Sınıfın Sağlığı

Hafta sonu yine seçim var. İnsanlar sanki 31 Mart hiç olmamış, yaşanmamış gibi sandıklara gidecek, oy verecek. Verecek mi? Muhtemelen. Belki vermeyenler de çıkar. Kim bilir? 

Peki, ya seçimin sonucu yine “istendiği” gibi çıkmazsa ne olacak? Bu sorunun yanıtını kimse konuşmuyor ve tartışmıyor. İnsanlar bu sorunun yanıtını tartışmaktan korkuyor. Çünkü ellerinde sadece seçim kalmış, o da giderse ne olacak? 

Fakat bence bunlardan daha önemli başka bir şey var: insanların... Devamı için tıklayınız

Dün “Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele” günüydü. Uluslararası Çalışma Örgütü, İkinci Paylaşım Savaşı sonrasında gerileyen ve 1970’li yıllarda yalnızca dünyanın belirli coğrafyalarıyla sınırlanan çocuk emeği sömürüsünün yaygınlaşması ve küresel bir sorun halini alması üzerine, 2002 yılında 12 Haziran tarihini bu soruna dikkat çekmek için seçti.

Medyada dünyada 152 milyon çocuğun işçi olarak çalıştırıldığı, diğer bir ifadeyle her 10 çocuktan birinin çalışma yaşamında olduğu gibi ifadeler... Devamı için tıklayınız

Halkın Sağlık Hareketi (People’s Health Movement – PHM), 15–19 Kasım 2018 tarihleri arasında Bangladeş’te gerçekleştirdiği dördüncü kongresinin bildirgesini güncelledi.

Sınıfın Sağlığı okurları, PHM’in daha önceki eylemleri ve yayınları ile ilgili yazılarımızı anımsayacaklardır (blog arşivimizden erişilebilir). Sözcüğün tam anlamıyla “bir avuç” gönüllü tarafından kısa bir süre önce sağlıkta özelleştirmelere karşı çoğunlukla internet ortamında bir araya gelinen “... Devamı için tıklayınız

Hani psikolojik testlerde bireylere bir sözcük verilir ve aklına gelen ilk sözcüğü ifade söylemesi istenir. Muhtemelen böyle bir durumda birçok insanın “doktor” dendiğinde aklına gelecek ilk sözcük “hasta” veya “hasta” dendiğinde aklına gelecek ilk sözcük “doktor” olacaktır. Bunun nedeni insanların çoğunun “doktor” ve “hasta” sözcüklerini başka bir “bağlamda” düşünememeleridir.

Kapitalist düzen, burjuva ideolojisi, kendi “sağlık paradigması” içinde doktoru “hastalara” bakan... Devamı için tıklayınız

Beslenme son yılların moda tartışma konularından biri. Hemen her gün ekranlarda birkaç beslenme programı izlemek mümkün. Biz de geçtiğimiz hafta İzmir’de “Sağlıklı beslenme mümkün mü?” başlıklı bir toplantı yaptık.

Beslenme konusunu, bütün yurttaşların gıda güvencelerinin ve gıda güvenliliğinin devlet tarafından garanti altına alındığı Küba’da konuşuyor olsaydık, muhtemelen çok daha kolay bir tartışma olacaktı. Oysa devletin yurttaşlarının gıda güvencesi ve güvenliliği konusunda... Devamı için tıklayınız

Bilim ve Aydınlanma Akademisi’nin (BAA) bilimsel raporlarını izliyor musunuz? Geçtiğimiz aylarda şarbon, aşı karşıtlığı, kalıcı yaz saati uygulaması ve nükleer enerji gibi güncel konularda bilimsel raporlar yayınlayan BAA, bu kez Türkiye’nin en önemli sağlık sorunlarından birini, “uyuşturucu” sorununu ele aldı.

Öncelikle Bilim ve Aydınlanma Akademisi (BAA) üzerine birkaç cümle kuralım.

Son yıllarda Türkiye’de üniversiteler hızla bilim üreten kurumlar olmaktan çıkarken, toplumun... Devamı için tıklayınız

Gerçi toplumcu tıbbın kurucularından Rudolf Virchow, daha ondokuzuncu yüzyılın ortasında tıbbın bir sosyal bilim olduğunu ve politikanın büyük ölçüde tıptan başka bir şey olmadığını ifade etmişti, fakat marksist kuram tarihin hiçbir döneminde sağlığı ve hastalıkları anlamakta ve açıklamakta bugünkü kadar yoğun kullanılmamıştı.

Literatüre bakıldığında, geçmişte marksist kuramın daha çok politik ekonomi tartışmalarında kendisini gösterdiği görülür. Günümüzde ise marksist kuramın... Devamı için tıklayınız

Yine bir seçim ve gündemimizde yine CHP. CHP memleketin bir türlü değiştirmeyi başaramadığımız gerçeklerinden biri ve bu nedenle gına da gelse, mecburen üzerine konuşmaya devam edeceğiz.

İnsanların CHP’ye “CHP olduğu için”, iktidara geldiğinde bir şeyleri değiştirebileceğine inandığı için oy verdiği son seçim 1977 seçimleri oldu. Bu seçimlere “toprak işleyenin, su kullananın” gibi sloganlarla giren CHP, emekçilerin önemli bir bölümünün “umudu” olabilmeyi başarmış ve tarihinin en... Devamı için tıklayınız

Sahip oldukları işçi sınıfının bilinç ve örgütlülük düzeyine göre aralarında önemli farklılıklar görülse de, üretim araçlarının özel mülkiyetine ve artık değer sömürüsüne dayalı bütün toplumlarda “kronik” hastaların bakımı, toplumun değil, sermayenin gereksinimlerine göre örgütlenmiş olan sağlık sistemlerini zorlar. Bu durum çocukluk çağı diyabeti için daha da belirgindir. Kapitalist sağlık sistemleri çoğu kez “emekçilerin” diyabetik çocuklarının gereksinimlerine yanıt veremez ve ailelerini... Devamı için tıklayınız

Kenya dünya üzerinde nüfusuna oranla hekim sayısının en düşük olduğu ülkelerden biri. En iyimser tahminlere göre 100 bin kişiye ortalama 15 hekim düşüyor. Küba’da 100 bin kişiye ortalama 762, OECD ülkelerinde 345, hatta Türkiye’de dahi 181 hekim düştüğü göz önüne alındığında durumun ne kadar vahim olduğu daha iyi anlaşılabilir. Bu yazıda Kenya’nın hekim gereksinimini gidermek için Küba ile yaptığı ikili anlaşma çerçevesinde Kenya’ya gelen 100 Kübalı hekimin öyküsünü paylaşacağız.

... Devamı için tıklayınız

Pages