Sayfa yolu
Türkiye'deki hızlandırıcı çalışmaları tartışılıyor
Yayın Tarihi: 19.06.2011 , 21:23 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
22 Ocak 2011 tarihinde Türkiye'nin muhtemel CERN üyeliği tartışmalarına dair görüşlerini yayınladığımız Prof Dr Altuğ Özpineci ve Doç Dr Kerem Cankocak'a hitaben Türk Hızlandırıcı Merkezi Uluslarası Danışma Kurulu Başkanı Dr Ercan Alp'in yazdığı mektubu yayınlıyoruz. Konuyla ilgili çeşitli uzman görüşlerine ve siyasi değerlendirmelere önümüzdeki günlerde de yer vermeye devam edeceğiz.
Sayın Dr. Cankoçak ve Dr. Özpineci:
22 Ocak 2011 tarihli soL gazetesinde sizlerle yapılan “Bilim insanları Türkiye'nin CERN'e üyeliğini değerlendirdi” başlıklı bir söyleşide dile getirdiğiniz Türk Hızlandırıcı Merkezi projesi ile ilgili kaygılarınızı okudum. Eminim, sizin kaygılarınızı paylaşan başka bilim adamları, mühendisler, yöneticiler ve öğrenciler de vardır. O nedenle sizlere açık bir mektup yazmak istedim.
Türk Hızlandırıcı Merkezi projesi, bugünkü haliyle, 10 üniversitenin katıldığı bir proje olup, 2006-2013 yılları arasında, ileride kurulması planlanan elektron, proton ve nötron kaynaklarının teknik tasarım detaylarını belirleyen Teknik Tasarım Raporunu hazırlamak, ve bununla ilgili alt yapının hazırlanmasına katkıda bulunacağı inancı ile, bir Kızıl Ötesi Serbest Elektron Lazer’inin yapılmasından ve çalıştırılmasından ibarettir.
Sizin de söyleşilerinizde belirttiginiz gibi, hızlandırıcı yapmak da, çalıştırmak da zordur, ve Türkiye’nin bu konuda fazla tecrübesi yoktur. Türk Hızlandırıcı Merkezi'nin (THM) kurulması 2014-2020 yılları arasında öngörülmekle birlikte, sizlerin de takdir edeceğiniz gibi, hiçbir hızlandırıcı projesi tamamen sona ermez. Ben bir şekilde Türkiye’nin bütün 2000’li yıllar boyunca değişik hızlandırıcılar inşa edeceğine inanıyorum.
Söyleşinizdeki bazı kaygılarınızda haklı olduğunuzu, ancak bazı konularda da yanıldığınızı düşünüyorum. Örneğin, bahsettiğim yazıda size atfedilen “Türkiye'de Ankara Üniversitesi öncülüğünde yürütülen hızlandırıcı projesinin yeterince ciddiyetle ilerlemediği” ve, “kurulacak merkezin teçhizatının yurtdışından satın alınacağını, yalnızca inşa edilen tesiste biraraya getirileceğini, bu nedenle hızlandırıcının gerçek anlamda Türkiyeli araştırmacılar tarafından yapılmış sayılamayacağı” önermesinin ciddi bir dayanağı olmadığı görüşündeyim. Şu anda yapılma aşamasında olan Kızıl Ötesi Serbest Elektron Lazeri projesinin ilk kaynağını oluşturan elektron tabancası, Ankara’da bir şirkete ihale yoluyla yaptırılmaktadır. Keza aynı projenin “Master Oscillator”leri yerel kaynaklar kullanılarak yapılmaktadır. Daha da önemlisi, yerel kaynakların daha yaygın ölçüde kullanılması, projenin uluslarası bilimsel ve teknik danışma kurullarının da tavsiyesi olup, şimdiye kadar yapılan üç toplantıda da bu görüş açıkça ifade edilmiştir.
Sizin daha yakından tanıdığınız CERN’deki hızlandırıcılar da tamamen İsviçre’de değil, Dünya’nın dört bir tarafına dağılmış yüzlerce şirket, binlerce öğrenci, mühendis ve teknisyenin katılımı ile yapılmıştır. Benzeri bir şekilde, Türkiye’deki hızlandırıcılar da, yine değişik ülkelerden temin edilen parçalarla yapılacaktır. Burada belirleyici olan, projelerin kimler tarafından yönetildiği ve yerli endüstriyel ve insan kaynakların yeterince geliştirilmesine özen gösterilip gösterilmediğidir. Sizin kaygılarınızın projeyi bugün yöntenlerce de paylaşıldığını bilmenizi isterim. Aynı şekilde, bu ilk projenin daha bitmesini beklemeden, bütün Türkiye çapında biyoloji, kimya, fizik ve mühendislik alanlarında, çalışmalarında Kızıl Ötesi ışınları kullanan bilim adamlarının katılımı ile düzenlenen bir dizi çalıştay sonucu, deney istasyonlarının detayları belirlenmektedir. Şu anda projenin içinde resmi olarak yer almasalar da Bilkent ve ODTÜ’den bilim adamları da dahil olmak üzere, ciddi bir çaba söz konusudur. Bu bilinci taşıyan ve bunun gereklerini yerine getirmek için çaba gösteren tüm meslektaşlarınızı “hızlandırıcının gerçek anlamda Türkiyeli araştırmacılar tarafından yapılmış sayılamayacağı” şeklindeki sözleriniz eminim üzmüştür.
