68’ Arjantini’nden bir film, bir manifesto*

60’lı yılların sonunda Arjantin’de özgürlüklerin büyük oranda ortadan kalktığı baskıcı bir siyasal ortamda Fernando Solanas, Octavio Getino ve daha birçok sinemacının içinde yer aldığı Grupo Cine Liberacion’un (Sinema Özgürlük Grubu) imzasını taşıyan "La Hora de los Hornos" (Fırınların Saati) filminin temsil ettiği devrimci sinemacılık anlayışının ve filmin heyecan verici yapım ve gösterim sürecinin öyküsünü sunuyoruz.
Pazartesi, 17 Mayıs 2010 03:31

Fernando Solanas’ı bu sayfalara ilgi gösterenlerin bir bölümü Tangolar, Güney, Yolculuk, Yağma Anıları, Hiç Kimselerin Onuru gibi filmlerinden tanıyacaktır. Octavio Getino’nun adını çok azımız duymuştur. Sözünü edeceğimiz filme ve yazıya emek veren onlarca militan sinemacıyı ise adlarıyla dahi bilmiyoruz. Ama bir yerden sonra bunun bir önemi yok. Bu insanların oluşturduğu Grupo Cine Liberacion (Sinema Özgürlük Grubu) Arjantin’de 1968 yılında çok önemli bir filme imza attı. Bu deneyimi hala değerli bulmamız filmin kendisi ile gerçekleştirilme ve izlenme pratiğinin farklılığı kadar filmin ardından güçlü bir manifestoya imza atmış olmalarından kaynaklanıyor.

Manifestoyu bir başka yazıya bırakarak geçtiğimiz ay İstanbul’da Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde gösterilen "La Hora de los Hornos" (Fırınların Saati) filmi hakkında derlediklerimizi paylaşabiliriz.

“La Hora de los Hornos” filmi üç bölümden oluşuyor. Toplam uzunluğu 4 saat 20 dakika. Bir makale-film olarak anılabilir. Bu bir “tür” olarak Arjantin'de ilk kez denenmektedir ve film yaratıcılarının özlü tanımlamasıyla “ulusal kurtuluş sorununu” ele almaktadır.

Solanas’ın 1978 yılında evrensel düzeyde varolan sinemayı 3 farklı ana kanal olarak tarif ettiğini hatırlatabiliriz:
1. Büyük çaplı üretim, yüksek bütçeler
2. Bağımsız yapım koşulları ve auteur sineması
3. Militan kolektifleri tarafından yapılan filmler

Bu tanımlamalar üzerinde yoğun tartışmalar olsa da kendilerini konumlandırdıkları ve dünyadaki diğer sinema pratiklerini gördükleri yer açısından önemli bir bilgi.

Filmin Yapım Süreci
Filmin yapımı 1966 yılında başladı ve tamamlanması iki yıl aldı. Çekim süresince, Grupo Cine Liberacion (Sinema Özgürlük Grubu) üyeleri gerekli olan çeşitli bilgileri ve belgeleri toplayabilmek için Arjantin'de 18 bin kilometreden fazla yol kat ettiler ve 180 saatlik söyleşiler yaptılar.

Filmin büyük bölümü 16 mm’lik taşınabilir kameralarla çekildi ve sonradan gösterim kopyaları oluşturulurken büyütüldü. Çalışmalar, Arjantin’deki günün siyasal koşulları gereği gizlilik içinde sürdürüldü.

Ekibin tüm üyelerinin konularına, ekipmana, teknik işlemlere vakıf olması hedeflendi. Solanas ve Getino’nun koordine ettiği ekipler hücre tarzı örgütlenmelerle gizlilik koşullarında çekimlerini gerekleştirdiler. Filmde görüşlerine başvurdukları bazı isimler devletin arananlar listesinde ilk sıraları işgal ediyordu. Çekilen filmlerin ülke içinde hareketi, banyolarının yapılması, gösterim kopyalarının oluşturulması aynı koşullarda gerçekleştirildi.

Gösterimler
Film tamamlandıktan sonra Arjantin’de diktatörlük koşullarında gizli gösterimlerle en az 100 bin kişiye ulaştırıldığı tahmin ediliyor. Gösterimler Peronistlerin, sendikacıların, yerel örgütlenmelerin organizasyonunda gerçekleştirildi.

