16 sonuçtan 1 - 15 arası gösteriliyor
Pazartesi, 22 Haziran 2015 08:15
Osman Çutsay

Türk sağı, isteyen küçüğünü ve büyüğünü de ekleyerek “Türk burjuvazisi” diye tamamlayabilir, gerçekten hırsız, hain ve inanılmaz boyutlarda ahlaksızdır.

Cuma, 05 Haziran 2015 17:15
Aydemir Güler

1970’lerin ortalarından bu yana seçimlere tanıklık ettim. Marksist olduğum ilk zamanlarda, daha sıcaklığı yaşanan Ecevit dalgasının çok da menem bir şey olmadığını öğrendim. O yükseliş şeriatçıları hükümet ortağı yapmış, kısacık bir süreye çok tartışmalı bir savaş sokuşturmuş, sonra da memleketi kolay kolay geri çevrilemez bir sağ koalisyonlar dönemine teslim etmişti.

Pazartesi, 01 Haziran 2015 08:45
Osman Çutsay

Sezar’ın hakkı Sezar’a… Şu TIR’lara yüklü gizli silahların fotoğrafları falan elbette önemsiz değildi, biraz daha açığa çıktı ve beklenen oldu: Batı’da ise tık yok. İyi mi?

Cumartesi, 06 Haziran 2015 10:00
Erhan Nalçacı

Burjuvazi; tarihin kritik dönemlerinde devrime önderlik eden ve kendilerine zarar veren devrimcilere karşı kinini hiç unutmaz. Bu kin gütme tarih yazımına ve biyografilere yansır. Jean Paul Marat’nın ne şarlatanlığı, ne deliliği, ne de kan içiciliği kalmıştır.

Perşembe, 04 Haziran 2015 08:15
Aydemir Güler

Solun türleri var tabii. Ama bize göre, sol aydınlanmacıdır, kamucudur, yurtseverdir, eşitlikçidir, özgürlükçüdür… Çerçevenin dışında kalanlar otomatik olarak solculuktan ayrılmış sayılmıyorlar. Ama solculuğun yukarıdaki değerleri barındırdığını reddedenin işi hayli zor oluyor.

Salı, 02 Haziran 2015 08:30
Kemal Okuyan

Tam da bunu, AKP iktidarının sermaye ve gericilik adına bir buzkıran olduğunu, yolu açacağını ve ardından o güzergâhın normalleştirilmeye çalışılacağını söylüyorduk. 2015 Genel Seçimlerinin, günlük soL’un büyük bir isabetle dün “Efendiler biraz ciddiyet” diye manşete taşıdığı tuhaflıklarının kaynağında bu vardır: AKP’siz AKP rejiminin topluma alıştırılması.

Cuma, 19 Haziran 2015 08:15
Mesut Odman

Tamam, az buz uzun dönem değildir, en başında doğan çocuklar şimdi boyumuzla bir oldular, okuyup yazar, olmadık sorular sorar oldular.

Çarşamba, 10 Haziran 2015 08:15
Kemal Okuyan

“Pişman mısınız” diye soruyorlar.

Akıntıya karşı kürek çektiğimiz için...

Doğru bildiğimiz yolda yalnız da olsa yürüme kararlılığı gösterdiğimiz için...

AKP rejimini farklı aktörlerle yenileme girişimlerini teşhir ettiğimiz için...

“Seçimle bir şey olmaz, bu düzen değişmeli, düzenin değişmesi için örgütlü mücadele yükseltilmeli” dediğimiz için...

Pazartesi, 15 Haziran 2015 08:30
Osman Çutsay

Türk kültür endüstrisi, hadi kısaca medya diyelim ve “her türden dinci veya dinsiz liberal satıcı” diye de ekleyelim, 35 yıllık büyük koalisyon deneyiminin devamından yana. Demek ki, Türkiye’nin varlığını sürdürmesi için sermaye sınıfı, 35 yıllık iktisat ve toplum siyasetlerinin yeni bir versiyonunu sahnelemek gerektiğini düşünüyor.

Perşembe, 18 Haziran 2015 13:15
Aydemir Güler

Seçim tek başına seçim değildi. Hiçbir zaman değildir aslında ve bu kez de olmadı.

Seçimleri önemli kılan oy da değildir. Oyun kullanıldığı ortam bir mücadele ve operasyon sahasıdır. Haziran 2015 seçimlerinden önce ülkenin ideolojik-politik haritasına yönelik çok kapsamlı bir müdahale organize edildi.

Cumartesi, 27 Haziran 2015 08:15
Erhan Nalçacı

Stefan Zweig neden Fransız devrimini anlatmak için Marie Antoinette’i ve Josephe Fouche’yi seçmiştir bilmiyorum. Örneğin Ekim Devrimini anlatmak için Kerenski veya Çar 2. Nikola’yı mı seçerdiniz, yoksa Lenin’i veya Krupskaya’yı mı? Bu seçim sınıfsal bir tercihin ürününe benziyor.

Perşembe, 25 Haziran 2015 09:00
Kemal Okuyan

Başkansız yapamayız; daha yedisinde sınıfa başkan seçer, sonrasında ölünceye kadar onlarla yaşarız. Akla gelebilecek her yere şef, müdür, amir kondurur, birbirimizi onurlandırırız. Aileye bile reis yakıştıran bir toplumuz, Meclis'i başkansız bırakmayız.

Perşembe, 11 Haziran 2015 08:00
Aydemir Güler

Türkiye’nin karşı-devrimci kaynakları milliyetçi faşizm ve şeriatçı İslamcılıksa, bu ikisinin yüzde 57 oy oranı yakaladıkları bir seçim nasıl toplumu rahatlatıyor?

Cuma, 26 Haziran 2015 08:00
Aydemir Güler

soL portal’daki iki çevirinin bize ne söylediğine dikkat çekmekte yarar var. Biri İspanyol Podemos partisinin lideri Pablo Iglesias’ın New Left Review’da yayınlanan söyleşisiydi.

Pazartesi, 08 Haziran 2015 08:30
Osman Çutsay

Başkaları ne der, bilemeyiz, herkes her şeyi söyleyebilir. Söyleyecekler ve söylüyorlar zaten. Ama bir şeyin değişeceğini sanmıyoruz: Türkiye solu dün tarihinin en büyük tasfiye operasyonundan, bir müfreze hariç, neredeyse sıfırlanarak çıktı. Bizler değil, kazandığını ve pek doğru bir siyasi karar aldığını düşünenler sıfırlandı.

Pages