Sınıfın Sağlığı

Dikkatinizi çekmiştir, dün soL’da bir haber yayınlandı: “AKP Hafta Tatili Kanunu’nu kaldırdı”.

AKP, 1924 yılında kabul edilen ve işçilerin haftada bir gün tatil yapmasını zorunlu kılan yasayı kaldırmış. Gerçi halen yürürlükte olan Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun pazar gününü hafta tatili olarak belirtiyor, fakat soL Haber Merkezi AKP’nin yeni adımını işçinin hafta tatiline göz dikmek olarak yorumlamış.

15 yıldır AKP iktidarı altında yaşamak zorunda kalan hiç... Devamı için tıklayınız

İleride bugün yaşadığımız günlerin tarihi yazılırsa, en büyük konu başlıklarından biri muhtemelen “aydın ihaneti” olacaktır. Dünya emekçilerinin Fransız Devrimi’nden beri elde ettiği bütün kazanımlarını yitirmekte olduğu yirminci yüzyılın son çeyreğinden günümüze uzanan sürecin her adımında aydın ihanetinin izlerine rastlamak mümkündür.

Ve bu durum yalnızca bilim, eğitim ve aydınlanma alanları için değil, kültür ve sanat için de geçerlidir. Yirminci yüzyılın ilk yarısında emekçilere... Devamı için tıklayınız

Alzheimer, henüz tedavisi olmayan ve doğası tam olarak anlaşılamamış nörodejeneratif bir hastalık. Hastalık dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Küba’da da önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Halen Küba’da 160 bin kişinin bu hastalığın pençesinde olduğu, fakat 2040 yılına kadar hastaların nüfusa oranının yüzde 2,7’ye ulaşabileceği söyleniyor.

Bugün Alzheimer Küba’da 60 yaş ve üzeri nüfusta ölüm nedenleri arasında yedinci sırayı alıyor. Her yüz kişiden 10,2’si bu hastalığa... Devamı için tıklayınız

Kaliforniya Üniversitesi tarafından geçtiğimiz yıllarda yayınlanan bir kitapta Amerikalı yazarlar Küba izlenimlerini anlatıyor. Yazarlardan biri olan Alissa Bernstein, genç bir akademisyen. Lisans eğitimini tıbbi antropoloji üzerine yapmış. Daha sonra halk sağlığı yüksek lisansı yapan Bernstein, doktorasını yine tıbbi antropoloji alanında almış.

Halen akademik yaşamını Kaliforniya Üniversitesi Sağlık Politikaları Enstitüsü ve Küresel Akıl Sağlığı Enstitüsü’nde sürdüren Bernstein, 2009... Devamı için tıklayınız

Dünya 1980’lerden beri devletin sağlık sektöründen adım adım çekildiği ve sağlığın piyasalaştırıldığı bir süreç yaşıyor. Bu süreç 1970’li yıllarda kamu sektörünün “doğası gereği” verimsiz olduğu, kaynakları etkili kullanamadığı ve sorunların ancak kamu sağlık kurumlarının özelleştirilmesiyle çözülebileceği iddialarıyla başlamıştır. 1990’lı yıllarda başta Dünya Bankası ve IMF olmak üzere Uluslararası Finans Kuruluşları, geri bıraktırılmış ülkeleri sağlık sistemlerini piyasalaştırmaya “teşvik... Devamı için tıklayınız

ngiltere kaynaklı “Borçları Sonlandıralım Kampanyası’ndan Joel Benjamin ve Tim Jones, geçtiğimiz Şubat ayında Birleşik Krallığın Kamu-Özel Ortaklığı tecrübesini inceledikleri kapsamlı bir rapor yayınladılar. Türk Tabipleri Birliği tarafından Türkçeleştirilerek yayınlanan raporun(1) orijinaline yine TTB sitesinden ulaşılabiliyor(2). Raporda, İngiliz Hazinesinin önerisi üzerine Kamu-Özel Ortaklığı (KÖO) yöntemiyle kurulan hastanelerin yanısıra aynı yöntemle inşa... Devamı için tıklayınız

Bir zamanlar Avrupa, özellikle “batı” Avrupa ülkeleri, sağlıkta imrenilen ülkelerdi. İngiltere’de yaşlılara evde manikür – pedikür hizmeti, Almanya’da işçilere yurtdışında kaplıca tedavileri, İskandinav ülkelerinde en ücra yerleşimlere doktor ziyaretleri… Hatta 2000 yılında Dünya Sağlık Örgütü, Fransa’yı sağlık hizmetlerinde gösterdiği performans için dünya şampiyonu ilan etmişti.

Bugün bunlar “tarih” oldu. Şimdi Avrupa’da sağlık dendiğinde ya sağlık emekçilerinin ekonomik ve özlük... Devamı için tıklayınız

Küba’da aşılama-bağışıklama çalışmalarının tarihi, 1804 yılında İspanyol sömürge idaresi tarafından başlatılan çiçek aşısı uygulamasına kadar uzanır. 1886’da kuduz ve 1942 yılında da BCG aşıları uygulanmaya başlamıştır (1).

Küba’da aşı üretimi ise, 1934 yılında Finlay Enstitüsü’nün çiçek aşısı üretmesiyle başlamıştır. Enstitü daha sonra tifo, tetanos, kuduz ve tüberküloz aşıları da üretmiş, ancak üretim ülkenin gereksinimini karşılamakta yetersiz kaldığından, ihtiyacın bir... Devamı için tıklayınız

“Harbin başlamasından bir hafta sonra hastanenin 300 yatağı da doldu. Berbat bir bakım ve tedavi örneği verdik. Otoklav olmadığından derhal ve bolca bitlendik. Şehirde harpten evvel de mevcut olan lekeli humma birdenbire alevlendi, bütün evlere ve hastanelere yayıldı. Tifüs bir afet halini aldı. Hastalara yetişemiyorduk. O esnada mektepten yeni çıkan 1914’lü genç doktorlar Erzurum’a geldi. Bunlar çok genç ve tecrübesiz olduklarından bizden evvel tifüse yakalandılar. Hastalık... Devamı için tıklayınız

Geçtiğimiz günlerde Sağlık Emekçileri Sendikası (SES), “Sağlık Çalışanlarının Sağlığı” başlıklı bir kitapçık yayınladı. Bu kitapçık birçok yönüyle çok önemli bir tarihsel belge niteliğindedir. Özellikle bir “sendika” tarafından yayınlanmış olması, SES Türkiye işçi sınıfının bütününü temsil etmiyor olsa da, işçi sınıfının “bilinç” düzeyini yansıtması bakımından önemlidir.

Kitapçığın SES Eğitim Komisyonu Sağlık Çalışanlarının Sağlığı Modülü Grubu tarafından kaleme alınan giriş yazısında... Devamı için tıklayınız

Pages