Filmin toplamı 4 saat 20 dakika olduğu için gösterimler bazen tek defada bazen bölümler halinde yapılıyordu. Yapım ekibinin üyeleri mümkün olduğunca gösterimlerde bulunmaya çalışıyorlardı. Gösterim mekanları siyasal sloganların yazılı olduğu pankartlarla, dövizlerle donatılıyor ve gösterim salonu bir eylem alanına dönüştürülüyordu. Filmin izlenmesi sırasında yürütülecek tartışmaları yönetmek üzere bir yönetici görevlendiriliyor ve bu kişi tartışılması gereken durumlarda gösterimi durdurup insanlara söz veriyordu. Amaç izleyicilerin pasif izleyici konumunu ve klasik gösterim düzenini baştan sona değiştirecek devrimci bir pratik oluşturmaktı. Film tartışma konularını açmak ve yanıtların bulunmasını kolaylaştırmak için düzenlenmişti ve siyasal makalelerin keskinliğiyle, izlenimci gözlem ağırlıklı bölümler birbirini takip edebiliyordu. Filmin başında yer verilen Fanon’un “Her seyirci ya korkaktır ya hain sözü ile” ulusal kurtuluşta tarafsız kalınamayacağı vurgusuyla filmin izlenme pratiği arasında da bağ kurabiliriz.

Filmin dili ve gösterimi üzerine Solanas ve Getino’ya kulak verelim.

“La Hora de los Hornos” bir gösteri sineması (cinema spectacle) olarak düşünülmemiştir. Film kendini film olarak reddetmekte ve görmeğe gelenlerin önünde açılmaktadır. Bu şekilde de bir oluşum gerçekleşmektedir. Film orada hazır bulunanlarca geliştirilmekte, tamamlanmaktadır bu hazır bulunanlar tarihin gerçek kahramanlarıdır (yapıcılarıdır) ve film bunlara tanıklık etmektedir. Önemli olan filmin görüntüleri değil, her gösterimde ortaya çıkan canlı durumdur. Kurtuluş savaşının öncüleri olan insanların kendi aralarında gerçekleştirdikleri bir birliktir bu, yani aynı anda hem sinema salonunda bulunan, hem de perdede olan insanların. Böylece bu eylem alanı insanın kendi kurtuluşunu pekleştirdiği bir alan oluvermektedir kişi kurtuluşu için gerekli en uygun hareket üstüne düşünmektedir.

Her gösterimde film yeni sonuçlar elde etmektedir, çünkü her keresinde de değişik kimseler, değişik salon ve değişik zamanlar söz konusudur. Film eylemi oluşturacak bir unsurdur, ama hepsi bu kadar da değildir. Film gösterilerini düzenleyenlere filmin yönetmenlerinin tavsiyeleri vardır Her keresinde salonda oluşan eylemi güçlendirecek, hazır bulunanlar arasında kaynaşmayı, bütünleşmeyi sağlayacak çeşitli şeyler filme eklenebilir. Örneğin salondan olaylara tanıklar çıkartılabilir, gelmiş mektuplar ya da bir rapor okunabilir, şarkı, şiir söylenebilir, canlı bir gösteri yapılabilir, hatta şerefe bir bardak şarap bile içilebilir. Çünkü her şeyden önce önemli olan Oluşum’a hayat vermektir.

Sonuç olarak aslında en ağır koşullarda bile örgütlü aydınların en olumsuz koşulları bile değerlendirebileceğini bir kez daha bu örnekte gördüğümüzü söyleyebiliriz. Sinema yapmanın tek yolunun kapitalist üretim ilişkilerinin koşulladığı üretim yöntemlerinden geçmesi gerekmiyor. Bu kanıtlandı.

Filmin içeriği ve bölümleri hakkında
Fırınların Saati (La Hora de los Hornos – 1968)
Çeviren ve Derleyen: Engin Ayça
Yedinci Sanat, sayı 13, Mart 1974

Yeni sömürgecilik, şiddet ve kurtuluş üzerine belgeler ve notlar:

ARJANTİN 1966-67
“Arjantin sorunu tamamen siyasaldır. Sömürge olmamak için tek çıkar yol vardır, o da iktidarı halka vermektir.”
PERON

“Bizim her hareketimiz emperyalizme karşı bir savaş çığlığı ve insan neslinin en büyük düşmanı olan ABD'ye karşı halkların birleşmesi için bir 'çağrıdır.”
CHE GUEVARA

“Hepimizi ilgilendiren kurtuluş savaşına eğer hep birlikte katılacaksak, burada temiz kalmış eller, masumlar, seyirciler olamaz. Hepimiz ellerimizi toprağımızın batağında ve beyinlerimizin boşluğunda kirletiriz. Her seyirci ya iğrenç korkaktır ya da hain.”
FRANTZ FANON

Filmin birinci bölümü
YENİ SÖMÜRGECİLİK VE SİDDET

Che Guevara’ya ve Latin Amerika’nın kurtuluşu savaşında ölenlere ithaf edilmiştir.

