Sınıfın Sağlığı

Değerli okurlarımız... Ekim Devrimi’nin 100. yıl dönümü dolayısıyla 7 Kasım’a kadar Sovyetler Birliği’nde tıp ve sağlık konusunu işleyen bir dizi yazı yayınlayacağız.

1917 – 1939 yılları arasında “batı” kaynaklarında ve tıp dergilerinde Sovyetler Birliği üzerine yayınlanmış makalelerden yaptığımız derlemeyi okuduğunuzda, bugün dünyanın her yerinde sağlık ve tıp alanında sıradan hele gelmiş birçok hizmet ve uygulamayı Sovyetler Birliği’ne veya daha doğrusu sosyalizme borçlu olduğumuzu... Devamı için tıklayınız

Almanya’da 1933 yılında Propaganda Bakanı olan ve Avrupa’nın uygar halklarından birini sadece birkaç yıl içinde bütün dünyayı kana bulayacak bir savaşın baş aktörü olmaya ikna etmeyi başaran felsefe doktoru Goebbels, “yeterince büyük bir yalan söylerseniz ve bu yalanı sürekli tekrar ederseniz, insanlar sonunda buna inanmaya başlayacaktır” demiş. 

İşe yaradığı yalnızca Almanya’da değil, dünyanın Türkiye dahil bütün coğrafyalarında günümüze kadar defalarca kanıtlanmış olan bu kuram,... Devamı için tıklayınız

Geçen hafta kaleme aldığımız "Betty Ford ve diagnostik emperyalizm" başlıklı yazıda geçen "... uygulanmaya başlanan neoliberal politikaların tıp endüstrisine de etki etmesiyle birlikte tarama programları ortaya çıkar" cümlesi, tıbbın en önemli uygulamalarından biri olan tarama programlarına ilişkin yanlış anlamalara yol açabileceğinden, bu konuyu... Devamı için tıklayınız

"Hepimize bu konuda örnek olduğu için Betty Ford’a minnettarız."

Bu sözler 1974 yılında meme kanseri nedeniyle ameliyat olan dönemin ABD başkan yardımcısı Nelson Rockefeller’in karısı Happy Rockefeller’e aittir. Minnettar olduğunu belirttiği Betty Ford ise dönemin ABD başkanı Gerald Ford’un karısıdır. 1973 yılında başkan yardımcısı Spiro Agnew'un istifa etmesi üzerine Başkan Richard Nixon tarafından atama yoluyla başkan yardımcılığına getirilen Gerald Ford, 1974 yılında... Devamı için tıklayınız

Okurlarımız bugüne kadar birçok yazımızda “aydın ihaneti” konusuna değindiğimizi anımsayacaklardır. Bu konuya çok önem veriyoruz çünkü bugün dünyanın içinde bulunduğu durumdan, dünyayı bu duruma getirenler kadar aydınların da sorumlu olduğuna inanıyoruz. İşte aydın ihanetini belgeleyen yeni bir Birleşmiş Milletler raporu: “Dünyada gıda güvenliği ve beslenmenin durumu.”

Raporun altında o kadar çok imza var ki, saymakla bitmiyor: BM Gıda ve Tarım Örgütü, Dünya Sağlık Örgütü, UNICEF,... Devamı için tıklayınız

Bugünlerde Türkiye’nin içinde yüzdüğü karanlık çoğumuzun umutsuzluğunu derinleştiriyor, kendimizi çırpındıkça batıyor hissediyoruz. Nereye baksanız bir çürüme, kokuşmuşluk görüyorsunuz.

Dün sosyal medyaya düşen bir haber sözcüğün tam anlamıyla kan dondurucuydu. Erciş’te bir hekim 16 saatlik nöbetinde 647 hasta bakmıştı. Herhalde yalnızca yüzlerine bakmıştır… Kuşkusuz bu Guinness’e girecek türden bir rekor, fakat zaten hekimlerin çoğu zaten günde (8 saatte) ortalama 100 hastaya... Devamı için tıklayınız

Hafta başında Hürriyet gazetesinde Nuray Babacan imzasıyla bir haber yayınlandı. Habere göre Sağlık Bakanlığı 2011 yılında “sağlıkta daha hızlı ve verimli çalışma amacıyla” yaptığı düzenlemelerin “yeni kadrolar açılması dışında, beklenen sonucu vermediğini” görerek 2011 öncesine dönecekmiş.

İllerde sağlıkla ilgili yönetim, üç başlı olmuş, üç kurum arasında koordinasyon sorunu yaşanmış ve yetki karmaşası ortaya çıkmış, yaratılan bürokrasi, hizmetlerde gecikme oluşturmuş, ayrıca, yeni... Devamı için tıklayınız

Bugün yaşadığımız dünyanın en azından 200 yıl öncekinden çok farklı bir dünya olduğunu herkes kabul ediyor. Yeryüzünde ve atmosferde meydana gelen değişimler nedeniyle her gün bazı canlı türleri yok oluyor, dünyanın bazı bölgeleri artık insan yaşamı için elverişsiz hale geliyor ve başta hava, su, toprak olmak üzere bütün yaşam kaynaklarımız kirleniyor veya tükeniyor.

Bazı bilim insanları dünyadaki yaşamı tehdit etmeye başlayan bu değişimlerden “insanı” sorumlu tutuyorlar. Hatta... Devamı için tıklayınız

Türkiye neredeyse son yarım yüzyılını devasa sorunlarına muhatap bulamadan geçirdi. Kuşkusuz bu tespite “daha önce durum çok mu farklıydı” diyerek karşı çıkanlar olabilir, fakat gerçekten sorunlar Cumhuriyet kurulduğundan beri bugünkü kadar “sahipsiz” kalmamıştı.

İki kutuplu dünyanın politikacıları, en azından insanların karşı kutba kaymaması için bir şeyler yaparken, bugün sosyalizmin nefesini enselerinde hissetmediklerinden parmaklarını dahi kıpırdatmıyorlar. Onları sorunları... Devamı için tıklayınız

‘’Elde edilen rakamlar kuşkusuz spekülatif ancak 45 yaşın üstünde akciğer kanserine yakalanma riski sigara içilen miktara oranla artmakta ve günde 25 veya daha fazla sigara içen kişiler arasında yaklaşık 50 kat daha fazla olabilir.’’

British Medical Journal dergisinde 1950 yılında yayınlanan ‘’Sigara ve Akciğer Kanseri’’ adlı çalışmanın sonuçlarından biri olan bu cümlenin sahibi epidemiyolog Richard Doll 12 yıl önce bugün yani 24 Temmuz 2005 yılında hayatını kaybetmiştir. İngiltere’de... Devamı için tıklayınız

Pages