Akdeniz Diyeti ancak gelir düzeyiniz yüksekse işe yarıyor

Bu hafta yayımlanan bilimsel bir çalışma, kalp ve damar hastalıklarından koruyucu özelliği olan Akdeniz Diyeti’nin, medyada yansıtılanın aksine, sadece yüksek ekonomik gücü olan kişiler için olumlu etkisi olduğunu ortaya koydu.
bilimsoL - Ruhan Alpaydın
Pazartesi, 07 Ağustos 2017 11:30

ABD’de televizyon şovları aracılığı ile Amerikalılara sağlıklı yaşam tavsiyeleri sunan Dr. Mehmet Öz, Türkiye’de de sıklıkla gazetelerin sağlık sayfalarında yer alıyor.

Geçtiğimiz günlerde de Sözcü gazetesinde Dr. Öz ile Akdeniz Diyeti (Akdeniz tarzı beslenme) ile ilgili bir söyleşi yapılmıştı [1]. Dr. Öz, söyleşisinde Hem İtalya’nın hem de Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafi bölgedeki Akdeniz Diyeti olarak adlandırılan sebze, meyve ve zeytinyağı ağırlıklı beslenmenin iyi ve sağlıklı yaşam için ideal olduğunu belirtmişti. Dr. Öz, sağlıklı beslenme tarzlarının pahalı olmadığını, günde 1 dolar harcayarak paşa gibi, en sağlıklı yemeklerin yenilebileceğini savundu.

Ancak geçtiğimiz günlerde yayımlanan bir araştırma Dr. Öz’ün dedikleri ile çelişiyor. International Journal of Epidemiology adlı dergide yer alan ve İtalyalı araştırmacılar tarafından İtalya’nın güneyindeki Molisani Bölgesi yaşayanları üzerinde yapılan araştırmada, 35 yaş üstündeki 18 bin 991 kişinin beslenmeleri ve kalp damar sağlıkları 4.3 sene boyunca izlenmiş. Güney İtalya’da Molisani Bölgesi’nde yaşayanlar genel olarak Kuzey İtalya’dakilere göre daha düşük sosyoekonomik düzeye sahip.

Bu deney gurubundaki kişilerde, Akdeniz Diyeti’ne bağlılıkları ve kalp damar hastalıkları arasındaki ilişki incelendiğinde, Akdeniz tarzı beslenmenin kalp hastalıklarına olumlu etkisi sadece yüksek gelir gurubunda görülmüş. Araştırmacılar yüksek gelir gurubu olarak, hane başı gelirin yıllık 40 bin avronun (aylık 13 bin 800 TL) üstüne sahip kişiler olarak niteliyorlar. Diğer iki gelir gurubu, hane başı yıllık gelirinin 25-40 bin avro arasında olduğu orta grup ve 25 bin avronun altında olan düşük ekonomik seviyedeki grup. Bu alt iki gruptaki kişiler için Akdeniz tarzı beslenmenin kalp-damar hastalıklarına olumlu bir etkisi görülmemiş.

PEKİ NEDEN?

4.3 senelik izleme süresince 49’u kalp krizi olmak üzere 256 kalp damar hastalığı tespit edilmiş. Araştırmacılar Akdeniz Diyeti Skoru (MDS) puanlaması ile her bir kişinin Akdeniz diyetine bağlılığını puanlandırmışlar. Bu hesaplamada göre 0-3 arası diyete düşük bağlılık, 4-5 arası ortalama, 6 ve üzeri ise diyete yüksek bağlılık olarak kategorize edilmiş. MDS’deki iki puan artış kalp damar hastalıklarında yüzde 15 daha düşük risk anlamına gelmiş. Ancak bu ilişki sadece yüksek sosyoekonomik grup için doğru olmuş.

Faklı sosyoekonomik gruplardan olan fakat MDS puanları aynı olan kişiler incelendiğinde şu tip beslenme farklılıkları görülmüş: Farklı miktarlarda antioksidan ve polifenol, yağ asiti (İng. “fatty acids”), mikrobesleyiciler (iyot, mineraller, vitaminler gibi çok küçük miktarlarda tüketilen ama kritik olan kaynaklar) alımı; tüketilen besinlerin farklı antioksidan kapasiteye sahip olması, lifli beslenme, farklı oranlarda organik sebze tüketimi ve tam buğday unlu ekmek tüketimi.

Bu araştırma, Akdeniz Diyeti ile kalp damar hastalıkları riski arasındaki ilişkinin farklı sosyoekonomik gruplar arasında değiştiğini gösteren ilk çalışma.

Nitekim, araştırmacıların motivasyonu, görünürde herkese hitap eden Akdeniz tarzı beslenme biçiminin, tam da Dr. Öz’ün de yaptığı gibi, son yıllarda gittikçe daha fazla öne çıkarılması. Araştırmacılar, bu beslenme tarzına bağlılığın ölçülmesinde birçok bilginin ve davranışın dışarıda bırakıldığını ve bunun sonucunda, görünürde aynı yeme-içme rutinini takip etmelerine rağmen farklı sosyoekonomik gruplar arasında büyük beslenme farklarının oluştuğunu gösteriyor.

Kaynaklar:

1. http://www.sozcu.com.tr/2017/gundem/akdeniz-tarzi-beslenin-uzun-ve-rahat...

İlgili makale:

Marialaura Bonaccio, vd.; “High adherence to the Mediterranean diet is associated with cardiovascular protection in higher but not in lower socioeconomic groups: prospective findings from the Moli-sani study”, International Journal of Epidemiology, , dyx145, https://doi.org/10.1093/ije/dyx145, 2017.