21 sonuçtan 1 - 15 arası gösteriliyor
Pazartesi, 21 Ağustos 2006 11:40
İlker Belek

Toplu görüşme süreci başladı. Sonuçta ne çıkacağını şimdiden tahmin edebiliriz.

Pazartesi, 10 Temmuz 2006 11:00
Tevfik Çavdar

Geçen hafta, ABD'nin başkentinde, Dış İşleri Bakanımız Stratejik Vizyon Belgesini ABD Dış İşleri Bakanı Rice ile karşılıklı imzaladı ve ortak bir basın toplantısıyla bu haberi meşrulaştırdı. Belgenin girişinde ise şu satırlar yer alıyordu: "Bölgesel ve küresel hedeflerimiz bağlamında aynı doğrular ve değerler bütününü paylaşıyoruz.

Pazartesi, 24 Temmuz 2006 10:58
İlker Belek

Türkiye'de sosyal demokrat olmak zordur. Gerçekleri söylediğinde içine hapsolduğu piyasanın sınırlarına takılır. Görmezden geldiğinde ise kendisinden umutlu, yoksul, vb kesimlerin haklı tepkisine muhatap olur. Özü ve sözünün bir olması olanaksızdır. Özü piyasadan, sözü ise bazen halktan yana olduğu için böyledir. İkisi bir olduğunda ise kendisi kesin sağdadır.

Pazartesi, 31 Temmuz 2006 10:59
İlker Belek

İzlenebildiği kadarıyla, söylediklerimiz, savunduklarımız, ortaya koyduğumuz samimi enerji haklı görülüyor, ilgi çekiyor. Ne söylüyoruz ? Ülkenin çökertildiğini, ekonomik ve siyasal olarak tamamen dışa teslim edildiğini, bölgedeki emperyal planlara onursuzca dahil edildiğini, kamu kurumlarının peşkeş çekildiğini, vb.

Pazar, 04 Haziran 2006 11:20
Korkut Boratav

Geçen yıl ABD'nin prestijli araştırma kurumlarından Institute for International Economics, (Türkçesini aktarırsak) "Yükselen Piyasalardaki Bir Sonraki Kriz Neye Benzeyecek?" başlıklı ve Morris Goldstein imzalı bir araştırma yayımladı. Yazar, 1987-1994 yıllarında İMF'nin araştırma biriminde başkan yardımcılığı yapmış, esas olarak "düzen-içi" perspektifleri olan bir iktisatçı.

Pazartesi, 05 Haziran 2006 11:15
İlker Belek

Özelleştirmeler, uluslar arası tekellerin direktifleri, işgalci orduların güzergahı olmak... Bu operasyon nasıl durdurulur ? Bu ülke nasıl savunulur ? Bütün bunlar kimin, hangi sınıfın işidir ?

Pazar, 18 Haziran 2006 11:25
Korkut Boratav

Türkiye toplumunu emperyalizme bağımlı kılan ana öğelerden biri dış borçlardır. Emperyalizmle Türkiye arasındaki ekonomik ilişkilerin neoliberal politikalar aracılığıyla düzenlendiği son yirmi beş yıl, aynı zamanda dış borçluluğun da abartılı bir hızla arttığı bir dönem olmuştur.

Pazar, 11 Haziran 2006 11:21
Korkut Boratav

Hatırlatalım: 2001 krizinin ilk dalgası Kasım 2000'de patlak vermişti. 2000'in ilk on ayı içinde ise, yabancı kökenli, özellikle de "sıcak" nitelikli sermaye girişleri alabildiğine yükselmiş ekonomi hızlı bir büyüme ivmesine savrulmuştu. Böylece 2000 yılını "balonun şiştiği" ilk on ay ile, yabancı sermayenin kaçmaya (balonun sönmeye) başladığı son iki aya bölerek incelemek uygundur.

Pazartesi, 26 Haziran 2006 11:09
İlker Belek

Küba sosyalistlere güç veriyor. ABD'nin burnunun dibinde, ciddi bir ablukaya rağmen ayakta duruyor. Sovyetlerin yıkılmasından sonra hedeflerinden hiç sapmadan yoluna devam ediyor. Bunlar Küba'nın sosyalizmdeki kararlılığını gösteriyor.

Pazartesi, 19 Haziran 2006 11:11
İlker Belek

Halkların Kardeşliğinin Aracı Olarak

Pazartesi, 26 Haziran 2006 11:14
Tevfik Çavdar

Sosyalist hareketin yükseldiği yıllarda, Ankara Sanat Tiyatrosu'nun başarı ile sahnelediği "Nereye Payidar Nereye" adlı oyununda, Timur Selçuk'un söylediği bir şarkı vardı, günün ekonomisini eleştiren bir şarkıydı bu, adı da: "ekonomi tıkırında". Daha sonraları bu şarkıyı defalarca dinledim, her seferinde de Türkiye ekonomisini düşünerek güldüm.

Pazartesi, 12 Haziran 2006 11:00
Tevfik Çavdar

Bilmem dikkatinizi çekti mi son aylarda lüks konutların göklere yükseldiği Mashattan v.b. gibi yabancı, düzemece sözcüklerle bezenmiş sitelerin reklamları tüm yazılı ve görsel medya organlarında peş peşe boy gösteriyor. Bu evlerin fiyatları ise dudakları uçuklatacak kadar yüksek.

Salı, 30 Mayıs 2006 11:19
Kemal Okuyan

Bugün soL'un manşetinde yer alan "Ege sorunu" dahil olmak üzere, Türkiye'nin komşularıyla olan ilişkileri toplumun neredeyse hiç ilgisini çekmiyor. "Zaten toplumun ilgisini ne çekiyor ki"nin ötesinde bir olgudan söz ediyorum. Türkiye'de insanlar Yunanistan'la, Bulgaristan'la, İran'la ilgilenmiyorlar.

Pazar, 28 Mayıs 2006 11:17
Korkut Boratav

Burjuvazinin Türkiye toplumunun kaderi üzerindeki sınırsız egemenliğini kurma girişimi, bence 1980'de başlamıştır. Bu dönemeci izleyen çeyrek yüzyılı, salt büyüme göstergesini kullanarak önceki dönemlerle karşılaştıralım. Ve soralım: Burjuvazi, ekonominin yönetimine tamamen egemen olduktan sonra, Türkiye toplumunu dinamik bir gelişme sürecine taşıyabilme becerisini gösterebilmiş midir?

Pazartesi, 22 Mayıs 2006 11:01
Kemal Okuyan

Yargıda görev yapanlar... Üniversitelerde yönetici konumuna gelenler, hatta bütün akademisyenler... Siyasi düşünceleriniz ne olursa olsun, emek-sermaye çelişkisinde hangi tarafa hizmet ediyorsanız edin, bilmelisiniz ki, şimdi daha fazla tehlikedesiniz. Kendinizi daha fazla tehlikeye attığınız gibi, toplumu da tehdit altına soktunuz.

Pages