Sayfa yolu
Bilim insanları etki çarpanına başkaldırdı
Yayın Tarihi: 21.05.2013 , 20:55 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:56
Bilim insanları, bir araştırmacının niteliğinin, makalelerinin nerede yayınlandığı değil, makalelerin içeriği tarafından belirlenmesi gerektiğini vurguladılar.
Thomson Reuters adlı uluslararası şirket tarafından bilimsel dergiler için hesaplanan etki çarpanları (İng. impact factor), bir derginin ne kadar atıf aldığına göre derginin alandaki "önemini" tahmin ediyor. Bu istatistik 1950'lerde kütüphanelerin hangi dergilere abone olacaklarına karar vermelerini kolaylaştırmak için hesaplanmaya başlanmıştı.
Buradan, bilim insanlarının yayınlarının yayın yaptıkları makalenin etki çarpanına göre değerlendirilmesi pratiği doğdu. Örneğin bir araştırmacının işe alınması veya araştırma desteği başvurusunun incelenmesi süreçlerinde, keza bir araştırma kurumunun üretiminin değerlendirilmesinde, yapılan yayınların içeriğine ve etkisine değil, etki çarpanı yüksek dergilerde yayın yapıp yapmadıkları kıstas alınmaya başlandı.
Buna tepki olarak, ABD Hücre Biyolojisi Derneği (ASCB) üzerinden örgütlenen bir grup bilim insanı geçen hafta yaptıkları basın açıklamasında etki çarpanının, "araştırmanın nasıl yapılması, sunulması ve mali olarak desteklenmesi" süreçlerini çarpıtan bir tür "takıntı"ya dönüştüğünü vurguladılar.
Açıklamada, örnek olarak Hindistan ve Çin gibi bazı ülkelerde etki çarpanının genç araştırmacılar tarafından aşırı önemsendiği ifade edildi.
Öte yandan gelişmiş ülkelerde de araştırmacıların makaleleri nerede yayınlandıklarına göre değerlendirdikleri biliniyor.
Açıklamada, etki çarpanının araştırma raporlarıyla derleme makaleleri birbirinden ayırmadığı ve yoğun atıfta bulunulan birkaç makalenin ortalamayı yukarı çekebildiğine işaret ediliyor.
Etki çarpanının bir sorunu da farklı bilimsel alanlar arasında ayrım yapmaması. Örneğin genetik alanında yapılan yayınlar çok olduğu için genetikle ilgili makalelerin atıf oranı yüksek oluyor. Ekoloji az çalışılan bir alan olduğundan, ekoloji makalelerinin atıfları düşük oluyor. Bu durumda bilimsel dergi editörleri, etki çarpanlarını yüksek tutmak için genetik makalelerini yayınlamayı, ekoloji makaleleri yayınlamaya tercih edebiliyorlar.
Grup, geçtiğimiz Aralık ayında San Fransisko Araştırma Değerlendirmesi Deklarasyonu (San Francisco Declaration on Research Assessment DORA ) başlığı altında hazırlanan ve 15 Mayıs tarihinde internette yayınlanan belgede "bilimsel üretimin doğru ölçülmesi ve makul şekilde değerlendirilmesi zorunludur" dedi.
Belgede araştırmacı topluluğunu, araştırma destekleri, işe alma ve yükseltme süreçlerinde etki çarpanlarından kurtulmaya çağırdı.
Belgeye imza verenler arasında ABD'nin başlıca temel bilim yayınlarından Science dergisinin editörü Bruce Alberts, yine ABD'nin başlıca tıp araştırmaları destek kurumlarından Howard Hughes Medical Institute ve İngiltere'den Wellcome Trust yer aldı.
ASCB Yürütme Müdürü Stefano Bertuzzi bilim topluluğunda alışkanlıkların bir günde değişmeyeceğini söylerken, yine de değişim sinyalleri olduğuna işaret etti.
Örneğin ABD Ulusal Kanser Enstitüsü Müdürü Harold Varmus'un verdiği bilgiye göre artık araştırma desteği için başvuran bilimcilerden yalnızca makalelerini sıralamaları değil, en önemli çalışmalarını özetlemeleri istenecek.
ABD Ulusal Bilim Fonu da (National Science Foundation) araştırma destek başvurularında yayınların yanı sıra üretilen veri kümelerinin de sıralanması öneriyor.
Türkiye'de araştırma desteği başvurularında etki çarpanı önemli olsa da Batı ülkeleri veya Çin gibi bilimsel açıdan daha ileride ülkelerdeki kadar öncelikli değil. Öte yandan Türkiye'de araştırmacıların üretimlerini ölçmede kullanılan yayın sayısı kriteri de en az etki çarpanı kadar sorunlu olabiliyor.
BilimsoL ekibi hazırladı.
facebook.com/BilimsoL
twitter.com/BilimsoL
Kaynak:
Jocelyn Kaiser, "In 'Insurrection,' Scientists, Editors Call for Abandoning Journal Impact Factors", Science News, 16 May 2013
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.