Serbest Kürsü

Siyam balığı, bir araya getirildiğinde diğerini yok eden savaşçı bir balık. Yönetmen Francis Ford Coppala, 1983’de bundan esinlenerek aynı adla bir film yapmıştı.  Filmde aileyi terk etmiş bir anne ve alkolik bir babanın yetiştirdiği ağabey ve erkek kardeşin özelinde,  dönemin Amerikan gençliği mercek altına alınıyordu. Ağabey, yaşadığı   mütevazi  kasabasında  bir zamanlar şöhretli bir çete lideriyken,  kent yaşamını gördükten sonra kafası karışır ve  gerçeklikle  yüzleşir . Dönemin... Devamı için tıklayınız

Bir AVM sinemasının karanlık, insansız, sözsüz, bol paralı ve temiz tuvaletli binasının önünde duydum kapanacağın haberini. İlk seninle tanıştığım günü hatırlıyorum. Ama filmi değil, sadece seni. Demek ki film senin kadar etkileyici değilmiş. Duvarlarındaki Beyoğlu betimlemelerinde gördüğüm ayrıntılar uzun süre hayatımın en güzel sahneleri olarak kalmıştı. O zamanlar İstiklal ağaçlıydı. Tramvaylar ağaçların arasından akardı. Metalciydik. Taksim’in metal barlarına takılmak biz Kadıköy yakası... Devamı için tıklayınız

"Ve aralık ayının ilk günlerinde, 
Petrişçevo'da Vereiya şehri dolaylarında, 
kar gibi mavi bir gökyüzünün üzerinde 
Alamanlar 18 yaşında bir kız astılar. 
18 yaşındaki kızlar belki nişanlanır 
astılar onu.

Moskova'dandı. 
Gençti, partizandı. 
Sevdi, anladı, inandı
ve geçti harekete. 
İpin ucunda ince uzun boynundan sallanan çocuk
bütün azametiyle insandı."

Yukarıdaki şiir Nazım Hikmet’e ait. Nazım, bu şiiri on sekiz... Devamı için tıklayınız

Zülfü Livaneli’nin yalancısıyım. Ballandıra ballandıra anlattı Rus kanalının Türkçe yayınına birkaç gün önce. Bilmem kaç yıldır Moskova’daki Türk işadamları anarlarmış meğer Nâzım’ı mezarı başında, her ölüm yıldönümünde. Bu yıl da öyle olacakmış. Kendi ve işte, Sunay Akın falan sanatçı olarak ve herhalde Moskova’daki Türk işadamlarının davetlisi olarak orada. Ödül alışverişi de olacakmış; ama Nâzım’ı anmakla ne ilişkisi var, orası açık değil. Yoksa organizasyonu mu onlar üstlenmiş, vakıf mı... Devamı için tıklayınız

Önce "Tarımı köylünün elinden almak gerek" şeklinde ifade edilen acımasız ama kapitalist üretim tarzı açısından bir o kadar doğru cümlenin gerçekliğine ilişkin kısa Türkiye değerlendirmesi yapmak gerekirse;

Esasen bu memlekette tarım çok ciddi anlamda köylünün elinde olamamıştır zaten. Bunun için her köylünün topak sahibi olmasından tutun, kooperatifleştirmelerin ve kamusal üretim ve tüketim ağının ve ilişkilerinin düzenlenmiş ve geliştirilmiş olması gerekirdi.

Cumhuriyetin 50'... Devamı için tıklayınız

Yerel bir haber sitesine düşen bu başlığı görünce aklıma ilk referandum geldi. Bu hayırlı işin "Yok, öyle değil, olmaz" anlamına gelen hayır'la bir ilgisi olmadığına ise haberin içeriğini okuyunca tanık oldum. Birkaç siteye daha baktım; "CHP bunu ilk kez yapıyor", "CHP'den Samsun'da bir ilk; iftar çadırı kuruyor!" manşetleri almış başını yürümüş.

"CHP'den hayırlı bir iş" haberine, "Hayırlı işler..." deyip geçecek değiliz. Tarikatları, gerici vakıfları, sübyan mektepleri, IŞİD... Devamı için tıklayınız

Aslında bu konunun piri Taylan Kara hocadır. Bu alanda büyük emek harcayıp, muazzam bir temizlik yapıyor. Ben ancak Taylan hocanın sıkı bir takipçisi, belki tilmizi olarak kendimi atfedebilir, bu alanda birkaç kelam edebilirim.

Umberto Eco’ya bir gün sormuşlar, ‘’romanlarınızı nasıl yazdınız?’’ diye, Eco cevaplamış: ‘’Soldan sağa doğru…’’ Eco’nun bu söylemine otuz yıl önce gerçekten gülebilirdik, çok da güzel bir espri var işin içinde, ancak şu sıralar, özellikle de edebiyat alanında... Devamı için tıklayınız

Fotoğraf yaklaşık iki yüzyıldır insanın ilgi odağı. Bir ânı kayıt altına almak, anlam yüklenen bir objenin tüm ayrıntılarını ortaya çıkaran yakın plan çekimler yapmak, kadrajında sevdiklerinin olduğu fotoğraflar çekmek vs. İnsan hayatta kayda değer bulduğunu unutmak istemez. İnsan o ânın hep görünür kalmasını ve hep yaşanmasını ister.

John Berger, Bir Fotoğrafı Anlamak kitabında "Fotoğraf görülmüş olanı kaydederken, daima ve doğası gereği görünmeyene de işaret eder. Sürekliliği olan... Devamı için tıklayınız

1901’de İspanya’da, Valencia - Sagunto’da doğan Joaquin Rodrigo Virde henüz üç yaşındayken difteriye yakalanır ve görme yetisini kaybeder. Erken bir yaşta kör olmasına rağmen, büyük başarılar kazanan Rodrigo’yu tüm dünya Concierto de Aranjuez (Rodrigo’nun Gitar Konçertosu) adlı eseriyle tanır. Concierto de Aranjuez çalınması en zor olan gitar konçertosu olarak bilinir. Konçertoyu tam anlamıyla Paco de Lucia’nın çalabildiği söylenmektedir.

İspanya’da Hitler ve Mussolini destekli... Devamı için tıklayınız

 

Kadınların aktif olarak sahada oldukları bir referandum süreci yaşadık. Bir yanda “Eyyyy Avrupa, bir de kadın haklarını savunuyorsun, bir bayan bakanı araba içine hapsettiniz” denebilsin diye öne sürülen Avrupa’dan sınır dışı edilmiş mağdur kadın bakan, bir yanda evetçi standına yapılan sözde saldırıda yine mağdur olan başörtülü bacılar… 

Bir yanda kapı kapı, paket paket çay dağıtan, ilahi okutan AK kadınlar, bir yanda HAK-İŞ kadın komitesinin davetlisi olarak evet konuşması... Devamı için tıklayınız

Pages