajlar belirtilecek. Aslında kitabı yazarken Deniz’le tasarladığımız gizli plan, çocuklarına öğretirken velilerin kendilerini de eğitmelerini sağlayıp bir taşla iki kuş vurmaktı.

DH: Anlatımlar görsel ve grafiklerle desteklendiği için kavramsal içeriklerin sıkıntı olacağını düşünmüyorum aslında. Kavramlara sade anlatımların içinde yer vererek öğretebiliriz. Çocukların kavramlarla tanışması çok önemli çünkü...

Kitap aynı zamanda oyunlarla, boyamalarla ve kısa sorularla evrim hakkında bir nevi eğlence de sunuyor.

S.E: Bu, kitabı daha geniş bir çocuk kitlesine yaymayı amaçlıyor. Her çocuk dikkatini hikayeye kolayca odaklayamaz. Biz bu çocuklar da evrime bir aşinalık geliştirsin istedik. Bir yunus ile bir köpek balığının yüzgecini ve bir insanın elini bir arada boyayan çocuk, yunus yüzgecinin köpek balığı yüzgecindense insan eline daha çok benzediğini boyarken fark edecektir. Onun dışında doğal ve yapay seçilim, ortak ata gibi temel kavramların kelimelerinin içlerini de boyatıyoruz, bunların da çocuğun zihninde bir imge olarak kalacağını, zamanı gelip evrimi anlatan başka bir kitap okuduğunda geçmişten kalmış bu imgelerin yeni kavramları öğrenmesini kolaylaştıracağını düşünüyoruz.


DH:
Çünkü günümüzde çocuklar bir bilgisayar oyununa saatlerce dikkatini verebiliyor, ama okumada bunu yapamıyor. Günlük hayat çok fazla teknolojiye boğuldu gibi, özellikle bilişim teknolojisini düşündüğümüz zaman. Bu nedenle, anlatımı çok mükemmeliyetçi kılmamak lazım. Evrim konusundaki önemli bazı kavramlara çocukların aşina olması için boyama
kısmında yer verdiğimiz oldu. Bu güzel bir fikirdi, ancak sonra veliler ile çocuklar bir araya gelsin diye sorular da ekledik. Amacımız şuydu: Çocukların ve ailelerin kitabı birlikte okumaları ve anlamaları.

Ülkemizde çocuk kitabı çizimi bir hayli yol almışken, bilimsel olanı çizimle anlatmak pek yaygın değil, hele de çocuk kitabında. Bunu aşmak sizi de zorlamış görünüyor, grafikler çok klişe olanlardan seçilmiş. Bu grafikleri nasıl seçtiniz? 

DH: Belirlenen konulara göre seçtik diyebiliriz. Evrimsel biyolojide önemli olan fosiller, çocukların sevdiği hayvanlar, sevimli şekilde çizilmiş dinozorları düşünerekten grafikleri belirledik. Boyama kısmının da rahat olması önemliydi. İlkokul ve ortaokul düzeyini bu şekilde buluşturabilirdik. Anlatımı biraz üst düzeyde tutup çizimleri basit tuttuk. Böylece her ikisine de hitap etmiş olduk.

Kitabın bir de ücretsiz versiyonu olacak. Peki, bunun dağıtımı nasıl gerçekleşecek? 

SE: Kitabı sivil toplum kuruluşları, belediyeler ve evrim eğitimi veren organizasyonlarla dağıtacağız. Ücretsiz kitapların öncelikli olarak alım gücü daha düşük olan doğu illerine gitmesini istiyoruz. Kitapların bir kısmını Tunceli’de bir belediyeye, bir kısmını Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne bağışladık. Bir kısmını harika çocuk şarkıları yapan ve turnelere çıkan ‘Şubadap Çocuk’ isimli müzik grubuna vereceğiz. Alım gücü sorunu olmayan yurttaşlarımıza burdan bir de çağrı yapmak istiyoruz, kitabımıza sahip çıkın, çevrenizdeki çocuklar için bu kitabı satın alın, kitabın yeni sponsorlar bulabilmesi sizlerin göstereceği ilgiye doğrudan bağlı olacaktır.