13 sonuçtan 1 - 13 arası gösteriliyor
Salı, 21 Aralık 2010 09:30
Fatih Yaşlı

Türkiye’nin son sekiz yılda yaşadığı dönüşüm, bu dönüşüme bizzat kendisi de şahitlik eden, bu dönüşüm sürecinin içinden bizzat kendisi de geçen ve dönüşümün yarattığı sonuçlardan doğrudan etkilenen sosyal bilimciler (bu yazı bağlamında marksist sosyal bilimciler) açısından eşsiz bir hazine niteliği taşıyor.

Salı, 30 Kasım 2010 09:25
Fatih Yaşlı

yeni törenler gerek bize / yeni törenler - kimi zaman en eski
Cemal Süreya

Salı, 19 Ekim 2010 10:30
Fatih Yaşlı

Pazar günü yapılan Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu seçimlerini Adalet Bakanlığı’nın listesinin kazanmasıyla birlikte, liberal-muhafazakâr diktatorya olarak adlandırabileceğimiz yeni rejimin kuruluşunda bir dönemeç daha geride bırakıldı ve yargı da büyük ölçüde yeni rejimin kontrolü altına alınmış oldu.

Salı, 26 Ekim 2010 10:27
Fatih Yaşlı

Her yeni rejim inşası, aynı zamanda bir söylem inşası anlamına gelir. Bu inşa sürecinde yeni rejimin siyasal kadroları ve organik aydınları, bir “biz” ve “öteki” kurgusu yaparlar, bu kurguda “biz” iyi, doğru, haklı vs. gibi niteliklerin şahsında somutlaştığı bir siyasal özneye işaret ederken, “öteki” ise kötü, yanlış, haksız vs.

Salı, 12 Ekim 2010 10:30
Fatih Yaşlı

27 Mayıs darbesinin ardından Milli Birlik Komitesi’nde çıkan görüş ayrılıkları nedeniyle 13 subayla birlikte tasfiye edilen ve elçilik müşaviri olarak Yeni Delhi’ye gönderilen Alparslan Türkeş, 1963 yılında Türkiye’ye döner ve 1965 yılında tasfiye edilen subaylardan Muzaffer Özdağ, Rıfat Baykal, Ahmet Er ve Dündar Taşer’le birlikte Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’ne (CKMP)katılır.

Salı, 05 Ekim 2010 10:30
Fatih Yaşlı

Türkiye’de son sekiz yıldır siyasal alanda yaşanmakta olan dönüşümü ve o dönüşümün beraberinde getirdiklerini şu şekilde özetlemek mümkün görünüyor:

1- Soğuk Savaş’la birlikte Türkiye’nin kapitalist dünyaya kayıtsız şartsız biat etmesiyle başlayan 1923 paradigmasının tasfiyesi projesinin AKP eliyle tamamlanması ve buna bağlı olarak liberal-muhafazakâr yeni bir rejim inşası süreci.

Salı, 28 Eylül 2010 10:30
Fatih Yaşlı

Tarih 20 Ekim 2008. Silivri Cezaevi’nde Ergenekon soruşturmasının ilk duruşması yapılıyor. Ezilenlerin Sosyalist Platformu’nun bir gün önce başlattığı “İstanbul’dan Silivri’ye Adalet Yürüyüşü” cezaevinin önünde son buluyor ve ESP üyeleri cezaevinin önünde yaptıkları açıklamada “davanın Türkiye’de demokrasi, adalet ve eşitlik ikliminin genişlemesi”ne yol açması talebini dillendiriyorlar.

Salı, 10 Ağustos 2010 10:13
Fatih Yaşlı

“Son on yılda Türkiye solu jargonunda kullanılan ve küfür olmayan ama küfür etkisi yaratan sözcük nedir” diye sorulacak olunsa verilecek yanıt açık bir şekilde “ulusalcı” olacaktır.

Peki ulusalcı sözcüğü ya da kavramı, bu şekilde kullanıldığında, kastedilen tam olarak nedir?

Salı, 01 Haziran 2010 10:31
Fatih Yaşlı

Önce 1 Mayıs’la başladılar… Taksim Meydanı kutlamalara zaten AKP’nin icazetiyle açılmıştı, alanı dolduranların alayı hala 70’lerde yaşıyordu, dünyanın yaşadığı değişime dair en ufak bir fikirleri yoktu, komünizm çoktan yıkılmıştı ama bizdeki dinozorlar hala devrimden, komünizmden bahsediyorlardı.

Salı, 13 Nisan 2010 10:30
Fatih Yaşlı

Sovyetler Birliği’nin yıkılması ve reel sosyalizmin çözülüşünün ardından emperyalist talana açılan reel sosyalist coğrafyadaki çoğu ülkede, üç beş sene süren liberalizm serabının ardından eski komünist partiler yeniden iktidara geldi oysa emperyalizmin bu coğrafyayı bir kez daha elinden kaçırmaya tahammülü yoktu.

Salı, 16 Mart 2010 09:30
Fatih Yaşlı

28 Şubat ve 12 Mart… İlkinin on üçüncü ve ikincisinin otuz dokuzuncu yılı geride kaldığı geçtiğimiz günlerde. Liberal-muhafazakâr ittifakın hegemonyası nedeniyle daha çok 28 Şubat konuşulmuş ve 12 Mart unutturulmaya çalışılmış olsa da darbeler tarihine bakıldığında birbirine en çok benzeyenin bu ikisi olduğu söylenebilir.

Salı, 19 Ocak 2010 09:30
Fatih Yaşlı

Ne kadar çok elimiz varmış meğer/ İlkin, senin elinle tutuşan benimki/ Sonra çocuklarınki/ Gençlerinki/ Tekel işçilerininki/ Sonra, ellerin elleri.../ Ne kadar çok elimiz oldu, baksana/ Tutuşa tutuşa/ Bir orman yangını gibi
Can Yücel

Salı, 26 Ocak 2010 09:30
Fatih Yaşlı

General Pinochet yönetimindeki Şili Ordusu, başkanlık sarayını basıp seçilmiş sosyalist başkan Allende’yi öldürerek yönetime el koyduğunda tarihler 11 Eylül 1973’ü gösteriyordu. Darbenin ardından, Pinochet yönetimindeki Şili neoliberalizmin bir laboratuarı haline geldi.