Kurdewarî

Konumuz, geçtiğimiz günlerde medyada yer alan “Kürt iş adamı Kaliforniya’da kendi ülkesini yarattı!” başlığıyla yayınlanan bir yazı… *

Hikâye, Mehmet Sıddık Torun’un 1957’de, Bingöl’de doğumuyla başlıyor. İlkokulu bitirirken nüfus cüzdanı olmadığı için diploma alamayacağını öğreniyor. Sonra annesinden aldığı 6 lira ile yollara düşüyor. Önce Elazığ, ardından İstanbul…... Devamı için tıklayınız

Bundan yaklaşık üç yıl önce AKP’nin güç kaybettiği 7 Haziran seçimlerinin ardından 1 Kasım’da tekrardan seçime gitmiştik. Seçim akşamı, Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı semtin bir lokantasında onlarca insan gözümüzü ekrana dikmiş seçim sonuçlarını bekliyorduk. Tüm mahallenin tek bir derdi vardı: HDP barajı geçecek miydi?

O zamanlar siyasal bilinç anlamında... Devamı için tıklayınız

Kürtçe müzikte yeni bir ses olan Stêrka Karwan grubu ile Kurdewarî olarak bir söyleşi gerçekleştirdik. İmkansızlıklar içinde iyi olanda ısrarcı olan Stêrka Karwan Kürtçe müzikte uzun zamandır boşluğu hissedilir bir alanda üretimler yapıyor. Sizleri bu keyifli sohbetle baş başa bırakıyoruz.

Bize Stêrka Karwan (Türkçesi: Kervan Yıldızı) grubunun nasıl bir araya... Devamı için tıklayınız

Kurdewarî'nin yeni dönemde yapacağı çalışmalar için, Kurdewarî çalışması editörlerinden Özkan Öztaş ile  söyleşi gerçekleştirdik. Yeni dönemde hedefler, planlanan çalışmalar ve üretim alanları ile okuyucuları verimli bir süreç bekliyor.

soL: Merhabalar, isterseniz en son soracağımızı başta sorarak başlayalım. Kurdewarî çalışması yaklaşık 1 yıldır üretimlerine... Devamı için tıklayınız

Geçtiğimiz günlerde Yazılama Yayınevinden çıkan ve birçok Kürt ilinin ve köyünün gezilerek derlendiği Ji Bo Zarokan Çirokên Kurdî (Çocuklar İçin Kürtçe Masallar) çocuk kitabını hazırlayan dostlarımızla bir söyleşi gerçekleştirdik.

Kurdewarî: Öncelikle emeğinize sağlık böyle bir çalışma için. Nerden çıktı çocuk masalları fikri, nasıl bugüne gelindi? Bizlere biraz kitabın hazırlanma sürecinden söz eder misiniz?

Sidar Tekdemir: Sanırım hepimizin... Devamı için tıklayınız

Kurdewarî: Son kitabınız “Mahsur”da ayakları Dersim’e basan bir çalışma mevcut. Hem tarihine hem de güncel olarak yaşanan gelişmelerle Türkiye’nin içinden geçtiği özellikle son 15 yıldaki AKP’li döneme de temas ediyorsunuz kitapta. Devlet ile sol ve Kürt siyaseti arasında “Mahsur” kalan Dersim, Alevilik, aydınlanma mücadelesi ve sizin temas ettiğiniz önekler üzerinden Türkiye’nin de yakın tarihi. Öncelikle bu kitap sizin için nerede duruyor, diğer çalışmalarınızla... Devamı için tıklayınız

Elimizin hünerinde yeryüzü

Şairlerin doğum günleri, çocukluklarını geçirdikleri mahalleler, anılarına ve dolayısıyla eserlerine sinmiş kentler başka türlü heyecan yaratır. "Şu sokakta oyun oynamıştı, şurada bir kavgaya karışmıştı..." 21 Nisan 1927'de bir perşembe günü dünyaya gelen Ahmed Arif için durum biraz farklı. Şu sıralar Diyarbakır'ın Hançepek Mahallesi Yağcı Sokağı çocukları kolluk güçlerinden izin almadan evlerine giremiyor çünkü.Sur'da sokağa çıkış izni henüz... Devamı için tıklayınız

İlk kürtçe gazete olan Kürdistan bundan 118 yıl önce 22 Nisan 1898 yılında  Kahire'de yayın hayatına başladı. Gazetenin ilk sayısının çıktığı 22 Nisan günümüzde "Kürt Gazeteciler Günü" olarak kutlanmaktadır. 

Gazete o dönem Kahire'de sürgünde olan Kürt aydını Midhat Bedirhan tarafından çıkartılmıştır. Gazetenin çıkartılış amacını 1. sayının Fransızca ekinde Midhat Bedirhan şöyle ifade etmektedir: "Kürtleri dünyadaki gelişmelerden haberdar etmek, ilim ve marifetin yollarını göstermek,... Devamı için tıklayınız

Tarih boyunca türlü dışlanmalara ve işaretlemelere maruz kalmış, Osmanlı Devleti döneminde şeyhülislam Ebussuud Efendi tarafından canları ve malları Müslümanlara helal kılınmış, Melek Tavus’un çocukları, ‘istenmeyen cemaat’: Ezidiler. 
Her ne kadar, yüzlerini güneşe dönüp, önce yetmiş iki millet, sonra kendileri için dualar etseler de, her zaman istenmeyen bir topluluk olmaya ‘layık görülmüş’, geçmişten günümüze İslamcılığı,  gericiliğin düşman kesildiği mazlum halk...

***
... Devamı için tıklayınız

İnsanın yaşamı, bireyi ve toplumu anadilinde tanıması deyince akla en çok eğitim alanı gelmekte. Yanlış da değil. Çünkü eğitim, bireyin anadilindeki kültürel etkinliklerinin sürekliliğini sağlamanın yegâne yollarından biri.

Ancak eğitim alanındaki örneklerle kıyaslandığında sağlığın anadilindeki yeniden üretimi, başka alanlara kıyasla biraz atıl kalmaktadır. Ve fakat bu alan aynı zamanda anadili başlığından bakıldığında insani manada daha farklı işaretlemelere neden olmaktadır.

... Devamı için tıklayınız

Pages