Savulun karanlıklar ordusu; ışıkları açıyoruz!

Savulun karanlıklar ordusu; ışıkları açıyoruz!

Evrim Gökçe
21/01/2015 Çarşamba

Çocukken karanlıktan korkmayanınız var mı? Peki şimdi büyüdünüz ve geceleri koridorun ışığını açık bırakmak niye?

Karanlıkta göz bebeklerinizin büyümesine eşlik eden şekilleri bir düşünün. Buruşuk yanaklarıyla yaşlı bir adam biraz öfkeli mi bakıyor, ya da ağzından kara alevler çıkaran şu koca şey bir ejderha olmasın? Karanlıkta beliren şeyler neden hep kızgın, sitemkar ya da alaycı ki, üstelik biz ürperdikçe, içten içe keyiflenir gibi bir halleri de var.

İsveçli genç yazar Johanne Rehn’in kitabının kahramanı Moa da karanlıktan korktuğu için, geceleri çişini tutmak zorunda kalıyor ve tavan arasındaki yapbozlarını, karanlık üzerine yürür korkusuyla istediği zaman çıkarıp oynayamıyor.

Karanlığı haklamak isteyen Moa, “acaba karanlığın korktuğu bir şey var mıdır” diye düşünüyor. Gündüzleri hiç görünmediğine göre, gündüzden korkabilir, ama peki ya tavan arasındaki karanlık, o gündüzleri de ortalıkta pervasızca dolanıyor. Budala karanlık!

Sonra Moa’nın zihninde bir şimşek çakıyor; karanlığı ışıkla korkutmak! Karanlıktan bile kara giyinir ve bisikletinin ışığını açıverirse, karanlık gününü görebilir mi acaba?

Babasının kapkara smokinlerini giyip, tavan arasına dizleri titreyerek gidiyor Moa, kapıyı araladığında zifiri karanlık gözlerine dolar dolmaz ışığın düğmesine basıveriyor; ta taam, karanlık toz oluyor.

Gece olduğunda, bu kez güneş gözlüklerini de takıyor Moa, çünkü ışık yandığında karanlığın nereye saklandığını merak ediyor. Yatağından yavaşça inip, karanlığa doğru ışığın düğmesine dokunup; Fattoa!! diye bağırıyor, işte yine tüyüverdi karanlık.

Moa karanlığı korkutmaktan çok mutlu oluyor ve ertesi gece yine karanlığı biraz hırpalayayım diye düşünüyor. Gece olduğunda, yine smokinlerini çekip, ışığın düğmesine bastığında, aydınlanan odasının içinde, köşeye sıkışmış korkudan tir tir titreyen bir karanlıkçık görüyor. Moa’nın yufka yüreği karanlıkçığın haline üzülüyor, küçük kız karanlığın kendisinden bile korkunç olmak istememişti ki. Karanlığa bir daha kendisini korkutmaması koşuluyla, böyle sulu şakalar yapmamaya kara veriyor.

Karanlığın Yan Anlamları

Moa’nın karanlık korkusuyla baş etmesinin hikayesi, pek çok çocuğa hatta yetişkine ilham verebilir. Çocuklarımızın yorganın altında kalp atışlarının yükselmesine ne lüzum var ki? Karanlığı, düğmesini çevirdikleri ışık darbesiyle alt edebileceklerini deneyerek öğrenebilirler. Hatta karanlığın bu devasa cisminin ardında, minicik bir ışık hüzmesinden ürken bir çekingen yattığını bilseler belki ona sempati  duyarlar. O zaman, karanlıkta beliren şekiller eğlenceli bile olabilir ve sabah uyandıklarında pastel boyalarına sarılabilirler.

Yazıyı okurken sizi huzursuz eden karanlığın yan anlamları mı? Bu kitapları deviren çocuklarımızın ona sempati duymayacaklarından eminiz, bırakalım da tüm ışıklarıyla, yürüsünler o düzenbaz çirkinliğin üzerine.

Moa’nın Karanlığı

Yazan ve Resimleyen: Johanne Rehn

Çeviri:Gürkan Özturan

Fom Kitap, 1. Baskı

2014, 40 sf.