Aynı şekilde, “Türkiye'de Ankara Üniversitesi öncülüğünde yürütülen hızlandırıcı projesinin yeterince ciddiyetle ilerlemediği” şeklinde ifade ettiğiniz konuya değinmek istiyorum. Türk Hızlandırıcı Merkezi, DPT desteği ile yapılan bir “Yaygınlaştırılmış Ulusal ve Uluslararası Proje” (YUUP) olarak yürütülmektedir. DPT’nin iç ve dış denetim ve inceleme mekanizmalarından geçerek bu desteği hak etmiştir. 2001 yılında başlamış ve değişik hükümetler döneminde destek almış, her yıl yenilenen ve bütçesi belirlenen bir projeyi “yeterince ciddiyetle ilerlemediği” diye karakterize etmek, THM’ye ve bir o kadar da DPT’ye karşı yapılmış, ve bence haksız bir suçlamadır. Bu iddia DPT tarafından desteklenen tüm diğer projeleri de yaralamıştır. THM projesi 2008 yılında, Ankara Üniversitesi Rektörü Sayın Cemal Taluğ’un desteği ve onayı ile iki uluslarası danışma kurulu oluşturmuş, ve bugüne kadar başarı ile bu kurulları zamanında toplamış ve uluslarası standartlara uygun olarak işlerlik kazandırmıştır. Bu Türkiye için çok ciddi bir kazanımdır.
Uluslarası Bilimsel Danışma kurulunda beşi Türk olmak üzere 15 bilim adamı görev yapmaktadır. Bu kişiler: Ercan ALP (Komite Başkanı, Argonne National Laboratory, USA), Behçet ALPAT (INFN Perugia, Italy), David M. ASNER (CLEO, Canada), Swapan CHATTOPADHYAY (Cockroft Institute, UK), Wolfgang EBERHARDT (BESSY, Germany), Eusike J. MINEHARA (JAERI, Japan), Luigi PALUMBO (INFN Frascati, Italy), Ken PEACH (JAI, Oxford University, England), Roland SAUERBREY (FZD, Germany), Zehra SAYERS (Sabancı University, Turkey), Saleh SULTANSOY (TOBB ETU, Turkey), Gökhan UNEL (CERN, Switzerland), Helmut WIEDEMANN (Stanford University, USA), Frank ZIMMERMANN (CERN, Switzerland).
Bu türden projelerde geleneksel olan bir Uluslarası Hızlandırcı Teknik Danışma kurulu da oluşturulmuştur. Burada da Peter MICHEL (FZD, Germany), Hideaki OHGAKI (Kyoto University, Japan), Dieter TRINES (DESY, Germany), Ernst WEIHRETER (BESSY, Germany) ve John DELAYEN (JLAB, USA) görev yapmaktadır.
Bu ekipler şimdiye kadar her 9 ayda bir toplanmış, ve bunların alt komiteleri de gerektiği zaman biraraya gelmişlerdir. Bu komitelerin raporları, hem mevcut durumu analiz etmekte, hem de önümüzdeki dönemde yapılması gerekenleri tüm detayları ile belirtmektedir. Raporların, Türkçe olarak hazırlanan özetleri de diğer proje elemanları ile paylaşılmaktadır. Yine belirtmem gerekir ki, uluslarası komite toplantıları izlemek isteyen herkese açık olarak yapılmaktadır. Komite üyeleri yaptıkları bu görev karşılığında herhangi bir ücret almamaktadır. Gördüğünüz gibi size atfedilen “projenin yeterince ciddiyetle ilerlemediği” görüşü de kanımca gerçeği yansıtmıyor.
Son olarak, izninizle “TAEK'in devlet kurumu olarak bu tür işler için ayırılan bir bütçesinin olduğunu, buna karşılık diğer projenin devletten fon sağlayabilmek için sürekli olarak reklama ihtiyaç duyması nedeniyle gerçek işlevinin ikinci plana düştüğü” şekilde ifade edilen duruma değinmek isterim. THM projesi 2013 yılında sona erince, hepimizin ümidi odur ki, DPT ve Başbakanlık, bu hayati projenin önemini, bunun Türkiye açısından bilimsel bir “GAP: Güneydoğu Anadolu Projesi” olduğunu hissedecek, ve, tıpkı sizin de bahsettiniz gibi, bu projeyi TAEK seviyesine yükseltecektir. Bunu başarabilmek, ve hızlandırıcı teknolojilerinin bir ülke ekonomisine yapacağı katkıları geniş toplum kitleleri ile paylaşabilmek adına yapılan faaliyetleri “sürekli olarak reklama ihtiyaç” duyulması olarak karakterize etmek bence temel bir çelişkiyi gösteriyor. CERN’de “halkla ilişikiler” konusun ne kadar ileri gittiğini siz zaten çok yakından biliyorsunuz. Bu amaçla THM’nin kurduğu Ulusal İstişare Komitesi’nin bir dahaki toplantısında sizleri de görmek eminim THM yöneticilerini çok sevindirecektir.
Ben, 30 yılı aşkın bir süredir hızlandırıcıya dayalı bilimsel çalışmamın, ve ABD, Kanada, Almanya, Fransa, Japonya, ve Ürdün’de değişik rollerde görev yapmış olmanın verdiği tecrübeye dayanarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim. THM projesi, diğer ülkelerdeki benzeri projelerin karşılaştığı zorluklardan ne eksik ne de daha fazla sorunlarla karşı karşıyadır. Bu sorunların çözümü de birlikde elele verip çalışmakdan geçer.
Sizlere CERN ve Türkiye’deki çalışmalarınızda başarılar dilerim. Desteğinize her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğumuzu belirtir ve kaygılarınızı dile getirerek de, bu katkıyı yaptığınızı düşünerek teşekkürlerimi sunmak isterim..
Sevgi ve saygılarımla,
Dr. Esen Ercan Alp,
Argonne National Laboratory, Argonne, Illinois, 60439, USA
THM Uluslararası Danışma Kurulu Başkanı
(soL - Bilim)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.