Uzunluğu 95 dakika. 35 mm. Siyah-beyaz.

Arjantin’in bağımlığı üzerine bir giriş olan bu bölüm 13 kısımdan oluşmaktadır. Başlıkları şöyledir:
Tarih - Ülke - Günlük şiddet - Liman şehri - Oligarşi - Sistem - Siyasal şiddet - Yeni ırkçılık - Bağımlılık - Kültürel şiddet - Modeller - ideolojik savaş - Seçim.

Latin Amerika ülkelerinin hepsi gibi Arjantin de bağımlılığın ve emperyalizmin yarattığı kötülüklerle birlikte yaşamaktadır. Halk üzerine uygulanan şiddet her gün olmaktadır ve oldukça da başarıyla gizlenmektedir görünür bir biçimde belirmesine hiç de gerek yoktur, çünkü güçlü bir biçimde vardır zaten. Bunun sonuçları da açlıktır, okuma-yazma bilmemektir, yabancılaşmadır, gerçek ulusal değerlerin yok edilmesidir. Şiddet sözde Barıştır, Düzendir, Normalliktir. Latin Amerika insanı, ne kendi yaşam biçimini, ne de kendi gerçek ölümü seçebilir. Hayat da, ölüm de bu günlük şiddete doğrudan bağlıdır. Latin Amerika ve Arjantin insanı. ancak ve ancak başkaldırarak kendi varlığına sahip olabilir.

Filmin ikinci bölümü
KURTULUŞ YOLUNDA HAREKET ETME

Arjantinlilerin ulusal bilincini doğurtan Peronist proletaryaya ithaf edilmiştir.

Arjantin halkının yakında verdiği kurtuluş mücadeleleri üzerinde tartışmalar, belgeler, notlar.
Uzunluğu 120 dakika, 35 mm. Siyah-beyaz.

Özgül birtakım değerlerin dışında, film ayrıca kışkırtıcı bir unsur ve KURTULUŞ YOLUNDA BİR HAREKET olmak istemektedir.
Gösteri başlamadan önce seyircilere General San Martin’in 1819 yılında halkı, kurtuluşu için mücadeleye çağıran emri dağıtılır. Devrimci marşlar çalmaktadır bir yandan da. Filmin aralarında bir kişi tartışmaları yönetir.
Bir bez üstüne yazılı olanlar HAREKET’in havasını daha bir belirler: HER SEYİRCİ YA İĞRENÇ KORKAKTIR YA DA HAİN - Frantz Fanon.

Bu ikinci bölümün birinci kısmının adı PERONİZMİN GELİŞMESİ (1945-55) dir.
Burada, sömürülen toplumsal sınıfların siyasal hayata ve halk yönetimi (iktidarı) için mücadeleye ilk kez girdikleri 10 yıllık ulusal yaşamı, eleştirel olarak incelenmektedir. Peronist Hareket, Arjantin toplumunun ve aynı durumda olan bağımlı ülkelerin sınırları, koşulları göz önünde tutularak ele alınmaktadır. Hareket, bugün tarihin en büyük gücü diye adlandırılan ÜÇÜNCÜ DÜNYA’nın ilk habercisi olarak gösterilmektedir. 10 bölüme ayrılmaktadır: 17 Ekim - Sözde sol ve Peronizm - Peronizm iktidarda - Peronist iktidarın bunalımı - 16 Haziran 1955 - 31 Ağustos - Ulusal bozgun - Gorillerin bayramı - Kurtarıcı devrimin şiddeti - Diyalog için düşünceler.

İkinci kısmın adı KARŞI KOYMA’NIN GELİŞMESİ’dir.

Burada, filmin ON YILLIK ŞİDDET (1955-65) diye adlandırdığı dönemde Arjantin işçilerinin giriştikleri mücadeleler yansıtılmaktadır. Belirli bilgileri, haberler, söyleşiler (konuşmalar) Karşı koyma’nın en anlamlı eylemlerinin eleştirel incelemeleri izler. Söyleşilerde isimsiz metalürji işçilerinden, işçi Merkezi Genel Sekreterine kadar çeşitli kimseler dinlenir. Şu bölümlerden kuruludur Giriş - Kendiliğindenlik - Gizlilik - 1955-58 olayları - Sendikalar - 1959 olayları - Orta tabakalar ve (entelektüellik) aydın olma - 1960-66 olayları - Fabrika işgalleri - Kendiliğindenliğin sınırları - Bugünkü mücadele - Tartışma başlangıcı.

