Sınıfın Sağlığı

Fransa bir kez daha ayakta. Dün gece France 24 kanalındaki sokak röportajlarında kedilerine mikrofon uzatılan beyaz saçlılar, 68’in de böyle başladığını söylüyor. Olayları 1789’la kıyaslayan muzipler de var, fakat hiç 1848 ayaklanmasına veya 1871 Paris Komünü’ne referans veren birini duymadım.

Belki de bunun nedeni, 1871’in artık Fransızların hafızalarından silinmiş olmasıdır. Gerçekten de Paris sokaklarını dolaşırken, 1789’u anımsatacak birçok sembol görebiliyorsunuz, fakat 1871... Devamı için tıklayınız

Bugünlerde medyada İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin kabul edilmesinin 70. yıldönümüne ilişkin haberler çıkmaya başladığını fark etmişsinizdir. Hâlâ dünya üzerinde “insan hakları” masalına inanan kalmış mıdır bilmiyorum, fakat insan hakları haftası sayesinde, yılda bir haftalığına da olsa nitelikli filmler izleme şansı bulabildiğimizi itiraf etmeliyim. Ben Komiser Ana’yı izledim. Muhtemelen bu filmi sinemalarda izleme şansım olmayacaktı.

Açıkçası ben daha çok “insan haklarıyla”... Devamı için tıklayınız

Tarihçiler, Lenin’in tütün kullanmadığını ve yanında tütün kullanılmasından da hiç haz etmediğini yazarlar. Fakat Lenin’in tütün karşıtı mücadelesinin, Şubat devriminin hemen sonrasında başladığını bilenlerin sayısı oldukça azdır.

Rusya’da Şubat devrimi patlak verdiğinde İsviçre’de olan Lenin, yoldaşlarıyla birlikte bir an önce Rusya’ya gitmenin yollarını aramaktadır. Sonunda Almanya’dan geçmekten başka çare olmadığı ortaya çıkınca, Alman yetkililerle görüşülür ve Alman yetkililer, 4... Devamı için tıklayınız

Toplum ve Hekim dergisi, Alma Ata Bildirgesi’nin 40. Yıldönümünde, Eylül – Ekim 2018 nüshasında, Onur Hamzaoğlu’nun yine derginin Mart – Nisan 2002 nüshasında yer alan Alma Ata Bildirgesi’ni eleştiren makalesini yeniden yayınladı.

2002 yılında yayınlanmış makaleyi “güncel” ve tartışılması gerekli kılan, Hamzaoğlu’nun derginin yayın kurulunda yer alıyor olması. Buradan hareketle Hamzaoğlu’nun 2002 yılındaki düşüncelerinin hâlâ arkasında olduğu sonucunu çıkartıyor ve yanıtlanması... Devamı için tıklayınız

Bu kez de Zonguldak Kilimli. Hikaye, bildiğimiz hikaye. Yine ruhsatsız bir kömür ocağı. Yine kapitalistin kar hırsı. Yine bilmem ne borcunu ödeyebilmek için, canını ortaya koyarak kör kuyulara inmek zorunda gencecik kalmış işçiler. Ve yine arda kalan ağıtlar, yetimler, acılar.

Bu Türkiye’de işçinin makus talihidir. Kendimizi bildik bileli bu böyledir ve korkarım ki işçiler “sınıf” olmayı ve ayağa kalkmayı başaramazsa, ilelebet böyle gitmeye devam edecektir.

Türkiye’de işçi... Devamı için tıklayınız

Yazı dizimizi, Alma Ata ve Astana Konferanslarının ana teması olan Birincil Sağlık Bakımı’nın (BSB) başarılı uygulamalarından örneklerle sonlandırıyoruz.

Sermayenin bütün engellemelerine rağmen BSB’nın, Astana Bildirgesi’nin önerilerinin aksine “kamusal” olarak örgütlendiği, devlet tarafından finanse edildiği ve sosyal ve ekonomik politikalarla bütünleştirildiği örnekler vardır. Örneğin Küba ve bir ölçüde Kosta Rika’da, özel sektörü sağlıktan uzak tutan ve BSB’na öncelik veren ulusal... Devamı için tıklayınız

Yazı dizimizin geçtiğimiz altı bölümünde Alma Ata Bildirgesi ile Astana Bildirgesi'ni kıyaslamaya ve 1978 Alma Ata Bildirgesi’nin aksine, 2018 Astana Bildirgesi’nin neden dünya halklarının gereksinimlerine hitap edemeyeceğini açıklamaya çalıştık. 

Ancak okurlarımız yazı dizimizden Alma Ata Bildirgesi’ni “bütünüyle” desteklediğimiz, sağlık sorunlarına nihai “çözüm” olarak gördüğümüz sonucunu çıkartmamalıdır. Alma Ata Bildirgesi’nde sağlığa toplumcu yaklaşımın yoğun izleri olmasına... Devamı için tıklayınız

BİRİNCİL SAĞLIK BAKIMININ BAŞARISI

Astana Bildirgesi birincil sağlık bakımının başarısını, bilgi ve kapasite inşası, insan kaynakları, teknoloji ve finansman alanlarındaki önerilere bağlıyor.

Bilgi ve kapasite inşası

  • Birincil Sağlık Bakımı’nı (BSB) güçlendirmek, sağlık çıktılarını iyileştirmek ve bütün insanların zamanında ve en uygun bakım düzeyinde erişimini garanti etmek için bilimsel ve geleneksel bilgiyi kullanmak
  • ... Devamı için tıklayınız

Yayın hayatına 10 Kasım 2014’te “Sağlığın toplumsal belirleyicilerinden, sınıfsal belirleyicilerine doğru” başlıklı makaleyle başlayan Sınıfın Sağlığı blogu, bugün dört yılı arkasında bıraktı ve beşinci yılına giriyor.

Birlikte geçirdiğimiz dört yıla baktığımızda, bugüne kadar sizlerle 247 makaleyle, diğer bir deyişle ortalama haftada 1,2 kez buluştuğumuzu görüyoruz. Bu yolculuğumuzda Kurtuluş Ovalı, Fahri Arslan, Uğur İşlek, Ebru Basa, Selçuk Görmez, Seval Birdal, Başak Dönertaş,... Devamı için tıklayınız

Astana Bildirgesi yedi maddeden oluşuyor. Geçen bölümde (4. Bölüm) ilk üç maddesini kısaca değerlendirdiğimiz Astana Bildirgesi’nin geriye kalan dört maddesi “taahhütlerden” oluşuyor.

ASTANA BİLDİRGESİ’NİN TAAHHÜTLERİ

Bütün sektörlerde sağlık için cesur seçimler yapmak

•    Çok sektörlü eylem ve Herkese Sağlık Sigortası Kapsamı'nı (HSSK) teşvik etmek

•    Herkese Sağlığın başarılmasına daha çok paydaş katmak

•    Sağlık sistemlerinin altını... Devamı için tıklayınız

Pages