Kurdewarî

Geçtiğimiz günlerde Yazılama Yayınevinden çıkan ve birçok Kürt ilinin ve köyünün gezilerek derlendiği Ji Bo Zarokan Çirokên Kurdî (Çocuklar İçin Kürtçe Masallar) çocuk kitabını hazırlayan dostlarımızla bir söyleşi gerçekleştirdik.

Kurdewarî: Öncelikle emeğinize sağlık böyle bir çalışma için. Nerden çıktı çocuk masalları fikri, nasıl bugüne gelindi? Bizlere biraz kitabın hazırlanma sürecinden söz eder misiniz?

Sidar Tekdemir: Sanırım hepimizin... Devamı için tıklayınız

Kurdewarî: Son kitabınız “Mahsur”da ayakları Dersim’e basan bir çalışma mevcut. Hem tarihine hem de güncel olarak yaşanan gelişmelerle Türkiye’nin içinden geçtiği özellikle son 15 yıldaki AKP’li döneme de temas ediyorsunuz kitapta. Devlet ile sol ve Kürt siyaseti arasında “Mahsur” kalan Dersim, Alevilik, aydınlanma mücadelesi ve sizin temas ettiğiniz önekler üzerinden Türkiye’nin de yakın tarihi. Öncelikle bu kitap sizin için nerede duruyor, diğer çalışmalarınızla... Devamı için tıklayınız

Elimizin hünerinde yeryüzü

Şairlerin doğum günleri, çocukluklarını geçirdikleri mahalleler, anılarına ve dolayısıyla eserlerine sinmiş kentler başka türlü heyecan yaratır. "Şu sokakta oyun oynamıştı, şurada bir kavgaya karışmıştı..." 21 Nisan 1927'de bir perşembe günü dünyaya gelen Ahmed Arif için durum biraz farklı. Şu sıralar Diyarbakır'ın Hançepek Mahallesi Yağcı Sokağı çocukları kolluk güçlerinden izin almadan evlerine giremiyor çünkü.Sur'da sokağa çıkış izni henüz... Devamı için tıklayınız

İlk kürtçe gazete olan Kürdistan bundan 118 yıl önce 22 Nisan 1898 yılında  Kahire'de yayın hayatına başladı. Gazetenin ilk sayısının çıktığı 22 Nisan günümüzde "Kürt Gazeteciler Günü" olarak kutlanmaktadır. 

Gazete o dönem Kahire'de sürgünde olan Kürt aydını Midhat Bedirhan tarafından çıkartılmıştır. Gazetenin çıkartılış amacını 1. sayının Fransızca ekinde Midhat Bedirhan şöyle ifade etmektedir: "Kürtleri dünyadaki gelişmelerden haberdar etmek, ilim ve marifetin yollarını göstermek,... Devamı için tıklayınız

Tarih boyunca türlü dışlanmalara ve işaretlemelere maruz kalmış, Osmanlı Devleti döneminde şeyhülislam Ebussuud Efendi tarafından canları ve malları Müslümanlara helal kılınmış, Melek Tavus’un çocukları, ‘istenmeyen cemaat’: Ezidiler. 
Her ne kadar, yüzlerini güneşe dönüp, önce yetmiş iki millet, sonra kendileri için dualar etseler de, her zaman istenmeyen bir topluluk olmaya ‘layık görülmüş’, geçmişten günümüze İslamcılığı,  gericiliğin düşman kesildiği mazlum halk...

***
... Devamı için tıklayınız

İnsanın yaşamı, bireyi ve toplumu anadilinde tanıması deyince akla en çok eğitim alanı gelmekte. Yanlış da değil. Çünkü eğitim, bireyin anadilindeki kültürel etkinliklerinin sürekliliğini sağlamanın yegâne yollarından biri.

Ancak eğitim alanındaki örneklerle kıyaslandığında sağlığın anadilindeki yeniden üretimi, başka alanlara kıyasla biraz atıl kalmaktadır. Ve fakat bu alan aynı zamanda anadili başlığından bakıldığında insani manada daha farklı işaretlemelere neden olmaktadır.

... Devamı için tıklayınız

Koçgiri; kara yazmalı anaları hiç dinmeyen yaraları vardı...

Ağıtları, ağıt yakan kadınları ve o kadınların başlarına sardıkları kara çit (yazma) ile bize yıllardır tutulan yası anımsatır.

Koçgiriden çağdaş bir destanda:

"Koçgiri aşiretinin yaşadığı yer

Koçbaşı gibi bir yerdir

Bir yanında batı Fırat

Bir yanında Kızılırmak vardır

İbolar/ Zazalar/ Sarular

Kerteller ve Balular

Birbirinden savaşkan

Koçgiri aşiretinin boyları... Devamı için tıklayınız

16 Mart 1988 tarihi Kürtler için acının ve katliamın adıdır. Halepçe’de, o şirin Kürt kasabasında başlayan kıyım, bir sürece adını verdi.

Kürtlerin belleğinde silinmez ve onmaz izler bırakan bu katliam aslında uzunca yıllara dayanan bir sürecin çıktısıydı. Kürtlerin Suriye ve Irak’ın kuzeyinden arındırılması projesi ya da başka bir ifadeyle Arap Kemeri-Kuşağı oluşturma çabası.

On yılları bulan bu süreç arkasında emperyalistlerin desteğini alan Saddam’ın başlattığı operasyon ile... Devamı için tıklayınız

Kürt edebiyat tarihi araştırmacılarından Ferdah Shakely’ye göre az gelişmiş toplumların edebi üretimlerinde kadın imgesi çok belirgin değildir. Ve fakat dili-edebiyatı sınırlarla bölünmüş Kürtlerde durum bundan biraz farklıdır. 

Kürt edebiyatı incelendiğinde kadın karakteri belirgin ve hemen hemen her anlatıda yerini alır. 

Bunun oryantalist bir bakış açısıyla, Kürdistan’daki kadınların Türk, Arap ve ya acem kadınlarına kıyasla daha güçlü olmalarına dayanan bir... Devamı için tıklayınız

Kurdewarî olarak bölgede uyuşturucunun kullanımına ve bunun siyasal bir “enstrüman” olarak nasıl servis edildiğine dair Van’da görev yapan Psikiyatr Hekim Cem Taylan Erden ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Van’da özel bir hastanede Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi ve Araştırma Merkezinin (AMATEM) sorumlusu olarak da görev yapan Erden sorularımızı yanıtladı. Aynı zamanda sosyal medyada Uyuşturucu Madde... Devamı için tıklayınız

Pages