16 sonuçtan 1 - 15 arası gösteriliyor
Salı, 08 Aralık 2015 08:00
Nevzat Evrim Önal

Pesimistle optimist, sigara içilmesine yasak olmasına rağmen göz yumulan, hatta külleri süpürmekten bıkan taşeron temizlikçilerden birinin nereden bulduysa sağı solu yamulmuş eski bir küllük getirip diktiği yangın merdivenine çıkmışlardı. Gözden uzak olmanın verdiği rahatlıkla kendi şirketleri ile karşı plazadaki rakibi karşılaştırıyorlardı.

Salı, 13 Ekim 2015 02:00
Nevzat Evrim Önal

Türkiye sonu bugüne çıkan yola 2003 Kasımında iki sinagog ardından da HSBC genel merkezi ve İngiltere konsolosluğu havaya uçurulduğunda girdi.

Salı, 27 Ekim 2015 01:30
Nevzat Evrim Önal

AKP ve AKP’lilere sosyal medyada çakmanın bizi kendine müptela eden, dayanılmaz bir hafifliği var. Otobüste ya da serviste trafiğin açılmasını beklerken, işten kaytarırken veya arkadaşlarla sohbet sarmadığında telefonu açıp yardırıyoruz.

Salı, 06 Ekim 2015 02:00
Nevzat Evrim Önal

Modern kentin bağrında çok şiddetli, uzlaşmaz bir çelişki var: Kent kolektif olmak zorunda, ama onu yaratan özel mülkiyet düzeni dışlayıcı.

Perşembe, 10 Eylül 2015 08:30
Nevzat Evrim Önal

21. yüzyılla gelen enformasyon bombardımanı eğitimli bireyin en fazla güncel olgular hakkında akıl yürütme becerisine zarar verdi.

Perşembe, 02 Temmuz 2015 08:15
Nevzat Evrim Önal

22 yıl önce insanlıktan yoksun alçaklar tarafından Sivas’ta katledilen aydınlarımızın anısına saygıyla…

Perşembe, 09 Temmuz 2015 08:00
Nevzat Evrim Önal

Üç haftadır sürdürdüğümüz tartışmanın son yazısına meselenin özünü ifade ederek başlayabiliriz. Öfkemizin kaynağı hayal kırıklığımız ve aldatılmışlık hissimiz. Bize diplomamızın kolumuza altın bilezik olacağı, listesi her yıl yenilenen “gözde meslek”lerden birine sahip olduğumuzda tüm kapıların bize açılacağı, toplumun daha az eğitimli kesimlerinin bize saygı duyacağı söylendi.

Perşembe, 11 Haziran 2015 08:00
Nevzat Evrim Önal

Hayaller-gerçekler konulu viral sözlerden ilki “Hayaller Paris, Gerçekler Eminönü”ydü. Adı geçen semtte, önce havuz taşıyla kaplanıp sonra beyaz badana vurulmuş bir altgeçit duvarına siyah keçeli kalemle yazılmıştı; harfleri dahi sanki kendilerini hapsoldukları duvardan çekip kurtarmaya çabalıyor gibiydi.

Perşembe, 25 Haziran 2015 08:15
Nevzat Evrim Önal

Kırk hafta önce sohbetimize “kaybedecek neyimiz var aklımızdan başka?” sorusuyla başlamıştık. Kısmen retorik bir soruydu ve zincirlerinden başka kaybedecek şeyi olmayan insanlığa işaret ediyorduk.

Perşembe, 04 Haziran 2015 08:00
Nevzat Evrim Önal

İki yıl önce bugünlerde AKP gericiliğinin sırtımıza geçirmeye çalıştığı deli gömleğini yırtmış, kent meydanlarını doldurmuştuk. Karanlığın püskürtülebileceğini, diktatörlüğün kadiri mutlak olmadığını hem görmüş, hem herkese göstermiştik. Havada biber gazı olmasa da ara sıra gözlerimiz doluyor, yıllardır birlikte olduğumuz sevgililerimize ilişkimizin ilk günlerindeki gibi sarılıyorduk.

Perşembe, 28 Mayıs 2015 08:00
Nevzat Evrim Önal

Öyle bir barbarlık çağındayız ki insanlığımızdan utanıyoruz.

Perşembe, 30 Nisan 2015 08:00
Nevzat Evrim Önal

Gözlerini 12 Eylül sonrası Türkiye’ye açmış bizim kuşağın kendinden öncekilere göre örgütlü toplumsal mücadeleye mesafeli olmasına onlarca sebep gösterilebilir; ama bunlardan en etkililerinden biri, belki de en etkilisi, Özal dönemiyle büyük bir dönüşüm geçiren ülkede mücadelenin yeni kuşaklar için çekici kılınamamasıydı.

Perşembe, 19 Mart 2015 07:45
Nevzat Evrim Önal

Mücadelede strateji salt rakibin yapacağı varsayılan hatalar üzerine kurulmaz ama bazen öyle hatalar olur ki değerlendirmeyene enayi derler. Ülkenin üzerine çökmüş karanlığın başmimarının son yumurtladığı “bir anonim şirket nasıl yönetiliyorsa Türkiye böyle yönetilmelidir” incisi, yıllar önce sarf ettiği “ben ülkemi pazarlamakla mükellefim” sözü gibi bir gaf ve değerlendirmek lazım.

Perşembe, 26 Mart 2015 07:30
Nevzat Evrim Önal

Seküler-modernist kentli yaşam kurgusu liberaller, postmodernistler ve dinciler (ve bilhassa bu üç sıfatı birden taşıyanlar) tarafından sık sık insanın kamusal alandaki varlığını ve kentsel yaşam deneyimini tektipleştiren, bireyin özgünlüklerini baskılayan otoriter bir eğilim olmakla suçlanır.

Perşembe, 12 Mart 2015 08:15
Nevzat Evrim Önal

Kabaca benimle aynı yaşlardaki herkes çocukluğunda “Ali kıza bir kılark çekiyor, kahvedekiler ınının diyor” sözlerine eşlik etmiştir(1). MFÖ Ali Desidero’yu söylediğinde sene 1990’dı; “değişik bir psikoloji, bir felsefe, idiotloji” diyor, üzerinden 12 Eylül geçmiş ülkenin absürt çelişkileri ve bu çelişkilerle darmadağın olmuş aklıyla dalga geçiyorlardı.

Pages