Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Emeğin sağlığı için gece çalışılmaz

Çalışma ortamına bağlı gelişen uyku bozuklukları sonucu, diyabet gibi metabolizma hastalıkları ortaya çıkar. Gece vardiyasında çalışmanın ise sindirimsel yaralara, kalp-damar hastalığı ve gebelik düşüklerine neden olduğuna dair güçlü kanıtlar vardır.

Yayın Tarihi: 16.11.2013 , 16:29 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:05

Eylem Yentürk - soL

Kim ne derse desin, çileli çalışma koşullarını çekilebilir kılan istirahat saatleridir. İnsan doğasına aykırılıkta yetkinleşmiş bu düzen içinde, insanlık her çalıştığı saniyeye lanet eder hale gelmiştir. Buradan, tembel yaratıklar falan olduğumuz anlamı çıkarılmasın. Yanı başımızda mücadele eden Yunan emekçileri boğmaya çalışan yaygın medyanın neler dediğini hatırlayın: Yata yata çalışıyorlar, çok kazanıyorlar! Üstelik bunu Avrupa ülkeleri arasında yıllık çalışma saatleri bakımından en yüksek ülkeye söylüyorlar. Bu kadar aşağılamayı hiçbir emekçi halk kabul etmez, etmedikleri de zaten direnişleriyle görülüyor.

İnsan organizması gündüz saatlerinde uyanık olmak, gece saatlerinde de dinlenme ve uyku dönemi yaşamak üzere bir düzene sahiptir. Günlük dizem (sirkadyen ritim) adı verilen bu mekanizma, 24 saatlik dilime göre ayarlı biyolojik saat tarafından kontrol edilir. Gündüz çalışması, hem toplumsal saat düzeniyle (eğitim, eğlence ve dinlenme olanakları) hem de biyolojik saat düzeniyle uyum içindedir. Ancak “vardiyalı çalışma”, her iki saat düzeniyle de çatışmaktadır.

Patron uyusun, işçi çalışsın
Çalışma saatlerinin düzenlenmesine yönelik çabayı, ilk kez 1833 yılında Birleşik Krallık’ta görüyoruz. O yıllarda mesai saatleri 05.30 ile 20.30 arası olarak belirlenmişti. İşçi hareketleri gece çalışmaya karşıydı, yasaklanmasına yönelik etkili eylemleri oldu. Çok sonraları Marx’ın kapitalizm çözümlemeleri meseleyi doğru kuramsal hattına oturttu. Marx’a göre “günün 24 saati boyunca emeğe el konulması, kapitalist üretimin kaçınılmaz eğilimi” dir. İşçi sınıfı, 1917 yılında Sovyetler’in kurulmasıyla Lenin önderliğinde, çalışmanın “4 saati geçmemesini” ve “akşam 8, sabah 6” arasında yasaklanmasını hayata geçirmiş oldu. Ekim Devrimi, gün ışığına hasret işçilerin ancak mücadele ederek güneşlerini yaratabileceklerini tüm dünyaya göstermesi bakımından hâlâ günceldir.

Bu toprakların tarihsel ilerlemesi, Mustafa Kemal ve arkadaşlarının kurduğu Cumhuriyet ise 1921 tarihli ILO’nun (Milletlerarası Çalışma Örgütü) 1 No’lu sözleşmesini bugüne kadar imzalamadı. Böylece çalışma süresini günde 8 saat, haftada 48 saatle sınırlandırmaya izin vermeyerek, kurucu iradenin sermaye yanlısı tutum takınacağını, o yıllarda ilan etmiş oluyordu.

Uyku tehir edilmez, telafi edilir
Biyolojik saatimiz, aydınlık-karanlık döngüsüne göre ayarlıdır. İç salgıyla (hormon) paralel olarak organizmanın uyanıklık ve uyku dönemleri olur. Doğal şartlarda bir kişinin günde 6-9 saat uyku uyuması gerekir. Vardiyalı çalışan işçiyi ele alırsak, günde nadiren 5-6 saatten fazla uyur, sonuçta yedi gece sonunda toplam uyku açığı 15-20 saati bulabilir. Bu açığı telafi etmek için ise en az 48 saat çalışmaması gerekmektedir. Ne acıdır ki, patronlar üretimsiz geçecek bu duruma bile rıza göstermezler.

Vardiyalı çalışanlarda sıklıkla beslenme bozukluğu, kolesterol yüksekliği, yüksek kan basıncı, şişmanlık ve kalp damar hastalıkları görülür. Çalışma ortamına bağlı gelişen uyku bozuklukları sonucu iç salgı dengesi etkilenerek, diyabet gibi yapımyıkım (metabolizma) hastalıkları ortaya çıkar. Gece vardiyasında çalışmanın sindirimsel yaralara (peptik ülser), kalp-damar hastalığı ve gebelik düşüklerine neden olduğuna dair güçlü kanıtlar vardır.

Gece vardiyasında çalışanların üçte ikisi, çalıştıkları süre içinde istem dışı uyuyakaldıklarını ifade etmektedir. Uyuklama durumu sabah saatlerinde (05.00-07.00 arası) en fazla hissedilir. Ayrıca bu saatler, iş güvenliği ile verimliliğin en az olduğu saatlerdir, kaçınılmaz olarak iş kazaları meydana gelir. Tüm bunlara rağmen diyabet hastaları, uyku yapıcı ilaç kullananlar ve gebelerin gece çalışması, sağlık yönünden kesinlikle sakıncalıdır.

Karar verme yetisine müdahale
Kıtalararası uçak yolculuklarına has bir yorgunluğa (jet lag) benzer belirtileri her gün yaşayan büyük bir halk kitlesi var. Belli ki kişilerin sağlıklı karar verme yetisini bozacak her düzenleme iktidarın ömrünü uzatmaktadır. AKP hükümeti, biraz bu sebepten, İş Kanunu’nda “gece çalışması nedeniyle sağlığının bozulduğunu raporla belgeleyen işçiye işveren, mümkünse gündüz postasında durumuna uygun bir iş verir” maddesini, 2013 yılında yürürlükten kaldırdı. Daha doğru bir ifadeyle, emeğin sağlıklı olma hakkını gözetenler iktidarı alana dek kaldırmış oldu.

Çalışma saatlerinin düzenlenmesi
Vardiyalı çalışmanın kaçınılmaz olduğu toplumsal hizmetler (sağlık, enerji sektörü gibi) için başlıca öneriler:

•06.00’da başlayanlar yerine, 07.00’de başlayan vardiyaları tercih etmek.
•Vardiya sistemindeki değişimler arasında en az 48 saat süre bırakmak.
•Vardiyaları kendi içinde bölmekten ve 8 saatten uzun süreli çalışmaktan kaçınmak.
•Gece çalışması hastalığı nedeniyle uygun olmayan işçileri, gündüz yapılan çalışmalarda istihdam etmek.
•Uykudan önce kafein ve alkol kullanımından kaçınmak.
•Uyumak için rahat ve sessiz bir yer temin etmek, yatak odalarının mümkün olduğunca ılık ve karanlık olmasını sağlamak.
•Uyku öncesinde kitap okumak, ılık bir duş almak ve egzersiz yapmak.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.