Serbest Kürsü

Ekonomik krizin içerisinden geçtiğimiz bu dönemde hayat pahalılığı, işçi sınıfının işsiz kalma tehlikesi ve hali hazırdaki işsizlerin çözüm arayışları ve bu durumda suçlu arayışları birbirini izliyor. Suriye’de bir iç savaş yaşanıyor. Bu savaşın sorumlusu mülteciler olamaz. Mülteciler ağırlıklı olarak Türkiye’de ucuz iş gücü oldular. Türkiye’de yaşayan işsizler içinde bulundukları sürecin sorumlusunun bu insanlar olduğunu düşünüp ırkçı söylemler geliştirip düşman arayacaksa iktidarın... Devamı için tıklayınız

Türkiye literatüründe marksizm ve hukuk temasında bir canlanma söz konusu. Bu konuda dünya çapında bilinirlik sahibi az sayıdaki eserlerin çevirileri ve yerel akademisyenlere ait bazı makale derlemeleri kitap raflarında yavaş yavaş yerini alıyor. [1]

Bu derlemelerin bazı kısımları marksizm ve hukuk temasında oluşan literatürün taranmasına ve derli toplu hale getirilmesine ayrılmış durumda. Bu ihtiyaç, aslında marksizm ve hukuk konusunu baştan aşağı sistemli şekilde ele alan... Devamı için tıklayınız

Marksizm ile feminizm arasındaki sonu gelmez polemiklerin en büyük sorunu bunların akademik bir savaş alanında kurgulanmış olmasıdır. Burada “akademik” deyimi, fiziken akademiye tekabül etmek üzere “teorik tartışmayı bırakalım ve pratiğe yönelelim” yavanlığı için kullanılan bir sözcük değil, bir hayatı kavrayış biçimi olarak, isterseniz bir ideoloji olarak akademizmdir. Bu savaş alanının kendisi burjuva ideolojisine aittir ve buradan onun aleyhine bir sonuç çıkarmak neredeyse imkânsızdır.... Devamı için tıklayınız

Marksizm ile feminizm arasındaki sonu gelmez polemiklerin en büyük sorunu bunların akademik bir savaş alanında kurgulanmış olmasıdır. Burada “akademik” deyimi, fiziken akademiye tekabül etmek üzere “teorik tartışmayı bırakalım ve pratiğe yönelelim” yavanlığı için kullanılan bir sözcük değil, bir hayatı kavrayış biçimi olarak, isterseniz bir ideoloji olarak akademizmdir. Bu savaş alanının kendisi burjuva ideolojisine aittir ve buradan onun aleyhine bir sonuç çıkarmak neredeyse imkânsızdır.... Devamı için tıklayınız

Gençliğin, sınıfsal ve toplumsal mücadelelerden bağımsız hareketlilik oluşturacak bir katman olmadığı, ancak dinamizminin, heyecanının, bilgi açlığının ve kadro kaynağı olarak öncü parti için önem arz ettiği sosyalist devrimci hat tarafından defalarca yazıldı. Kriz dönemleri dışında Amerika'nın yeniden keşfi gerekmiyor. Sadece, başlangıç için kerteriz noktası anlamına geliyor.

Gençlik de kendi arasında sınıfsal, ideolojik bölünmelere sahip. Tıpkı toplum gibi. Dolayısıyla, düzenin... Devamı için tıklayınız

"İnsanlar sadece gece düş görmezler, kesinlikle. Gündüzün de alacakaranlık kıyıları vardır, gündüzün de doyum bulur arzular. Gece düşünden farklı olarak, gündüzünki, daha serbestçe seçilebilir ve tekrar edilebilir suretler çizer havaya; coşabilir ve saçmalayabilir, fakat tefekkür edebilir ve planlayabilir de." "Gündüz düşlerinin taşıyıcısı, bilinçli olan ve bilinçli kalan 'daha iyi yaşam' isteğidir- değişik derecelerde bir istek olsa da bu-, gündüz düşlerinin kahramanı da daima insanın kendi... Devamı için tıklayınız

“Ne olacak bu memleketin hali” tarzı yakınmalarımız klasikleşmiştir. 31 Mart yerel seçimleri yaklaşırken kafa karışıklığımız artıyor. Bir yandan da küresel boyuttaki sorunlar kapımıza dayandıkça “Ne olacak bu dünyanın hali” diye telaşlanmaktan kendimizi alamıyoruz. "Serbest piyasanın alternatifi yoktur" formülünün iflas etme olasılığı, sermaye odaklarını bile telaşlandırıyor. 

Buna karşılık toplumda bir kayıtsızlık hali hüküm sürüyor. Gelir dağılımındaki bozukluğa, işsizliğe, dahası ... Devamı için tıklayınız

Türkiye burjuvazisi kendi kurduğu Cumhuriyet'i tasfiye etti. Yerine koyduğu siyasal iktidar ise yeni bir rejimi, zamanında "2. Cumhuriyet" adı verilen mefhumu kurup kalıcılaştırmaya çalışıyor. Tabii ki, Türkiye gibi oldukça önemli aydınlanmacı ve laik birikimin olduğu bir ülkede bunu yapmak çok zor. Ancak gelinen noktada, söz konusu işlem için AKP "karşı taraf"ın aydınlarıyla uzlaşma görüntüsü vererek, toplumun kendisine muhalif olan yarısında da kendi meşruiyetini üretme gereği duyuyor.... Devamı için tıklayınız

Bu hafta Şule Çet davasını takip ederken, Türkiye’de okurken bile çalışmak zorunda kalan kadınların patronların eliyle nasıl öldürülebildiğini, bu düzenin patronları ve kadın düşmanlığını nasıl koruduğunu öfkelenerek bir kez daha gördük. Şule Çet çalışmak zorundaydı, iş olanağını kaybetmemek için istemediği bir yere gitti, alıkonuldu, öldürüldü. Ancak Şule Çet’in çalışma, okuma ve yaşam savaşını Türkiye’deki emekçi kadınların durumu içerisinde uç bir örnek olarak değil, tam da bu durumun... Devamı için tıklayınız

İzmir’de, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları ve Büyükşehir Belediyesi’nin ortak olduğu İZBAN’da 10 Aralık’ta başlatılan grevi herkes hatırlıyordur. Demiryolu İşçileri Sendikası ile İZBAN arasındaki Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde, İZBAN’ın yüzde 22’lik zam teklifinin sendika tarafından kabul görmemesi üzerine grev başlamıştı. Grevin 17. gününde İZBAN, grevi sonlandırmak amacıyla Demiryol İş Sendikası ile yeniden masaya oturarak teklifini yüzde 26’ya yükseltmişti. Bu teklif de,... Devamı için tıklayınız

Pages