Serbest Kürsü

Bir sokağın ismi belediye meclislerinde görüşülüp mülki amirin onayı alınarak belirleniyor. Bu işin mevzuatta  yazan kısmı. Arka planında ise belediye meclisini oluşturan üyelerin siyasi profili, nüfusu oluşturan halkın tercihleri var. Genelde devletin resmi politikalarının çizdiği çerçeve doğrultusunda oluşturulur seçenekler. CHP’lilerin çoğunlukta olduğu yerlerde ülkenin kuruluş dinamiklerini hatırlatan Atatürk Caddesi, İnönü Caddesi, Hasan Tahsin Sokak gibi isimler; milliyetçi, islamcı... Devamı için tıklayınız

Referandum oylaması sonuçlanmış, ortaya gerçek tüm çıplaklığıyla çıkmıştır. İstibdat kaybetmiştir. Türkiye'nin emekçi halkı emperyalizme, onun kuyruğunda durarak beslenenlere "Hayır" demiştir. Türkiye kritik bir yol ayrımını geride bırakmış, halk kendi kaderine sahip çıkmıştır. Bu yaşanan, cumhuriyet tarihinde halkın demokratik tepkisini ortaya koyduğu en şanlı anlardan biri olarak toplumsal hafızaya şimdiden kazınmıştır.

Toplumların hafızasında vicdanları yaralayan hadiseler ayrı bir... Devamı için tıklayınız

“Yüce Başkan" Pinochet; 1970’de, demokratik bir seçimle devlet başkanı seçilen sosyalist Salvador Allende’ye karşı yapılan ve Allende’nin öldürülmesi ile sonuçlanan ABD destekli askeri darbenin lideriydi. 1973 yılında gerçekleşen bu darbe sonrası Şili'de geliştirdiği baskı politikalarıyla iktidarını güçlendirmişti.

Büyük bir kısmı darbeyi izleyen aylarda olmak üzere binlerce kişi katledildi; birçok insan gözaltında kaybedildi. Doğrudan Pinochet’ye bağlı subayların yönettiği infaz... Devamı için tıklayınız

Her toplum kendi insanını ve onun ufuklarını yaratır. Kapitalist toplum bu kuraldan bağımsız olacak değildir. Bu zamanın ruhu, bencil, paragöz ve birbirini ezmeye programlanmış insanlar yaratmak ister. Bu ruhun ufku sermayedir ve bünyesindeki hiçbir “onurlu” meslek bundan kendini kurtaramaz. Yargılama konseptinin en eski unsuru olan yargıçları ele alalım örnek olarak. Bugün yargıç olma hayaliyle hukuk fakültelerinde okuyan öğrencilerin neredeyse tamamının sadece iyi ücret getiren, birtakım... Devamı için tıklayınız

7 Haziran 2015'teki seçimlerde halkımızı boş ve yalandan vaatler ile Türkiye kapitalizmi ve AKP Türkiye'si ile uzlaştırmaya calışan, halkımızın AKP'ye giderek artmakta olan öfkesinin ve bundan dolayı oluşan kitlesel enerjinin halkın örgütlü mücadelesine evrilmesini engelleyip, düzen içi "çözümlere" (aslında çözümsüzlüklere ve kaosa) kanalize eden ve bu bağlamda 7 Haziran seçimlerini "ülkenin AKP'den kurtuluşu" olarak halkımıza pazarlamaya çalışan ve tüm bu üstte sayılanları gerçekleştirmek... Devamı için tıklayınız

“Burjuvazi, şimdiye dek saygı duyulan ve saygın olarak değer verilen bütün mesleklerin halelerini söküp attı. Doktoru, avukatı, rahibi, şairi, bilim adamını kendi ücretli emekçileri durumuna getirdi.”

İşçi avukat, lügatımıza girişi itibarı ile yeni sayılabilecek, belki 10 – 12 yıllık bir kullanım. Bu deyimin kendisine, sıfatı taşıyanlar dahil olmak üzere, avukat camiasında bir parça ihtiyatla yaklaşılır. Avukatımız, mesleki formasyonuna pek yakıştıramadığından olacak,... Devamı için tıklayınız

Güneş kendini henüz yeni yeni hissettiriyordu. Sıcaklığı insanın yüzüne, sabahın serin bir esintisiyle beraber çarpıyordu. Güzel, belki de son bir ayın en güzel havasını iliklerime değin hissediyordum. Çok erken kalkmak dışında, gözlerimi bu güzel havaya açmıştım, ‘’güzel bir gün olacak’’ diyordum içimden. Buna inanıyordum. Metrobüs çilesi dışında tabii...

Kadıköy’de, Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde Edebiyat Günleri yapılacak, ‘’çürüme edebiyatının anatomisi’’ adı altında ilki 9 Mart’... Devamı için tıklayınız

8 Mart’ları anneler günü ile sevgililer günü arasına sıkıştıran satış stratejilerine alışkındık. Son yıllarda değişen bir ‘pazarlama’ taktiği ile haşır neşiriz şimdi. İşyerlerinde karanfil dağıtmak, meme kanseri üzerine uzman çağırıp söyleşi yapmak çok basit kaçmaya başladı, kadınlar çiçektir söylemi de yıprandı çok, kendilerini geliştiriyorlar. Trend, 8 Martlarda sosyal sorumluluk kisvesi altında duyarlılık pazarlamaktı şimdi direk 8 Martı pazarlıyorlar. Artık kapitalistlere sosyal devleti... Devamı için tıklayınız

ADEM’İN YARATILIŞI… THE CREATİON OF ADAM*

Karlar altında, bizim bilmediğimiz bir soğuğun içinde, buğulu bir Orta Çağ kenti Lviv Ocak ayında… Kentin sokaklarında yürürken ekmek kırıntılarıyla izlek bırakmak geliyor içimden, yolumu kaybetmemek için, öyle masalsı… Heykeller, tablolar ve onları yapan sanatçılarla geldik Lviv’e… Sergi salonu eski zamanlarda kim bilir ne olarak kullanılan, yüksek kemer tavanlı, kalın tuğla duvarlı  bir yapının içinde. Üst katı caz kulübü,... Devamı için tıklayınız

Hukuk kavramı burjuva hukukçular tarafından çok tartışıldı. Hâlâ da tartışılmaya devam ediliyor. Hukukun ne olduğu, ne işe yaradığı gibi konularda fikir birliğine varılmış değil. Oysa Marksistlerin kapsamlı bir hukuk tanımlaması ile ilgili pek bir dertleri olmadı. Hukuk en nihayetinde üretim ilişkileri tarafından belirlenen; düzenin devamı için yeniden üretim işlevi gören bir üstyapı alanı ve ideolojik aygıt idi. İrdeleyeceğimiz konular esasında sosyalizmde hukukun ve avukatlığın yeri olup... Devamı için tıklayınız

Pages