24 sonuçtan 1 - 15 arası gösteriliyor
Çarşamba, 02 Aralık 2009 09:56
Aydemir Güler

Öyle bir reklam vardı, galiba: Kontrolsüz güç, güç değildir.

Bana kalırsa AKP böyle bir sarmala girmektedir. Artan gücün kontrol edilip yönlendirilmesi giderek güçleşmektedir. Kontrol ve yönlendirme yerini, gündelik yönetime, o da, bu işin alaturkası olarak “idareciliğe” bırakmaktadır.

Çarşamba, 25 Kasım 2009 09:30
Aydemir Güler

Türkiye'deki durumun, bardağın yarısının dolu mu yoksa boş mu olduğuyla pek ilgisi bulunmuyor. Memleket gerçekten de kötü gidiyor.

Bardak analojisiyle işin içinden çıkılabileceğini vaaz etmek sola düşmez. Solun ilkelerinden bir tanesi de “gerçeğin devrimci olduğu”dur. Biraz soyut kaçabilir, ama memleketin kötü gitmiş olması gerçeği bile bu ilkeyi zedeleyemeyecektir.

Pazar, 18 Ekim 2009 10:30
Aydemir Güler

Ne oluyor? AKP'nin Asker Partisini, Akademya Partisini yenilgiye uğratması solu, solculuğu nasıl etkiler? Bu zinciri birleştiren Ergenekon terör operasyonu solun da alanına belli kısıtlamalar getirmiş midir? Teslim olmak üzere olduğu her halinden belli olan Yargı Partisinin dağılmasının etkileri ne yönde olacaktır?

Çarşamba, 30 Eylül 2009 10:14
Aydemir Güler

Devlet Bahçeli'nin Türkiye'nin bölünmesine karşı ilan ettiği direnişi ciddiye alabilir miyiz? Burada AKP ile MHP arasındaki sakil idam polemiklerini hatırlatmaya niyetim yok. Adam öldürme konulu tartışma faşistlerin dünyasında sürsün gitsin.

Çarşamba, 16 Eylül 2009 10:30
Aydemir Güler

Her dönem kendi devrimciliğini şekillendirir. Başka dönemlerin örneklerini bir kenara bırakacağım. Türkiye solunun 1990'larda yeniden biçimlendirdiği ve bizim de ister istemez paylaştığımız devrimcilik türüne kendi içimizde “dışavurumculuk” diyorduk. İçsel bir devrimciliğin sembollere sık referansta bulunan dışa vurumu.

Pazar, 09 Ağustos 2009 14:15
Aydemir Güler

Cesaret sözcüğü önüne politik, medeni, kişisel, kolektif gibi bir dizi sıfat alabilir. Geçenlerde bu sıfatlardan bazılarının da, başbakanımız söz konusu olduğunda, “parasal”, “Amerikan”, “Obamasal” vb olabileceğini yazmaya getirdim.

Çarşamba, 19 Ağustos 2009 11:34
Aydemir Güler

Geçenlerde bir yerde denk geldik bir arkadaşımla. Duvarda Mustafa Kemal'in az bilinen ama pek sevimli bir fotoğrafı. Elinde rakı kadehi.

Espriyi patlattı arkadaşım: “Sahip çıkmayıp da ne yapalım.” Ben de tamamladım: “Galiba geriye tek bu resmini bırakacaklar o da meyhanelerde.”

Çarşamba, 29 Temmuz 2009 10:48
Aydemir Güler

Oyun bitti. Solun başkalarının arkasına saklanmasının, başkalarının rüzgarına yelken açmasının, dalgaların üstünde sıranın kendisine gelmesini beklemesinin, aynı ezberlerle hayatını sürdürmesinin zamanı doldu.

Bütün bunlar geçmişte oldu.

Çarşamba, 15 Temmuz 2009 10:30
Aydemir Güler

Bakmayın faşist tosuncukların Vakit gazetesi ve BBP Genel Merkezi dışında pek kimseden yüz bulamamalarına. Hele, büyük basın bu anti-demokratik davranışı yerden yere vurdu gibi gösteren bir ayna var ya ona kanmamaya dikkat edin.

Pazar, 12 Temmuz 2009 11:12
Aydemir Güler

20 Ocak’ın üstünden altı ay geçmedi daha. Görev devir tesliminden sonra, hiç uzun sayılamayacak bir sürede ABD’nin yeni devlet başkanının üçlediğini söyleyebiliriz.
Bir: İran. İki: Honduras. Üç: Çin.

Pazar, 28 Haziran 2009 11:38
Aydemir Güler

12 Eylül'ün dokunulmazlık maddesini kaldırma tartışması patlak verdiğinde televizyon seyrediyordum. Daha doğrusu, bir gün önce Deniz Baykal ömrü hayatının hamlesini yapıp darbe karşıtlığı oyununda AKP'nin önüne geçmeyi başarmıştı.

Çarşamba, 24 Haziran 2009 10:30
Aydemir Güler

Arada, liberal solun solculuğunun iyice saydamlaşıp liberalizmin öncü kolu rolünü üstlendiği anlar yaşanır ya o anlardan bazılarında "kaldıralım şu sol lafını, bunlar liberalden beter" diye düşündüğüm, hatta yazdığım olmuştur. Ancak bu eğilim, teorik bir takım değerlendirmelere oturtulabilecek olsa bile, eninde sonunda bir tepki olarak kalır.

Çarşamba, 27 Mayıs 2009 10:30
Aydemir Güler

Geçenlerde, kavgasız gürültüsüz, tartışmasız hesaplaşmasız, sakin ve uslu bir biçimde "deneyimlerden ders çıkartma"nın kuru, cansız bir vasat olduğunu yazmıştım.

Bir süredir gençlikten söz ediyoruz.

Sadece biz mi?

Çarşamba, 06 Mayıs 2009 10:53
Aydemir Güler

Artık 1 Mayıs'tan yavaş yavaş ayrılalım. Ama daha önceki yazılarımın devamı ve yeni bir sorgulamaya geçişin adımı olarak bir noktaya daha işaret edeyim.

Çarşamba, 13 Mayıs 2009 10:30
Aydemir Güler

Ergenekon'a soldan destek gelmesi önemliydi. Ne de olsa bir demokratikleşme masalı sol olmadan anlatılamaz.

Ve Ergenekon solu yeniden biçimlendirecekti.

Geçenlerde bir gazete döküm çıkardı. Liberal solcular döküme üzülmüş olsalar gerek. Durum şuymuş. Üç kategori var:

Sonuna kadar gitsinciler: DSİP, SP, Yeşiller.

Pages