Kent Kültür Sanat

Bugüne dek Nâzım Hikmet’in şiirlerinden çeşitli türlerde bestelenmiş sayısız şarkıya rastlamak mümkündür. Fakat hem Nâzım’ın Klasik Türk Müziği’yle ilişkisinin hem de şiirlerinden bu formda bestelenmiş şarkıların bilinirliğinin diğer türlerde bestelenmiş şarkılara göre daha az olduğu bir gerçektir. Bu durumun başlıca sebebi günümüzde Klasik Türk Müziği’ne olan ilginin bu yazının konusu olmayan tarihsel ve kültürel değişimlerden dolayı azalmış olmasıdır. Diğer sebepler arasında ise aşağıda... Devamı için tıklayınız

soL'un notu: Bu yazının ilk bölümü 18 Ocak 2018 tarihli Kent Kültür Sanat blogunda yer almıştır.

İLGİLİ HABER
... Devamı için tıklayınız

soL'un notu: Bu yazının bir bölümü 15. Ulusal Sosyal Bilimler Kongresi'nde "Sinemada Entelektüel Körleşme Üzerine" başlıklı bildiri olarak sunulmuştur.

Çalışmamızda; aslında insan varoluşunun tüm evrelerinde görünür durumda olan ve çağımızda belirginliği çok daha katı biçimde ortaya çıkan bir durumu, kuramsal ve kılgısal (pratik) yaşam arasındaki uyumsuzluk ve yarılmayı sinema üzerinden irdeleyeceğiz. Birçoğumuz, yaşamı kavrarken, deneyimlediğimiz yapıtlarla... Devamı için tıklayınız

Yugoslavya'daki underground müzik dünyasının gelecek kuşaklara ilham olmayı başarabilmiş en etkili müzik gruplarından biri Ekatarina Velika (Büyük Katerina). Grubun vokalisti Milan Mladenović ve klavyecisi Margita Stefanović, trajik ölümlerinden sonra, değerli müzisyenler olarak bugün dahi önemlerini koruyorlar. Bir ikon haline gelen Milan Mladenoviç, Sırbistan ve Hırvatistan arasında neredeyse paylaşılamıyor. Zagrep, Sarajevo, Belgrad ve Ljubljana'da ismi sokaklara verilirken, Belgrad'da... Devamı için tıklayınız

"Asıl acı olan, suya sabuna dokunmadan gölge dövüşü yapmaktır. Kerhen toplumsal eleştiri yapmak; 'kurumlar iyi de kimi yamuk tipler var' demektir. NSU davasında gün yüzüne çıkan polis-devlet-Naziler ilişki ağının gözden kaçırılarak, iki kafadara faturanın çıkartılması gayretidir. Acı olan budur."

Alman sineması, Günter Grass'ın Teneke Trampet romanında büyümeyi reddeden kahramanı Oskar Matzerath gibi, eril ama güdük kalmıştı.

Ticarî kaygıyı dindirme hedefli olduğundan kuşku... Devamı için tıklayınız

1970’li yılların İtalya'sında, yaratıcılıkları ve deneysellikleri ile diğer müzisyen ve grupları geride bırakmayı başarabilmiş ender gruplardan bir tanesidir Gli Area... Dönemin en politik grubudur. Progresif rock anlayışının sınırlarını zorlamıştır. Bu nedenle müzikal ve teknik anlamda çıtayı oldukça yükseğe taşıdığı kabul edilir. Akdeniz ve Balkan melodileri ile free jazz öğelerini başarılı bir şekilde harmanlamış olan grubun en büyük şansı ise benzersiz bir vokalist ve müzisyen olan... Devamı için tıklayınız

“Ben tam kırk yedi Mustafa tanırım

Onun kadar Mustafa görmedim daha”

Ergin Günçe

Mustafa Çevikdoğan, 1984 doğumlu, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi mezunu, öykücü. Halide Edip Adıvar’dan Hüseyin Rahmi Gürpınar’a varıncaya kadar pek çok önemli ismin eserlerinin yeniden edisyonunda çalıştı, pek çok kitabın editörlüğünü yaptı. İlk kitabı Temiz Kâğıdı yeni... Devamı için tıklayınız

İngiliz yazar George Orwell’in (asıl adı Eric Arthur Blair), Hayvan Çiftliği adlı kitabı artık tarihteki yerini kesin olarak bulmuş olduğundan edebi yönü üzerinde daha fazla durmak gereksizdir. Ancak kitabın yayımlanma öyküsü ve yayımlandıktan sonra hangi çevrelerce beğenilip göklere çıkarıldığı, hangi çevrelere hizmet eden bir kitap olduğu hep hatırlanacak, unutulmayacaktır. İkinci Dünya Savaşı’nın hemen sonrasında başlayan Soğuk Savaş sırasında basılan kitap başlarda ilgi... Devamı için tıklayınız

Faşizm başlamıştı o sonbahar.

Yaz sonu öleceğimi bilmiyordum.

Tutuklanacak çocuklarını ellerinde börek tepsisiyle ziyarete gidecek anneler de, yol kazalarında öleceklerini bilmiyordu.

Yüzleri yok edilmiş yakınlarının morarmış derilerinde bildik bir iz arayan insan dehşetinin nasıl bir lekeye dönüşeceği bilinmiyordu.

Necdet Adalı yeni asılmış. Erdal Eren henüz değil. Necdet yaşıtımdı, Erdal hep ilk genç.

Öbür Necdet’se, Necdet Pişmişler, bir sonraki sonbahar... Devamı için tıklayınız

Uzun süren yolculuklarda uyuyamam; bir yol arkadaşı bulurum kendime. Bu kez, Ahmet Günbaş’ın “Foça’da Aşkla” adlı romanı yol arkadaşlığı yaptı bana.

Ahmet Günbaş, bu gençlik romanını şair-yazar Özcan Yalım’ın anısına göndermiş. Söylenceye göre bir “Kara Taş” varmış Foça’da; gelip onun üzerine basan yaşam boyu Foça’da kalırmış. Özcan Yalım da o kara taşa basmış olmalı ki, ömrünün son çeyreğini Foça’da geçirmiş. Öyle yağlı bir üstüpü gibi için için yanarak tüketmemiş ömrünü; gerçek bir... Devamı için tıklayınız

Pages