Serbest Kürsü

Sadık Şendil'in senaryosunu yazdığı, 1978 yapımı, Neşeli Günler filminin meşhur karakterlerinden biridir, Ziya. Çocuklara anlattığı hikâyelerin birinde çakıyla aslan öldürdüğünü de iddia etmektedir. Senaryonun içinde ayrı ve renkli bir hikâye oluşturmayı başarmış ancak inandırıcılığı olmayan Ziya karakterinin repliğinin başlangıç sahnesinde TVdeki arka sesten şunlar duyulur:

- Washington'da basın toplantısı yapan Maliye Bakanı Ziya Müezzinoğlu... 90 milyon dolar…

Akabinde, Ziya... Devamı için tıklayınız

Ürün nitelikleri itibariyle yeni-sigara olarak nitelendirebileceğimiz ısıtılan tütün ürünleri (ITÜ), tütün kullanımını yeniden normalleştirmek, sigara piyasasının ömrünü muadil ürünlerle uzatmak amacıyla ulusötesi tütün şirketleri tarafından geliştirildi, “düşük zarar/risk” iddiasıyla pazarlanıyor. Tütün ürününün her çeşidi bağımlılık yapıcı ve ölümcül. Güvenli tütün ürünü yok. Yeni-sigara ITÜ’ler ve türevlerinin halk sağlığı risklerini önlemenin tek yolu bunları yasaklamak. Şirketler ise... Devamı için tıklayınız

Sol’un içerisinde, “toplumu radikal bir şekilde değiştirmek” umudunun altını oymak için çabalayan birçok görüş ortalığa saçılmış durumda!

Piyasa ekonomisi olmaksızın ülkenin gelişemeyeceği, üretim araçlarının kamulaştırılmasının bürokrasiyi zenginleştireceği ya da hükümetlere “arpalıklar” yaratacağı, “hür teşebbüsün” başka bir ifadeyle ticaretin olmadığı bir özgürlüğün, özgürlük ve eşitlik ilkelerini örseleyeceğini içeren görüşler, sol adına, demokrasi adına topluma yutturulmaya... Devamı için tıklayınız

Kapitalist birikim rejimi kendi çarkını döndürmeye devam ettiği oranda, emekçiler de her geçen gün geleceksiz, güvencesiz, insanlık dışı koşullarda çalışmaya ve hayatlarını devam ettirmeye çalışıyorlar. Emekçi sınıfının genel çerçevesini böyle çizmek mümkün fakat bu çerçeve içerisinde emekçi karakterinin yanında kadın olmanın yarattığı koşulları ayrıca ele almak gerekiyor. Zira dünyada ve Türkiye’de her geçen gün kadınlar, daha fazla sömürüye, daha çok şiddete ve geleceksizliğe maruz... Devamı için tıklayınız

Geçtiğimiz son altı ay içerisinde okuduğum okulda gerçekleşen iki farklı intihar haberi aldım. İkisi de 20'li yaşlarında. İkisi de üniversite öğrencisi. 

Ölüm fikri genç yaşlarda bize ne kadar uzak görünürse görünsün insanoğlunun en büyük korkularından birisi. Bu korkudan kaçmak mümkün mü bilemem ama ölümle yüzleşmek, genç yaş ölümleriyle yüzleşmek insana "sorun" odağını aratıyor.

Bunlardan ilki geçen dönemin ortalarında yaşandı. 24 yaşında gencecik bir insan, okuldaki en... Devamı için tıklayınız

Ekonomik krizin içerisinden geçtiğimiz bu dönemde hayat pahalılığı, işçi sınıfının işsiz kalma tehlikesi ve hali hazırdaki işsizlerin çözüm arayışları ve bu durumda suçlu arayışları birbirini izliyor. Suriye’de bir iç savaş yaşanıyor. Bu savaşın sorumlusu mülteciler olamaz. Mülteciler ağırlıklı olarak Türkiye’de ucuz iş gücü oldular. Türkiye’de yaşayan işsizler içinde bulundukları sürecin sorumlusunun bu insanlar olduğunu düşünüp ırkçı söylemler geliştirip düşman arayacaksa iktidarın... Devamı için tıklayınız

Türkiye literatüründe marksizm ve hukuk temasında bir canlanma söz konusu. Bu konuda dünya çapında bilinirlik sahibi az sayıdaki eserlerin çevirileri ve yerel akademisyenlere ait bazı makale derlemeleri kitap raflarında yavaş yavaş yerini alıyor. [1]

Bu derlemelerin bazı kısımları marksizm ve hukuk temasında oluşan literatürün taranmasına ve derli toplu hale getirilmesine ayrılmış durumda. Bu ihtiyaç, aslında marksizm ve hukuk konusunu baştan aşağı sistemli şekilde ele alan... Devamı için tıklayınız

Marksizm ile feminizm arasındaki sonu gelmez polemiklerin en büyük sorunu bunların akademik bir savaş alanında kurgulanmış olmasıdır. Burada “akademik” deyimi, fiziken akademiye tekabül etmek üzere “teorik tartışmayı bırakalım ve pratiğe yönelelim” yavanlığı için kullanılan bir sözcük değil, bir hayatı kavrayış biçimi olarak, isterseniz bir ideoloji olarak akademizmdir. Bu savaş alanının kendisi burjuva ideolojisine aittir ve buradan onun aleyhine bir sonuç çıkarmak neredeyse imkânsızdır.... Devamı için tıklayınız

Marksizm ile feminizm arasındaki sonu gelmez polemiklerin en büyük sorunu bunların akademik bir savaş alanında kurgulanmış olmasıdır. Burada “akademik” deyimi, fiziken akademiye tekabül etmek üzere “teorik tartışmayı bırakalım ve pratiğe yönelelim” yavanlığı için kullanılan bir sözcük değil, bir hayatı kavrayış biçimi olarak, isterseniz bir ideoloji olarak akademizmdir. Bu savaş alanının kendisi burjuva ideolojisine aittir ve buradan onun aleyhine bir sonuç çıkarmak neredeyse imkânsızdır.... Devamı için tıklayınız

Gençliğin, sınıfsal ve toplumsal mücadelelerden bağımsız hareketlilik oluşturacak bir katman olmadığı, ancak dinamizminin, heyecanının, bilgi açlığının ve kadro kaynağı olarak öncü parti için önem arz ettiği sosyalist devrimci hat tarafından defalarca yazıldı. Kriz dönemleri dışında Amerika'nın yeniden keşfi gerekmiyor. Sadece, başlangıç için kerteriz noktası anlamına geliyor.

Gençlik de kendi arasında sınıfsal, ideolojik bölünmelere sahip. Tıpkı toplum gibi. Dolayısıyla, düzenin... Devamı için tıklayınız

Pages