Dünyayı Verelim Çocuklara

BilimSoL da çıkan şu yazının ardından sünnet üzerine yazmak “farz” oldu. Kinaye’den de anlayacağınız üzere bu konu coğrafyamızda sadece tıbbi açıdan ele alınamayacak kadar mühim bir mesele. Çünkü dini referansla tanımlanan bu işlem coğrafyamızın erkeklerinin bir tür vaftiz töreni gibi, ama acıklı bir tören olduğu kesin.

Mesele tıbbi açıdan bir zorunluluk olmamakla birlikte,... Devamı için tıklayınız

Geçen hafta din eğitiminin çocuğun zihninde ve iç dünyasında nasıl etkiler bırakabileceğini yazmıştık. Kısaca özetlersek: Çocukluk çağı kişiliğin şekillendiği yıllardır. Bu dönemde öğrenilen dini bilgilerin bilinçli bilgilerden çok, çocuğun kişiliğini, kendine, hayata, davranışlarına bakışını etkileyen bilinçaltını şekillendirdiğini söyleyebiliriz. Erişkin olduğunda sorgulayıp bazılarını değiştirse de maalesef iliklerine işlemiş önyargıları silmek mümkün olmaz. Bu nedenle çocuğun... Devamı için tıklayınız

Bir gün 5 yaşındaki çocuğunuz kreşten “Anne sana yalan söylersem cehennemde yanar mıyım” sorusuyla gelebilir. Ne kadar kaçsanız da dinle karşılaşmayı bu toplumda yaşayan her çocuk eninde sonunda tadacaktır. Fakat çevreden gelen bilgiler hem daha kolay kontrol edilebilir hem de bu tür bilgilerin sıklığı ve çocuk üzerindeki etkisi daha düşüktür. Oysa sistematik (okulda verilen) din eğitimi, çocuğun idealize ettiği, her sözünü doğru kabul etme eğiliminde olduğu bir figür (öğretmen) tarafından... Devamı için tıklayınız

Yeni müfredatın gerici içeriği haftalardır yazılıyor, çeşitli etkinliklerde tartışılıyor. Henüz soyutlama yeteneği gelişmemiş ya da gelişmek üzere olan çocuklara içerikten bağımsız din eğitimi verilmesi bile önerilmezken, biz korkutucu, dışlayıcı ve hatta saldırgan bir eğitim biçimini  konuşmak zorunda kalıyoruz. Bu ülkede ebeveyn olmak giderek zorlaşıyor   çünkü  çocukların sağlığı, eğitimi, güvenliği ve geleceği tekinsiz bir sistemin elinde. Ebeveynler bir yandan çocuklarını korumak... Devamı için tıklayınız

Vera Tulyakova’nın Nâzım’a ilişkin anılarındaki bir bölüm, gelecek kuşakların adalet gibi kavramlara ilişkin eğitimi açısından ilginç, ve oldukça değerli bir ipucu sunuyor. Bu bölümü, Nâzım’ın Sovyet çocuklarına adalet kavramı ile ilgili olarak nasıl bir içerik aktarmayı tercih ettiği biçiminde okumak da mümkün.

Vera, anılarının kızının öncülüğe (*)kabul edildiği günlere ilişkin sayfalarında, Nâzım’ın bu olayı nasıl yaşadığını aktarıyor.

Nâzım, Vera’nın kızının bir törenle... Devamı için tıklayınız

Geçtiğimiz haftasonu acaba gerçekten yapabilir miyiz sorusuna yanıt aradığımız bir gece geçirdik. İki çocukla birlikte tamamı genç ve bekar insanlardan oluşan bir toplulukla Van Gölü kıyısında kamp yaptık. Sadece bir sırt çantasıyla kampa katılan arkadaşlar bizi ellerimizde bavullar ve çocuklar ile görünce oldukça şaşırdılar ama azmimizi tebrik etmekten de geri durmadılar. Sağolsunlar.

Hepyapmakistenilenamaaslayapılmayan listemiz çocuklarla birlikte oldukça kabarıyor. Hele... Devamı için tıklayınız

Zamanın Nuri Bilge Ceylan filmlerindeki gibi yavaş ve insanı huzursuz edecek dolulukta yaşandığı bir Anadolu kasabasında tanık olduğum duruşmadan bahsetmek istiyorum size.

En büyüğü 20 yaşında ve engelli olmak üzere 3 kızına yıllardır cinsel istismarda bulunan bir babanın yargılandığı davanın mimarı ortanca kız ve tabi ki bu türden dosyaların gönüllü savaşçısı sevgili karım Avukat Müjde.

Tanıklığımdan çıkardığım sonuçları peşinen paylaşmak isterim. Travma insanı epeyce... Devamı için tıklayınız

Göç; evini, yurdunu geride bırakıp gitmek.

Göç; tarihine veda etmek, yeni ve bilinmez bir dünyaya ürkek adımlar atmak. Geride kalanın hüznü ile gelecek olanın kaygısını aynı anda içinde taşımak.

Göç; her şeye rağmen gitmek zorunda olmak ve yaşama yeniden tutunmak.

İnsan, doğduğu andan itibaren çevresiyle kurmuş olduğu ilişki ağı içinde yaşamına anlam kazandırır. Karnı doyuyor, ilgi görüyor ve seviliyorsa kendini güvende hisseder. Ebeveynleri de kendilerini güvende... Devamı için tıklayınız

Işıltılı bir kolye, mikser, el blenderı ya da tencere seti mi geçiyor aklınızdan?

O halde zihniniz fena halde esir alınmış demektir. Kadınları anneliğe, anneliği de ev ve mutfak işlerine indirgeyen zihniyetin başarısı, kapitalizmin tüketim fırsatçılığıyla birleşince zihninizin istila edilmemesi çok zor. Ancak akıntıya kapılmamak için kendimizi ve birbirimizi çimdiklemekle, yan yana durmakla mümkün zihnimizi, insaniyetimizi, yaratıcılığımızı korumak… Bunun için buradayız. 

... Devamı için tıklayınız

Bu aralar beni en çok zorlayan konu olduğundan olsa gerek ödevler üzerine yazmak istedim. Zira yapılmamış her sayfa ödev ebeveynin kalbine saplanan bir bıçak gibi acıtıp duruyor.

Ödev TDK'nin sözlüğünde "Yapılması, yerine getirilmesi, insanlık duygusu, töre ve yasa bakımından gerekli olan iş veya davranış, vazife, vecibe" olarak tanımlanmış. Yani toplumsal sözleşmenin çocuğumuza biçilen kısmı da diyebiliriz. Her yaşın bir vazifesi var çocuğum, sen de okuluna gideceksin, uslu bir... Devamı için tıklayınız

Pages