16 sonuçtan 1 - 15 arası gösteriliyor
Salı, 12 Nisan 2016 02:00
Nevzat Evrim Önal

90’ların en önemli şarkılarından biri Depeche Mode’un “Personal Jesus” parçasıydı*. Şarkı, “kimsesiz ve yapayalnız” insanlara “dualarınızı duyacak, umursayacak, size özel, kişisel bir İsa” olma vaadi üzerineydi.

Salı, 05 Nisan 2016 01:30
Nevzat Evrim Önal

Ülkenin emeğiyle geçinen insanları olarak şunu hiç tereddütsüz söyleyebiliriz: İslamcılar bu topluma yapışmış asalaklar. Topluma hiçbir faydaları yok; ondan besleniyor ama ona değer katmıyor ve zayıf düşürüp sağlığını bozuyorlar. Bugün ortadan kalksalar toplum zarar görmez, ama her gün emip tükettikleri büyük miktarda toplumsal kaynak faydalı işler için kullanılabilir.

Salı, 19 Nisan 2016 02:00
Nevzat Evrim Önal

Bu hafta müsaadenizle köşeyi Türkiye sinemasında yıllardır çekilmiş en önemli filmlerden biri olduğunu düşündüğüm Yolculuk’a ayıracağım.

Salı, 12 Nisan 2016 02:00
Oğuz Oyan

CHP üzerine daha az yazmak istiyorum. Ama olaylar zorluyor. Umarım bundan sonra daha az gerek duyarım. Türkiye uçurumun kenarını da aşarak uçurumun ilk kademesine düşmüş (İslamcı faşizmin ilk evresine geçmiş) olmasa belki bu gereklilikler doğmayacaktı.

Pazartesi, 18 Nisan 2016 01:15
Osman Çutsay

İlk bakışta mülteci koruması gibi görünüyor, demek ki, iş “mülteci düşürmesine“ kadar varabilir. Neyse...

Perşembe, 28 Nisan 2016 01:15
Ahmet Çınar

Gaf mı?

Dil sürçmesi mi?

Gündem değiştirme hamlesi mi?

Çarşamba, 13 Nisan 2016 06:45
Burak Cop

AKP iktidarının İsrail ile itişip kakışmasının tarihi çok da eski sayılmaz.

Fiilen Batı Şeria ve Gazze Şeridi diye ikiye bölünmüş Filistin’in Gazze kısmında 2006’da yapılan seçimi İslamcı Hamas kazanınca İsrail buraya abluka uygulamaya başladı. Aynı sıralarda da AKP ile Hamas arasında sıcak ilişkiler kuruldu.

Salı, 05 Nisan 2016 01:45
Orhan Aydın

Suriye’den gelmiş iki meslektaşımla sohbet edince, savaşın acımasızlığının insan yüreğinin kaldıramayacağı bir boyutta olduğunu bir kez daha yaşadım.

İnsanlar toplu mezarlara kesik başlarıyla, omuzlarından koparılmış kollarıyla gömülüyorlar!

Halklar umarsız, savunmasız, 2-3 yaşındaki çocuklar çöllerdeki milyonlarca kum tanesi gibi çaresiz.

Pazartesi, 11 Nisan 2016 01:00
Kemal Okuyan

“Ahmet Bey, bir imza verir misiniz…” Tek kişi olsaydı, yanılıyorum sanırdım, iki türbanlı genç kadındı bana seslenen ve ben Ahmet Bey olmamama rağmen bir şeyler demek zorundaydım. “Ne münasebet” diyebilirdim, hiç de nazik olmayacaktı, “karıştırdınız sanırım, ben Ahmet değilim” diye düzelttim yaratacağım hayal kırıklığına aldırmaksızın. Anlamış lakin şaşırmıştım Ahmet Hakan’a benzettiklerini.

Salı, 26 Nisan 2016 02:30
Orhan Aydın

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin ‘Türkiye, Suriye’ye yönelik tüm saldırıları durdurmalıdır’ kararı alması, ardından ABD ziyareti fiyaskosu ve AB’nin son raporu karizmanın çizildiğinin açık belirtisidir.

Pazartesi, 25 Nisan 2016 01:00
Osman Çutsay

Ne diyeceğiz? Almanya Başbakanı Merkel’in cumartesi öğleden sonra apar topar Türkiye’ye gelip Başbakan Davutoğlu ile görüşmesini, bir tür cephe teftişi yaparken mülteciler için gönderilecek milyarların nereye harcanacağının kuruş kuruş takip edileceği mesajını vermesini ve hemen ardından da ülkesine dönüp, yani 10-12 saat falan sonra, ABD Başkanı Obama’yı karşılamasını nasıl tanımlayacağız?

Çarşamba, 20 Nisan 2016 01:15
Ahmet Abakay

Bu CHP var ya.

Hiçbir şeyden korkmadı “sol” dan korktuğu kadar.

Bu anlayışı yıllarca Genel Başkan olarak Baykal yürüttü. Bir genel kurul sonrası, parti yönetimini Alevilerden ve Kürtlerden temizlemekle övünmüştü.

Daha kısa süre önce de RTE’nin emriyle Türkiye’nin Suriye topraklarını, Halep’i bombalamasını şu sözlerle savunmuştu:

Salı, 19 Nisan 2016 01:45
Oğuz Oyan

"Eyleme geçmiş cehalet kadar ürkütücü birşey yoktur" diyordu Bertold Brecht.

Bu bize Kahramanmaraş'ı, Çorum'u, Sivas'ı tarif eder. Ama bunlarla sınırlı değildir; Türkiye'de cehaletin şahlandığı ve içerden-dışardan kolayca manipuüle edildiği örnekler çoktur ve Osmanlı'yı da katarsanız saymakla bitmez.

Peki bundan daha ürkütücü olan nedir? Cehaletin iktidar olmasıdır.

Cumartesi, 09 Nisan 2016 08:45
Aydemir Güler

Yine bir sabah, bu kez de Mimar Sinan öğrencilerinin kapısı çalındı. Güneş henüz doğarken kafasında kar maskesi, elinde tabancayla bir öğrencinin evi neden basılır? Hele bu öğrencilerin “teröristliğine” tanıklık edenlerin iler tutar bir tarafı yoksa.

Perşembe, 07 Nisan 2016 09:00
Kemal Okuyan

Buna bir yönetme krizi denebilir. Birden fazla unsuru olan bir kriz…

Pages