17 sonuçtan 1 - 15 arası gösteriliyor
Perşembe, 11 Aralık 2014 12:00
Tunç Sipahi

Siyaset sembolik dünyada yer bulma meselesidir. Burada kalmıştık. Sembolik dünya deyince hemen semboller, tabular, kutsallar akla gelmesin. Bunlar var ama sembolikten kasıt şu: İnsanlar, ne kadar “bilinçsiz” veya donanımsız da olsalar, tam da akvaryumdaki balık gibi değillerdir. Tarihi, devleti, toplumu, piyasayı, dünyayı –kısaca ekonomi politiği- bir şekilde algılayıp kavrarlar.

Perşembe, 30 Ekim 2014 09:21
Tunç Sipahi

Yetti be! Nerede Topçu, nerede Meriç, nerede Başgil, nerede Turan, nerede Hocaoğlu, "Milli Mecmua" nerede, nerede yanına yaklaşamayacağınız İsmayıl Hakkı, nerede Peyami Safa, nerede Ülken, nerede Şekip Tunç? Bu ne biçim "muhafazakarlık"? Kimsiniz siz kardeşim? Neyi muhafaza ediyorsunuz? Gelecekte arazi rantından bir gecede çalacaklarınızı mı?

Perşembe, 23 Ekim 2014 11:09
Tunç Sipahi

Korsch ve Lukács üzerine yazdığım –henüz basılmamış ve herhalde artık basılmasının anlamı kalmamış- bir yazıda Marksizmin hem bir bilim, hem bir ideoloji, hem de bir politik silah olma iddiasında olduğunu ve bu üç katlı savın çözülmesi güç bir gerilim yarattığını savunmuştum. Bilim olma iddiası 19. yüzyıl pozitivizmi ile yakından ilgiliydi.

Perşembe, 04 Eylül 2014 11:14
Tunç Sipahi

Avrupa işçi hareketinin tarihi saf bir fikir, proje, temsil ve çıkar peşinde koşan siyasi partilerin kendilerini bir dilemmaya soktuklarını gösteriyor. Seçime dayalı sosyalizm her şeyden önce seçim başarıları elde etmek ve, bunu yaparken, işçi sınıfının farklılaşarak temsiline ve farklı kesimlerinin farklı kazanımlar elde etmesine aracılık etmek zorundaydı.

Perşembe, 25 Eylül 2014 11:27
Tunç Sipahi

Türkiye burjuvazisi, büyüğü ile orta boyu ile, hiçbir ilerici misyon ve potansiyel taşımamaktadır. Açık konuşalım: Emekçilerde de umutlu olmayı sağlayacak bir ışık görmek hala olanaksız. Fakat Sol ve Cumhuriyetin denk olmasının gerektiği ve sadece net bir şekilde sol olan kitleselleşmiş bir Sol’un Türkiye'yi "normalleştirebileceği" açıktır.

Perşembe, 22 Mayıs 2014 11:13
Tunç Sipahi

Bütün ülkeyi şantiyeye çevirmek, gerçek oranı yüzde 15’in üzerinde olan işsizler ordusuyla ücretlere baskı yapmak, taşeronlaştırmak, zaten etkisizleşmiş sendikaları yandaş yapmak ve böylece ilerlemek... Gırtlağına kadar borçlu bir emekçiler ordusu, çaresizlikten yine madenlere gireceğini söyleyen işçiler...

Perşembe, 08 Mayıs 2014 11:43
Tunç Sipahi

Resmi sonuçlar açıklanmış ve AKP yüzde 42.87 almış. Yani yüzde 43. Bunlar resmi sonuçlar. Resmi sonuçlara göre AKP, 2011 seçimine oranla, yüzde 14.3 oy kaybetmiş. Sonuç budur. Beklenenden, yani CHP’nin yarattığı yanlış beklentiden, resmi sonuçlara göre, 3-4 puan fazla oy almalarının inanılmaz hayal kırıklığı yaratması bir algı sorununa işaret ediyor. Algı sorunu, algı yönetimi... aynı şey.

