Microsoft'un 7 günahı: DRM

Microsoft, DRM teknolojisi ile kullanıcılara sanal hapishaneler hazırlıyor
Salı, 01 Eylül 2009 11:28

Son zamanlarda özellikle internetin yaygınlaşması ile Windows ve MacOS gibi telif haklı işletim sistemlerinde, müzik çalarlarda, Bluray ve DVD formatındaki filmlerde, iPhone gibi cep telefonlarında ve oyunlarda kullanılmaya başlanan DRM teknolojisi kullanıcının kendi bilgisayarındaki verileri kullanma özgürlüğünü ayaklar altına alırken, kullanıcıyı tamamen çok uluslu medya ve yazılım tekellerinin güdümüne sokuyor.

Dijital medya (film, müzik v.b.) kullanımının kontrol altına alınmasını sağlayan yöntemlere verilen genel ad olan DRM'in açılımı medya ve yazılım tekelleri tarafından Türkçe'de Dijital Haklar Yönetimi anlamına gelen Digital Rights Management olarak veriliyor. Buna karşılık asıl hedefi kullanıcıyı kısıtlama olan bu teknolojinin açılımının Türkçe'de Dijital Kısıtlama Yönetimi anlamına gelen Digital Restriction Management olarak verilmesi özgür yazılım savunucuları tarafından daha uygun bulunuyor. Özgür Yazılım Vakfı (FSF) Başkanı Richard Stallman, DRM hakkında yaptığı bir yorumda "DRM yapılarının ardında yatan ana fikir bu uygulamaları bize dayatanların karlarını arttırmaktır. Bu kişilerin karları milyonlarca kişinin özgürlüğü ile kıyaslandığında önemsizdir. Kar hırsı, şirketlere, geliştirdikleri teknolojiler üzerinde toplumun kullanımını kısıtlama hakkı vermez" tesbitinde bulunuyor.

Bilgisayarınızda DRM bulundurmak, Microsoft ve Medya Tekellerine, bilgisayarınızda hangi programı çalıştırıp, çalıştıramayacağınıza karar verme, belli bir anda bilgisayarınızın ve yazılımınızın herhangi bir özelliğini kullanıp kullanamayacağınızı belirleme, sizi istemediğiniz halde yeni programlar yüklemek (ve tabi ücretini ödemek) zorunda bırakma ve son olarak da belli programlara hatta kendi özel verilerinize bile ulaşımınızı engelleme olanağı sağlıyor.

Dünyaca ünlü bir kriptografi ve bilgisayar güvenliği uzmanı olan Bruce Schneier, Windows Vista ve içerisindeki DRM uygulamaları için şunları söylüyor "Windows Vista aslında kullanıcının hiç istemediği ve ihtiyacı olmayan bazı özellikler barındırıyor. Bu özellikler bilgisayarınızı daha az güvenli ve güvenilir hale getiriyor, daha az kararlı ve daha yavaş yapıyor. Size bazı teknik destek sorunları yaratmanın yanı sıra, sizi hali hazırda elinizde bulunan donanım ve yazılımı güncelleştirmeye zorluyor. Kullanıcı açısından hiç bir faydası ve anlamı olmayan bu özellikler aslında kullanıcının çıkarlarının aksine çalışıyorlar. Bu özellikler medya tekellerinin buyruğuyla Vista'nın içerisine yerleştirilmiş ve sizin karşı çıkmak için hiçbir şey yapamadığınız DRM uygulamalarının ta kendileridir".

Genellikle kullanıcı, bilgisayarının kullanımı esnasında her hangi bir şey yapmaya kalkıştığında aniden bir mesaj ile karşılaşıp işletim sisteminin bunu yapmak için kendisine izin vermediğini buyurduğunu görüyor. İşletim sisteminin böyle bir denetlemeyi etkin halde yapabilmesi için kullanıcıyı devamlı gözetliyor olması gerektiği için, bu mesaj işlemci ve bellek gibi bilgisayarın kaynaklarının sürekli olarak DRM tarafından sömürüldüğü anlamına geliyor. Microsoft'un Windows Vista işletim sistemini piyasaya sürdüğü zaman, müşterilerine daha güçlü donanımlara ihtiyaçları olduğunu söylemesinin en önemli sebebi olan ve kullanıcı aleyhine işlev yapan bu sanal casusluk etkinliği, son kullanıcı tarafından yazılım ücretinin ödenmesinin yanı sıra aynı zamanda da donanım temini ile de finanse edilmiş oluyor. Satın aldığınız bu donanımlar büyük oranda sizin aslen ihtiyacınız olmayan, bilgisiyarınızın sizi gözetlemek ve kısıtlamak için ihtiyacı olan altyapıyı oluşturmak için kullanılıyor.

