5 sonuçtan 1 - 5 arası gösteriliyor
Pazartesi, 16 Ekim 2017 13:30
Ulvi İçil

Nâzım’ın romanı, 2013 yılında, Rusya’da, sonundaki şiirde “Komünistim” dizesiyle yayımlanmış.

Türkiye’de, “Emekçiyim” dizesiyle yayımlanırken yapılmış bu.

Ve 2013 Rusya basımında şiirin tamamı,  tıpkı Fransa 2002 basımında yapıldığı gibi, kitabın arka kapağına taşınmış:

Komünistim,

Sevdayım tepeden tırnağa,

              sevda: görmek, düşünmek, anlamak,

Salı, 22 Ağustos 2017 14:36
Murat Akgöz

Dağınık saç, kirli sakal, - içi içine sığmadığından olacak – içinde zor duruyormuş gibi göründüğü dar bir ceket, ters ışık, film afişleri ve bir parmak havada konuşuyor ve bu imaja o efsunlu, alaylı ses tonu da bir kalenderlik ekliyor: “Recep İvedik aaacayip yalnız bir adamdır, o yüzden derindir, annadın mı?...” 

Cuma, 09 Haziran 2017 12:30
Kaya Tokmakçıoğlu

Roland Barthes bir zamanlar “Gangsterler ve tanrılar konuşmaz, kafalarını sallarlar ve ne olacaksa olur” demişti. Cumhuriyet tarihimizde de buna benzer bir süreç yaşandı ve hâlâ yaşanmaya devam ediyor. Türkiye aydın hareketinden bahsediyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin sınıfsal karakterinin Türkiye aydın hareketine biçtiği rolden.

Pazar, 19 Mart 2017 12:30
Gülcan Beyaz

“...Soracaksınız: Şiiri neden

düşleri anlatmıyor, yaprakları
ve büyük yanardağlarını anayurdunun?...”

Perşembe, 12 Ocak 2017 09:45
Emre Fidan

Aydınlanmanın ne olduğunu tek cümleyle anlatmamı isteseler sanırım Kant'ın, zaten başlığı da “Aydınlanma Nedir?” olan, o ünlü makalesindeki tanımı yapardım; aklını kullanma cesaretini göstermek.  Aydınlanmanın bu en özlü anlatımını Taylan Kara'nın İzmir Nâzım Hikmet Kültür Merkezi'ndeki konuşmasının kaydını [1] izlerken hatırladım.