19 sonuçtan 1 - 15 arası gösteriliyor
Salı, 06 Eylül 2016 01:00
Nevzat Evrim Önal

Bir durum tespitiyle başlayalım: Bir ülkede bir kararnameyle 15 üniversite kapatılabiliyor, bir başka kararnameyle 2346 (yazıyla: iki bin üç yüz kırk altı) akademisyen meslekten ihraç edilebiliyorsa, o ülkede üniversite ölmüş demektir.

Salı, 27 Eylül 2016 01:15
Nevzat Evrim Önal

Pek önemlidir empati. İletişim uzmanları öve öve bitiremez, insan ilişkilerinde her sorunun mucizevî çözümü olduğunu söylerler. Hatta bazıları daha da coşup uygarlığın kurtuluşu olacağını iddia eder: Herkes kendisini karşısındakinin yerine koysa, kimse kimseyi ötekileştirmese, hayat bayram olsa…

Ama çatlak sesler de var. Örneğin Bertolt Brecht diyor ki “empati faşizmin erdemidir.”

Salı, 20 Eylül 2016 01:00
Nevzat Evrim Önal

Geride kaldığına göre, tartışabiliriz: Kurban Bayramı’nda, uygarlıktan biraz nasibini almış herkesin (kavurmayı çok sevenlerimizin bile) tüylerini diken diken eden bir uğursuzluk var. Nedir?

Pazartesi, 12 Eylül 2016 23:45
Nevzat Evrim Önal

Bu topraklarda, bilhassa da iktidarın kararsızlaşıp siyasi mücadelelerin şiddetlendiği dönemlerde ay yıldızlı bayrağın siyasetteki yeri, sahanın ortasında tek bir bayrağın olduğu ve her takımın o bayrağı kendi kalesine dikmeye çalıştığı bir "capture the flag" oyununa benzer.

Salı, 23 Ağustos 2016 01:30
Nevzat Evrim Önal

Ne kadar acı ve ne kadar çok şey anlatıyor: Gaziantep’te bir düğüne yapılan intihar saldırısında kullanılan intihar bombacısı bir çocuk. Kelimenin tam manasıyla “kullanılan” çünkü memleketin her konuda tam yetkili ama her türlü sorumluluktan azade cumhurbaşkanından öğrendiğimize göre bu çocuk “10-12 yaşlarında.”

Ve hala bu karanlığın üstü yayın yasaklarıyla örtülmeye çalışılıyor.

Salı, 30 Ağustos 2016 01:00
Nevzat Evrim Önal

30 Ağustos ve 4 Eylül; Kurtuluş Savaşı’nın kazanıldığı gün ve Turan Dursun’un katledildiği gün…

Bu ikisini bağlayarak Türkiye tarihini okuyabileceğimizi düşünüyorum. Gelin, deneyelim.

Salı, 12 Temmuz 2016 01:00
Nevzat Evrim Önal

Geçen hafta islamcı ideolojinin yoksul emekçiler arasında nasıl yaygınlaştırıldığını tartışmış ve bu hastalığı yayan başlıca taşıyıcıların esnaf olduğunu savunmuştuk. Bu hafta ise kadrajı kendimize çevirip, milliyetçi ve liberal ideolojilerin laiklik ve çağdaş yaşamdan yana emekçilerin aklına nasıl bulaştırıldığını inceleyeceğiz.

Salı, 05 Temmuz 2016 01:00
Nevzat Evrim Önal

İnsanları özel mülkiyet düzenine bağlayan düşünceler ağına bir bütün olarak “egemen ideoloji” diyoruz. Öyle bir ağ ki bu, Maslak’ta plazada çalışan beyaz yakalıyı da, Tofaş fabrikasında çalışan güvenceli işçiyi de, o fabrikaya parça üreten yan sanayide kayıt dışı çalışan işçiyi de, atatürkçü felsefe ve islamcı din öğretmenini de düzene bağlıyor.

Salı, 26 Temmuz 2016 00:45
Nevzat Evrim Önal

Aziz Nesin’in bir kitabına isim de veren olağanüstü öyküsü 1962’de yayınlandı ve elli küsur yıldır güncelliğini yitirmedi. Siyasetin sertleştiği, gericilik, baskı ve şiddetin yaygınlaştığı her dönemde memleketin batı hayranı, bireysel özgürlüğüne düşkün, eğitimli insanları koro halinde “biz adam olmayız” şarkısını söylüyor.

Salı, 28 Haziran 2016 01:00
Nevzat Evrim Önal

Çok temel bir sorunumuz var, düşmanı yenemeyeceğimize öyle inandık ki, zayıflıklarını üzerine gidilmesi gereken zaaflar değil, dalga geçilip rahatlanılacak komiklikler olarak görüyoruz.

Salı, 07 Haziran 2016 00:00
Nevzat Evrim Önal

Sevgili Şule’nin son yazısını okuyunca çok heyecanlandım, zira aynı dertten muzdaripmişiz. Ben de bir süredir yaygın bir Orwell ve 1984 goygoyu gözlemliyordum. Bu yüzden ergenlik yıllarımda ite kaka okuduğum kitabı politik bir gözle tekrar okuma ihtiyacı hissedip, eleştirel notlar almıştım.

Salı, 14 Haziran 2016 01:15
Nevzat Evrim Önal

Başlık kinaye değil. Ben ortaokul ve liseyi Beşiktaş Atatürk Anadolu’da okudum ve din derslerimizin hemen hepsine giren öğretmenin adı Recep’ti. Nasıl matematik hocası “matematikçi” idiyse, Recep de “dinci”ydi ve nasıl bir hocamızın lakabı “Komando” idiyse, Recep’inki de “Yobaz”dı.

Salı, 17 Mayıs 2016 01:15
Nevzat Evrim Önal

Şahsen tanıma fırsatım olmadı Türkan Hoca’yı. Sadece bir kez, bir başka pırıl pırıl aydınlanma kadınının, sevgili hocam Türkel Minibaş’ın cenazesinde gördüm. Üç ay sonra o da aramızdan ayrılacaktı. On yedi yıldır kanserle mücadele ediyordu ve herkes sağlığının iyi olmadığını biliyordu. Geldiğinde “Türkan Saylan geldi” diye, saygılı ama şaşkınlık belirten fısıldaşmalar olmuştu.

Salı, 31 Mayıs 2016 01:00
Nevzat Evrim Önal

Başlarken not: Bu yazı, Murat Uyurkulak’ın son kitabı Merhume’nin bir eleştirisi olarak okunabilir; değildir.

Salı, 12 Nisan 2016 02:00
Nevzat Evrim Önal

90’ların en önemli şarkılarından biri Depeche Mode’un “Personal Jesus” parçasıydı*. Şarkı, “kimsesiz ve yapayalnız” insanlara “dualarınızı duyacak, umursayacak, size özel, kişisel bir İsa” olma vaadi üzerineydi.

Pages