Sınıfın Sağlığı

Kenya dünya üzerinde nüfusuna oranla hekim sayısının en düşük olduğu ülkelerden biri. En iyimser tahminlere göre 100 bin kişiye ortalama 15 hekim düşüyor. Küba’da 100 bin kişiye ortalama 762, OECD ülkelerinde 345, hatta Türkiye’de dahi 181 hekim düştüğü göz önüne alındığında durumun ne kadar vahim olduğu daha iyi anlaşılabilir. Bu yazıda Kenya’nın hekim gereksinimini gidermek için Küba ile yaptığı ikili anlaşma çerçevesinde Kenya’ya gelen 100 Kübalı hekimin öyküsünü paylaşacağız.

... Devamı için tıklayınız

Küba geçtiğimiz 24 Şubat’ta, 1976 Anayasası’nın yerine yeni bir Anayasa kabul etti. Bu yazımızda yeni Anayasa’nın sağlıkla ilgili maddelerini ve sağlık hakkına yaklaşımını ele alacağız.

Yeni Anayasa’da “sağlık hakkı” düzenlemesine 46. maddede, diğer haklarla birlikte yer verilmiş: “Bütün yurttaşların yaşam, fiziksel ve moral bütünlük, adalet, güvenlik, barış, sağlık, eğitim, kültür, dinlenme, spor ve holistik gelişme hakkı vardır.”

Benzer ifadelerin başka ülkelerin... Devamı için tıklayınız

Fidel Castro, 8 Ocak 1969’da Mayabeque eyaletine bağlı Jaruco kasabasında, Valle del Peru Polikliniği’nin açılışında bir konuşma yaptı. Castro konuşmasında Sağlık Bakanlığı’nın yönetim ilkesini şöyle tanımlıyordu: “No curar enfermos, sino cuidar la salud de los hombres” (Hastayı iyileştirmek değil, insanların sağlığını korumak.)

Castro bu ilkeyi Jarucolulara şöyle açıkladı: “Hastalığın gelmesini bekleme, sen ona gitmek zorundasın, sen taarruz etmek zorundasın, sen hastalığı önlemek... Devamı için tıklayınız

Bilim ve Aydınlanma Akademisi 23–24 Aralık 2017 tarihlerinde 6. Evrim, Bilim ve Eğitim Sempozyumu düzenlemişti. Sempozyum çağrı metninde “Bilim… ancak piyasanın kuşatmasından kurtulduğunda toplumun ve içinde yaşadığımız doğanın yararı için üretilebilir” deniyordu.

Bugün Türkiye’de ve dünyada bilimin nasıl bir “piyasa kuşatması” altında bulunduğunu kimse inkar etmiyor, hatta bu durum “üniversite–sanayi işbirliği” adı altında meşrulaştırılıyor.

Yıllarını sermayeye vermiş... Devamı için tıklayınız

İlk kez 1848 Devrimleri sırasında Rudolf Virchow tarafından kullanılan ve toplumcu tıbbın mottosu haline gelen “tıp bir sosyal bilimdir ve politika büyük ölçüde tıptan başka bir şey değildir” ifadesi, anlayana çok şey anlatır.

Virchow, sağlık sorunlarının kaynağını genlerde, mikroplarda veya yaşam tarzında değil, insanların maddi yaşam ve çalışma koşullarında gördüğü için sağlığa bu kadar “politik” yaklaşıyordu. Hastalıklarla mücadelenin yolu, bu koşulları değiştirmekten geçiyordu ve... Devamı için tıklayınız

Depresyona marksist yaklaşım olur mu? Olabilir mi? Depresyon bir hastalık, marksizmle ne alakası var? Dahası Marx da depresyon tedavisi konusunda bir şey yazmamış ki, ekonomi politik anlatmış. Bakalım marksistler depresyon için ne diyormuş. 

Literatüre baktığınızda depresyona marksist yaklaşım sergileyen çok sayıda yayın görüyorsunuz. Bunlardan biri de kaynağını yazımızın sonunda bulabileceğiniz Muntaner ve arkadaşlarının kaleme aldıkları “Social Class and Mental Health: Testing... Devamı için tıklayınız

Sınıfın Sağlığı okurları, iki yıl önce yayınladığımız “Dürüst doktorlar” başlıklı makalemizi anımsayacaklardır. Makalemizde ABD’nde bir doktorun 2000 yılında başlattığı “No Free Lunch” hareketinden esinlenen bir grup Almanyalı doktorun 2007 yılında kurduğu MEZİS (Mein Essen Zahl Ich Selbst – Öğle Yemeğimin Parasını Ben Veririm) örgütünü tanıtmıştık.

İlaç endüstrisinin halk sağlığını tehlikeye atan ve sağlıkçıları yozlaştıran etkilerine karşı mücadele eden Almanyalı doktorlar,... Devamı için tıklayınız

Bugün yaşadığınız veya ileride yaşayacağınız diyabet, obezite, dislipidemi, hipertansiyon, koroner arter hastalığı, inme, böbrek yetmezliği, karaciğer yetmezliği, akciğerler anomalileri, bağışıklık bozukluğu, kemik erimesi, Alzheimer, depresyon, kaygı bozukluğu, bipolar bozukluk, şizofreni ve kanser gibi sorunların, “annenizin rahmindeyken” yetersiz beslenmenizle ilişkili olabilir. 

Bu düşüncenin ortaya atılmasının üzerinden 40 yıla yakın bir zaman geçti. Bu sürede biriken... Devamı için tıklayınız

Dün 4 Şubat Dünya Kanser Günü’ydü. Birçok kurum ve kuruluş kanser üzerine yayınladıkları mesajlarla kamuoyunda “farkındalık” yarattılar, “duyarlılık” oluşturdular ve bizi daha “sorumlu” davranmaya davet ettiler. Bugün hepsi “görevlerini” yapmış olmanın huzuru içinde.

Yayınladıkları bildirilerle bizi aydınlattılar. Bize kanserin nedenlerini anlattılar. Alkol ve tütün kullanmak, hareketsiz yaşam tarzı ve yanlış beslenme kansere neden oluyormuş. Sağlıksız yaşam alışkanlıklarımızı... Devamı için tıklayınız

(2 Şubat 2019 tarihinde Çevre Mühendisleri Odası’nın düzenlediği İşçi Sağlığı ve İş güvenliği Sempozyumu’nda yapılan konuşmanın özet metnidir).

İktisatta “emek pazarı” diye bir kavram vardır. İşçilerle işverenler arasındaki ilişkileri açıklamakta kullanılan bu kavramda, emekgücü talebi olan işveren ile emekgücünü satan işçiyi bir araya getiren emek pazarı, ücretleri ve çalışma koşullarını belirler.

Ancak biz emek pazarına yakından baktığımızda, bu pazarın aslında bir “... Devamı için tıklayınız

Pages