8 sonuçtan 1 - 8 arası gösteriliyor
Salı, 06 Temmuz 2010 12:12
Özgür Şen

Türkiye siyasetinde siper kavgası sürüyor. Kavganın gidişatı ve üslubu Türkiye burjuva siyasetinin ortalamasının Kürt sorunundan ne anladığını da gösteriyor.

Salı, 20 Temmuz 2010 10:16
Özgür Şen

12 Eylül günü, 12 Eylül Anayasasında yapılacak değişiklikler halk onayına sunuluyor ve bizim sol olarak bu değişikliklere “evet” dememiz mi bekleniyor? Bu işte bir gariplik var.

Demek ki insanlar daha bu referandumda neyin oylanacağını, “evet” diyeceklerin neye “evet” diyeceklerini kavrayamamışlar.
12 Eylül günü neye evet denecek?

Salı, 08 Haziran 2010 10:30
Özgür Şen

Türk sağı yalancıdır, bundan şüphe duymaya gerek yok. Ama mesele burada bitiyor mu? Türkiye siyasetinde başka yalancı yok mu?

Salı, 22 Haziran 2010 10:30
Özgür Şen

Türkiye’nin ekseni kayıyor mu? Bugünlerde nereye baksak karşımıza aynı soru çıkıyor. Güneydoğu’da yaşanan çatışmalar da güncel soruyu değiştirmedi aslında. Çünkü Kürt sorunu etrafındaki tartışma da, kolayca eksen tartışmasına bağlanıveriyor. İster AKP’li olsun, isterse muhalif, herkes sıcak çatışmaların sayısının artmasını da eksen tartışmasıyla ilişkilendiriyor.

Salı, 09 Şubat 2010 09:30
Özgür Şen

Ufukta askerlerle AKP'nin arasında yeni bir mutabakat mı görünüyor? Son gelişmeler, Başbuğ'un, başbakanın eşinin GATA'ya alınmaması üzerine yaptığı açıklama, en azından askerler cephesinde bu tür bir mutabakatın ön hazırlığı olarak okunabilir mi?

Mutabakat çift yönlü bir anlaşmaya işaret eder. Tarafların ikisinin de üzerinde anlaşacağı bir zemin vardır.

Salı, 23 Şubat 2010 09:30
Özgür Şen

Polis Akademisi hocalarından demokrasi dersi almaya sinir olmuyor musunuz? Sinirleniyorsanız, Çiller'in faşist danışmanlarından darbe karşıtlığını, Sivas katliamı övgücülerinden askerleri dinlemeye ne kadar sinirleniyorsanız, o kadar sinirleniyorsunuzdur herhalde. Hakikaten zor günler geçiriyoruz.

Salı, 02 Şubat 2010 09:30
Özgür Şen

Hayat bazen hayal kırıklıklarına alışmaktan ibaret olabiliyor. Buna teslim olmamak lazım.

İnsanoğlu bu... Her şeye alışabilir. Kendi yokluğuna dahi alışır. Hayal kırıklığına alışmanın kendi yokluğuna alışmaktan bir farkı yok aslında. Hayatı ve varoluşu hayaller olmadan tanımlayabilir misiniz? Bir amacı olmayan yaşamı nasıl tanımlarsınız? Ya hayalleri içermeyen amaçları...

Salı, 19 Ocak 2010 09:30
Özgür Şen

Bu memleketi kim yönetiyor? Israrla gündeme gelen bir soru bu. Yanıtlanması marksistler açısından fazlasıyla kolay olan bir sorunun tuzaklar içermesi de kaçınılmaz oluyor. Fazlasıyla aleni yanıtları anlatmakta zorlanıyoruz.