Hareket tartışmaların son bulmasıyla biter bu bakımdan bunun zamanını hazır bulunanlar saptayacaklardır.

Filmin üçüncü bölümü
ŞİDDET VE KURTULUŞ

Bu Kurtuluş mücadelesinin yarattığı yeni insana ithaf edilmiştir.

Filmin bu üçüncü bölümü de KURTULUŞ İÇİN HAREKET’tir. Kurtuluş biçimi olarak tanık olunanlar, mektuplar, söyleşiler, şiddet konusundaki görüşler incelenir ve yeni yeni şeylerin, mektupların, bilgilerin getirilebilmesi için “açık bir yer” yapılır. Tartışmalar burada da öngörülmüştür. Film, görüntülerin ve “La Hora de los Hornos” marşının kaynaşarak sentezin bir öneriye dönüştürüldüğü sekansla son bulur.

Şu başlıklardan oluşmaktadır: Eski bir şiddet öyküsü - Militan mektupları legalite tuzağı - Cezadan kurtulma (af) - Juli Troxler’le söyleşi - Mektup davranış - Kurbanlar - Mektup savaş - Devrimci ulusçuluk - Juan Jose Hernandez Arregui ile söyleşi - Anlatıcı tarafından okunan bir mektup şiddetimizin haklılığı - Yeni mektuplara, görüşlere, bilgilere açık bir bölüm - Bitiş şarkısı Kurtuluş olarak şiddet.

Filmin Anlamı
“Bizim gibi yeni sömürge bir ülke halkı ne üzerinde yaşadığı toprağın ne de kafasına sokulan düşüncelerin sahibidir egemen kültür kendisininki değildir, tam tersine onun kurbanıdır. Yalnızca ulusal bilince sahiptir ve tek dayanağı da devrimci yetenekleridir. Başkaldırma onun en büyük kültür gösterisidir. Bu bakımdan aydınların burada yapabilecekleri tek şey bu başkaldırmayla birleşmeleri, ona tanık olmaları, onu derinleştirmeleridir.

Latin Amerika’da artık seyircilere. masumlara yer yoktur. Emperyalizmin suç ortağıdır bunların her biri. Ulusal kurtuluş mücadelesine hizmet etmeyen her aydın çalışması düşman tarafından kolayca hazmedilir ve sistem kültürünün kara kuyusunda gömülür gider.
Sinemacı ve bağımlı bir ülke insanı olarak bizim çalışmalarımız ne Evrensel Kültür’e ne sanata, ne de soyutlanmış insana ödün vermeyi kabul eder. Latin Amerikalı ve Arjantinli olan somut insanın ve vatanımızın kurtuluşuna bağlanmayı amaçlıyoruz her şeyden önce.
Büyük uluslardan ayrı olarak, bizim ülkede haberleşme yoktur. Bir sözde haberleşme, yeni sömürgecilere ustalıkla halktan gerçekleri saklatmakta ve onlara hayat hakkı tanımamaktadır. Haberler aramak, tanıklar toplamak, gerçeği ortaya koymak için temeldir ve bu Latin Amerika’da devrimci bir önem kazanır.

Kurtuluş mücadelesine hizmet etmek için ortaya çıkmış bir sinema, normal sinema seyircilerini amaçlamaz, bunun yerine kıtamızın büyük devriminin harika yaratıcılarına yönelir. Amacı ezenlere karşı verilen savaşa yararlı olmaktır, bu yüzden de ulusal gerçek gibi yıkıcı bir sinemadır. Belki pek az kimseye ulaşacaktır, ama onların aracılığıyla daha geniş toplum tabakalarına yayılacaktır. Bu sinemanın estetiği mücadelenin gereksinmelerine ve olanaklarına bağlıdır.

“La Hora de los Hornos” her şeyden önce kurtuluş için bir hareket, sonra da bir filmdir. Suç ortaklarını, seyircileri ya da masumları kabul etmeyen anti-emperyalist bir harekettir. Karşılıklı tartışmaya açıktır ve devrimci istek ve görüşü ve bizim de içinde bulunduğumuz sınırlamaları yansıtır, ama aynı anda her birimizin yüreklerinde dolu bulunan olanakları da verir.”

Mustafa Temiztaş

*Yazının geniş bir versiyonu Yeni İnsan Yeni Sinema Dergisi’nde yayınlanmıştır.