8 sonuçtan 1 - 8 arası gösteriliyor
Cuma, 27 Mart 2015 08:15
Efe Peker

Son iki yazımda, Türkiye’de kendini solda tanımlayan kesimlerin din ile olan ilişkisinin iki uç arasında savrulduğunu ileri sürmüştüm.

Pazar, 01 Mart 2015 09:45
Özkan Öztaş

Ken Loach tarafından beyaz perdeye aktarılan İrlanda İç Savaşını anlatan Özgürlük Rüzgârı filminin bir sahnesi çok kritiktir. Filmin o sahnesinde, ülkeyi terk eden İngiliz askerlerinin ardından yürüyen İrlandalı direnişçilerin altına imza attıkları metinde ülkenin bayrağı dışında değişen herhangi bir şey yoktur.

Pazar, 22 Mart 2015 08:45
Özkan Öztaş

Geçtiğimiz gün rast geldiğim bir IŞİD haberi epey düşündürücüydü. IŞİD komutanlarından biri “himayemiz ve bayrağımız altındaki bir Kürdistan’a karşı çıkmayız” diye böbürleniyordu.  Şerrî yasaların hüküm sürdüğü ve IŞİD bayraklarının dalgalandığı bir “Kürdistan”. Ne denir ki? Allah korusun!

Pazartesi, 16 Mart 2015 08:15
Osman Çutsay

Biz coğrafi olarak dışarıdan bakıyoruz, tamam, ama bu bazı şeyleri görememek anlamına gelmiyor. Tersine, bazı şeyleri araya mesafe koyarsanız daha rahat görebiliyorsunuz: Antonio Gramsci, toprağı bol olsun, zamansal mesafeyi önemserdi. O kadar bekleyemeyiz.

Perşembe, 26 Mart 2015 07:30
Ahmet Çınar

Önemli olan sadece despottan değil,
despotizmden de kurtulmaktır. (Montesquieu)

Şebeke çalışıyor.

Restorasyon şebekesi bu.

Yorulmuş, yıpranmış, bitmiş bir düzeni can havliyle ayağa kaldırma, can çekişen bir sisteme suni teneffüs verme şebekesi.

Şebeke sağlı-sollu çalışıyor.

Perşembe, 05 Mart 2015 08:00
Nevzat Evrim Önal

Bir teori kara deliklerin ölü yıldızlar olduğunu savunuyor.

Pazar, 22 Mart 2015 09:00
Melih Yeşilbağ

Geçen hafta AKP içerisinde giderek derinleşen çatlaklara değinmiş ve bu durumun konjonktürel bir tıkanıklıktan ziyade AKP rejiminin yapısal sınırlarına dayanmasının bir sonucu olduğunu vurgulamıştım. Bu hafta, bu noktaya nasıl gelindiğini açmaya çalışacağım.

Cuma, 13 Mart 2015 09:00
Efe Peker

Bugün Türkiye’de kendini solda tanımlayan kesimlerin din ile olan ilişkisinin iki uç arasında savrulduğunu iddia etmek mümkün. Bunların birincisi “gerçek İslam” yarışına girmek, ikincisi ise “yeni ateizmi” bir siyaset başlığı şeklinde sahiplenmek olarak özetlenebilir.