Perşembe, 17 Nisan 2014 12:15
Tunç Sipahi

Uzun tarihi  boyunca sadece kısa bir dönem sosyal demokrat bir parti olmayı düşünen –ve bu terminolojiyi sadece o dönemde yoğun biçimde kullanan- bir siyasi çizgi elbette ki Batı Avrupa anlamında bir sosyal demokrasi asla olamazdı ve ol(a)madı. Böyle bir amacının olduğu da, kısa dönem (SODEP-SHP) dışında, aşikar değildi veya zaten yoktu.

Çarşamba, 16 Nisan 2014 11:31
Tunç Sipahi

“Bir sembol yoğunlaştırılmış bir imgeyse, devrim sembollerin baş ustasıdır çünkü tüm olguları ve ilişkileri konsantre biçimde gösterir” (Trotsky). Güzel. Trotsky bir yazı ve söz ustasıdır zaten.

Perşembe, 03 Nisan 2014 16:39
Tunç Sipahi

Sosyal medyadan izlemişsinizdir. Çeşitli il ve ilçelerde seçim günü yaklaşık aynı saatlerde randevulaşan kediler, kafayı çekip, kızlı erkekli trafolara girmişler. Kedilerin dayanışması, yani sosyal bilimlerin önemli kavramı olan “kolektif eylem sorununu” nasıl çözdükleri, araştırmalara konu oluyor. Eşgüdümleri hayranlık uyandırmış durumda. Telekinezi yöntemiyle haberleştikleri sanılıyor.

Çarşamba, 19 Mart 2014 17:23
Tunç Sipahi

1980 yılında bu ülkeye giydirilen deli gömleği bu sene yırtılabilir. Normal bir ülkede sol olur, sağ olur, sosyalizm olur, liberalizm olur: Pek çok akım kendisine yer bulabilir. Söylediklerini de net söylerler, saklamazlar. İdeolojik hegemonya başka bir şey, amacını-programını saklamak, olmadığı bir şey için oy ve onay istemek başka.

Çarşamba, 26 Mart 2014 10:47
Tunç Sipahi

Toplum mühendisliği daima sağın işi olmuştur.

Çarşamba, 05 Mart 2014 10:36
Tunç Sipahi

Olasılıklar basit: Ya kalır, ya gider. İlk olasılıkta neyin hedeflendiği çıkarılan yasalardan belli. Bu ülke bu şekilde yönetilemeyecektir, o ayrı konu. Ama amaçlanan aşikar. İkinci olasılık ucu açık bir olasılık ve “yeni AKP”, neo-CHP, ikisinin koalisyonu, belki başka alternatifler vb bir konsolidasyon/restorasyon sürecine açılıyor. Belki danışman olarak yine Kemal Derviş gelir.

Çarşamba, 05 Şubat 2014 11:07
Tunç Sipahi

“Yenilgilerimiz... Sayıca azlığımızı kanıtlar yalnızca.
Seyirci kalanlardan tek beklediğimiz utanç duymalarıdır.”
Brecht

Gelin, sanki siyasi aktör değilmişiz gibi bir oyun oynayalım. “Gözlemci sıfatıyla” bakalım.

Çarşamba, 19 Şubat 2014 10:41
Tunç Sipahi

Bir adam gelir, bir düzeni bozar kalır. Kalıcı olan nedir? Lenin mesela. Bir adam gelmiş, bir düzeni bozmuş kalmıştır. Robespierre olmasaydı Fransız Devrimi eksik kalırdı: 4 ay hüküm sürmüş, ama kalmıştır. Cromwell: Öyledir böyledir, ama İngiltere’yi İngiltere yapan 2 devrimin ilki -hakiki olanı- Cromwell’e yazılmalıdır.

Pages