Microsoft ve benzer düşünce yapısına sahip firmalar tarafından "Güvenilir Bilgisayar Kulanımı" olarak tanımlanan bu kısıtlamalar aslında bilgisayarınızın size güvenmekten vazgeçip, Microsoft'a güvenmeye başlaması demek oluyor. Son olarak düşünüldüğünde, kullandığınız bilgisayarın komutlarını sizden alması gerekirken, yazılım firmalarının bilgisayarınızı ve yaptıklarınızı sürekli gözetlesi ve kısıtlaması özgürlüğünüze büyük bir saldırı anlamına geliyor.

Medya tekellerinin konuya yaklaşımını en iyi açıklayan örnek belki de 2005 yılının Eylül ayında bir Disney yöneticisi olan Peter Lee'nin The Economist dergisine verdiği mülakatta sarf ettiği bir cümleydi. Lee şunları söylemişti "Eğer tüketiciler ürünlerde DRM olduğunu bilirlerse, daha da kötüsü DRM'in ne olduğunu ve nasıl çalıştığını öğrenirlerse, bu bizim yenildiğimiz anlamına gelir." Bir yıl sonra, Ekim 2006'da başlayan ve FSF öncülüğünde süren DRM'e karşı uyarma ve bilinçlendirme kampanyaları sayesinde sayısız yazılımcı ve son kullanıcı konuya duyarlı hale geldi. Özgür yazılımcıların şu andan itibaren amacı DRM'e karşı bilinçli olma aşamasından DRM'i reddetme aşamasına geçiş yapmak. Özellikle Microsoft, Apple ve Adobe gibi firmaların ısrarlariyle kullanımına ve geliştirilmesine devam edilen bu teknoloji, bilgisayar kullanıcıları için, geniş anlamda ise bütün toplum için tehdit oluşturmaya devam ediyor.

Windows 7 ve DRM
Microsoft'un önümüzde ki günlerde piyasaya sürmeyi hedeflediği Windows 7'nin beta sürümleri incelendiğinde, Windows Vista'dan daha acımasız Dijital Kısıtlama Yönetimi (DRM) uygulamalarına rastlanıyor.

Windows 7'nin katı DRM uygulamaları ilk olarak müzik ve ses işlemlerinde fark edilebiliyor. Ses kartı üzerinden ses kaydı işlemi ya yapılamaz ya da çok büyük ses kalitesi kayıplarıyla yapılabilir hale getiriliyor. Konunun uzmanları kendimize ait bilgisayarımızla kendi istediğimiz ses ve müzikleri kaydetme özgürlüğüne sahip olduğumuz günlerin sayılı olduğu ve ses kartımızın kullanılan bazı yazılımlar ile kasıtlı olarak yavaşlatıldığı öne sürüyorlar.


Bilgisayar kullanıcılarının yazılımları kullanma, kopyalama, özelleştirme, dağıtma ve yazılımların üzerlerinde çalışma hakkını savunma amaçlı kurulan Özgür Yazılım Vakfı (FSF), başlattığı Windows'un 7 Günahı kampanyasıyla Microsoft ve telif haklı yazılım hakkında duyarlılığı arttırmayı hedefliyor.

http://windows7sins.org adresinde başlatılan kampanya, Microsoft'un eğitimden standart belirlemeye, tekel oluşturmadan güvenliğe yedi başlıkta işlediği suçları, yürüttüğü lobi faaliyetlerini aydınlatıyor.
Başlattığımız yedi günlük bir yazı dizisiyle Microsoft'un bu başlıklarda neler yaptığını Türkiye ve dünya özelinde sizlerle paylaşıyor olacağız.

Yarın:[no-glossary] Microsoft'un 7 Günahı - Gizlilik[/no-glossary]