Sınıfın Sağlığı

Astana Bildirgesi yedi maddeden oluşuyor. Geçen bölümde (4. Bölüm) ilk üç maddesini kısaca değerlendirdiğimiz Astana Bildirgesi’nin geriye kalan dört maddesi “taahhütlerden” oluşuyor.

ASTANA BİLDİRGESİ’NİN TAAHHÜTLERİ

Bütün sektörlerde sağlık için cesur seçimler yapmak

•    Çok sektörlü eylem ve Herkese Sağlık Sigortası Kapsamı'nı (HSSK) teşvik etmek

•    Herkese Sağlığın başarılmasına daha çok paydaş katmak

•    Sağlık sistemlerinin altını... Devamı için tıklayınız

Bugün 7 Kasım. Ekim Devrimi’nin 101. yıldönümü. 101 yıl önce bugün, tarihin ilk işçi devleti kuruldu.

İşçi devletinin büyük iddiaları vardı. Sermayenin gereksinimleri doğrultusunda örgütlenmiş olan yaşamı değiştirmeyi, toplumun gereksinimlerine göre yeniden örgütlemeyi vaat ediyorlardı. Dediklerini yaptılar. İnsanlara başka bir dünyanın mümkün olduğunu kanıtladılar. Kurdukları düzeni sürdüremeseler de, geleceğe önemli bir miras bıraktılar.

Nasıl 1917 Ekim Devrimi, 1871 Paris... Devamı için tıklayınız

ASTANA BİLDİRGESİ’NİN MADDELERİ

Astana Bildirgesi’nin ilk maddesi, herkesin olası en yüksek sağlık standardına erişme hakkını ve Alma Ata Bildirgesi’nin bütün “değer ve ilkelerine” taahhüdünü yeniden teyit ediyor. Oysa şimdiye kadar Astana Bildirgesi’nin savunduğu değer ve ilkelerin, Alma Ata Bildirgesi’nde savunulanlardan ne kadar farklı, hatta taban tabana zıt olduğunu gördük ve yazımızın ilerideki bölümlerinde görmeye devam edeceğiz.

İkinci madde, Birincil... Devamı için tıklayınız

DSÖ ve UNICEF, 25–26 Ekim 2018 tarihlerinde, kapitalist Kazakistan’ın “yeni” başkenti Astana’da, 40 yıl önce sosyalist Kazakistan’ın başkenti olan Alma Ata’da düzenlenen “Uluslararası” Birincil Sağlık Bakımı Konferansı’nı “güncellediği” iddiasıyla, “Küresel” Birincil Sağlık Bakımı Konferansı düzenledi.

Bu kez konferansın, ilk Konferans’ta olduğu gibi yine Alma Ata’da değil, Astana’da yapılması ve Alma Ata Konferansı’nın adındaki “Uluslararası” sözcüğü yerine “Global” sözcüğünün... Devamı için tıklayınız

Okurlarımız geçtiğimiz hafta Sınıfın Sağlığı’nda yayımlanan “Alma Ata’dan Astana’ya” başlıklı, Astana’da düzenlenen “Küresel Birincil Sağlık Bakımı Konferansı” konulu yazıyı anımsayacaklar. Yazıda Konferans’ın yayımlayacağı bildirgeyi bu hafta değerlendireceğimizi söylemiştik. Bu dizimizde, Astana Bildirgesi ile yerini aldığını iddia ettiği Alma Ata Bildirgesi’ni kıyaslayan genel bir değerlendirme yapacağız.  

Yazı dizisinin ilk bölümünde İkinci Paylaşım Savaşı sonrasında eski... Devamı için tıklayınız

Bugün (25 Ekim) Kazakistan’ın başkenti Astana’da, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), UNICEF ve Kazakistan Sağlık Bakanlığı’nın ortaklaşa ev sahipliği yaptığı uluslararası bir konferans başlıyor. Küresel Birincil Sağlık Bakımı Konferansı’nda “evrensel sağlık sigortası kapsamı” ve “sürdürülebilir kalkınma hedeflerine” erişebilmek için, 40 yıl önceki “birincil sağlık bakımı” taahhüdü bir kez daha “yenilenecek”. 

BİRİNCİL SAĞLIK BAKIMI NE DEMEKTİ?

DSÖ kurulurken, sağlık... Devamı için tıklayınız

Geçtiğimiz günlerde Türkderm’de, “Türkiye’de mesleki dermatozların durumu” başlıklı bir makale yayınlandı.

Makale öncelikle, bir meslek hastalıkları konusunun, “klinisyen” hekimler (dermatoloji uzmanları) tarafından ele alınması bakımından önemli. Yazarlar, işçi sınıfının önemli bir sağlık sorununa eğildikleri bu makale için harcadıkları zamanı, birçok meslektaşları gibi “kozmetik” sorunlarla ayırabilirlerdi.

İkinci olarak makale, sorunun “sistemik” boyutuna dikkat çekerek,... Devamı için tıklayınız

Kapitalizm demek aslında “kriz” demek olduğundan, sık sık yaşamak zorunda kaldığımız ekonomik krizlerin sağlık üzerine etkileri üzerine oldukça geniş bir literatüre sahibiz. Geçtiğimiz birkaç yüzyılda yaşanan deneyimler, “bütün” ekonomik krizlerin, en çok toplumların “dezavantajlı” kesimlerini vurduğunu ve en acımasız etkilerini bu kesimler üzerinde gösteriyor.

Şüphesiz toplumun “dezavantajlı” kesimleri dendiğinde akla ilk gelenler, “alt” sosyoekonomik gruplardır. Esas olarak işçi... Devamı için tıklayınız

Zaman zaman soL Portal’da yayınlanan yazılarıma ilişkin yazılı–sözlü geri bildirimler alıyorum. Her biri çok değerli olan ve beni geliştiren bu geri bildirimleri “toplu” halde değerlendirdiğimde, aslında bir değil, birçok Türkiye olduğunu ve bu farklı Türkiyelerde yaşayanların çoğunun, tek Türkiye’nin kendi Türkiye’si olduğunu düşündüğünü görüyorum.

Sınıfın Sağlığı’nda yayınlanan “Tatilde neredeydiniz?” başlıklı son yazıma gelen bir geri bildirimde bir okur benim için “Akif bey ne... Devamı için tıklayınız

Bu yıl yine dört günlük kurban bayramı tatili hafta ortasına geldi ve önüne, arkasına eklenen hafta sonu tatilleriyle, Cumhurbaşkanlığı hükumet sisteminin de bir günlük ilavesiyle, dokuz günlük bir “tatil fırsatı” doğdu.

TV ekranlarında, gazete manşetlerinde “herkesin” bu fırsatı değerlendirdiği ve sahillere, tatil merkezlerine koştuğu söylendi. Öyle ki birçok yerde yetkililer, “yerimiz kalmadı, artık gelmeyin” çağrıları yapmaya başladılar. Bazı yerlerde doluluk oranları yüzde 100’ü... Devamı için tıklayınız

Pages