290 sonuçtan 31 - 45 arası gösteriliyor
Pazar, 21 Ağustos 2016 09:30
Kemal Okuyan

Gülen Cemaati devleti ele geçirmiş. Öyle diyorlar. Ortaya çıkan tablo, cemaatin biraz da devletin kendisi olduğunu gösteriyor, “ele geçirme” bu durumu karşılamıyor. Karşılayamaz da. Gerçek bunun tamamen tersi.

Cemaatin neden ve nasıl etkisini artırdığına ilişkin epey söz söylendi, söyledik, bunları burada tekrar etmeyeceğim.

Pazar, 31 Temmuz 2016 17:30
Kemal Okuyan

Devrim yasaları mı diyeceğiz, darbe yasaları mı? 

Mal varlıklarına el koyma, en hafifinden hiç gizleme gereği duyulmayan darp izleri, gözaltında “intiharlar”, upuzun gözaltı süreleri, yargısız işten çıkarmalar, ömür boyu kamu hizmetinden men, okulların hastanelerin, üniversitelerin kapatılması…

Normal değil. 

Cuma, 01 Temmuz 2016 07:45
Kemal Okuyan

Çok alametler belirdi…

Siyasal ve iktisadi olanı birbirinden ayırmaksızın, güçlü bir biçimde söylemeliyiz ki, bu küresel anlamda bir “yönetme” krizidir.

Britanya’da Avrupa Birliği’nde kalıp kalmamanın referanduma taşınması ve bütün (ve kirli) son an hamlelerine karşı oylamanın “çıkalım” kararıyla sonuçlanması başı sonu belli bir stratejiye bağlanamaz.

Pazar, 19 Haziran 2016 02:30
Kemal Okuyan

"Liberaller işçilere ‘toplum’un sempatisini kazandığınızda güçlüsünüz” der, marksistlerse işçilere farklı bir şey söyler: Güçlüyseniz ‘toplum’ size sempati duyar.”

İvan Petrov, 1912 Mayıs’ında böyle yazmış.

Perşembe, 30 Haziran 2016 09:30
Kemal Okuyan

Havaalanı’nda güvenlik zaafiyeti var mı yok mu? Başbakan’ın bu soruya yanıtına kimse şaşırmadı, hiç öyle şey olur muydu, her şey kontrol altındaydı. Öyle ya, her zaman haklıdırlar kendileri, tartışmayacaksın. Tartışmayacak, mücadele edeceksin.

Pazar, 01 Mayıs 2016 07:45
Kemal Okuyan

Aydınlanma çağına, aydınlanma düşüncesine burjuvazi damga vurdu. Bu sömürücü sınıf elini attığı her şeyi kirlettiği gibi, aydınlanma kavramını da kendine yontup değersizleştirdi zaman içinde. Kendi yükselişi, kendi egemenliğinin pekişmesi için ona güç verdi, şekillendirdi, kısıtladı…

Pazar, 29 Mayıs 2016 07:30
Kemal Okuyan

Sosyalizm için mücadele söz konusuysa, analiz doğruda durmak için yapılır. Yani, devrimci bir konumlanışa imkan sağlayacak zeminin inşası ve devrimci müdahaleler için en uygun nokta ve araçların belirlenmesi için.

Pazar, 15 Mayıs 2016 01:30
Kemal Okuyan

Yirminci yüzyıla damgasını, kuşkusuz, insanlığın sınıfsız sömürüz topluma yolculuğunda en büyük sıçrama olan Ekim Devrimi ve onun ürünü olan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği vurdu. Vurdu ve 21. yüzyıla yaklaşırken soluksuz kaldı, tarih sahnesinden çekildi. Ardında hem büyük bir miras hem de doldurulması her açıdan imkânsız bir boşluk bırakarak…

Pazar, 08 Mayıs 2016 01:00
Kemal Okuyan

Bu düzenin değişmesi için mücadele ediyoruz. Bu düzen dediğimiz, sermaye sınıfının egemen olduğu toplumsal sistem. Değiştirmek isteyenler işçi sınıfının, emekçi halkın çıkarlarını savunanlar, sınıfsız-sömürüsüz bir dünya kurmak isteyenler.

Pazar, 17 Nisan 2016 08:45
Kemal Okuyan

Her zaman gerçek mücadele dinamiklerinin içinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledik 1 Mayısların. Kendi başına bir fetiş değil, öncesi ve sonrası olmayan bir didişme platformu hiç değil.

1 Mayıs, işçi sınıfının kurtuluş mücadelesinden güç alacak, ona güç verecek. Bu basit formülasyonda yer bulamayan bir 1 Mayıs algısıyla işimiz olmaz.

Pazar, 24 Nisan 2016 01:15
Kemal Okuyan

AKP rejiminin bu ülkeye çürümenin en uç noktasını yaşattığı günlerdeyiz. Yolsuzluklar, cinayetler derken gericilik, çocuk tecavüzlerinin kanıksanmasına kadar vardırdı işi.

Pazar, 03 Nisan 2016 08:30
Kemal Okuyan

Her kafadan farklı sesin çıktığı, onlarca senaryonun ortalıkta dolaştığı, siyasi iktidarın aynı anda hem çok tehlikeli hem çok zavallı görülebildiği, gülünecek halimize ağladığımız, ağlanacak durumlarda güldüğümüz bir tabloya evrildi sevgili ülkemiz.

Tam da öngörüldüğü gibi…

Bunun çok zorlu bir sürecin henüz başlangıcı olduğunu söyleyebiliriz.

Perşembe, 07 Nisan 2016 09:00
Kemal Okuyan

Buna bir yönetme krizi denebilir. Birden fazla unsuru olan bir kriz…

Pazartesi, 11 Nisan 2016 01:00
Kemal Okuyan

“Ahmet Bey, bir imza verir misiniz…” Tek kişi olsaydı, yanılıyorum sanırdım, iki türbanlı genç kadındı bana seslenen ve ben Ahmet Bey olmamama rağmen bir şeyler demek zorundaydım. “Ne münasebet” diyebilirdim, hiç de nazik olmayacaktı, “karıştırdınız sanırım, ben Ahmet değilim” diye düzelttim yaratacağım hayal kırıklığına aldırmaksızın. Anlamış lakin şaşırmıştım Ahmet Hakan’a benzettiklerini.

Çarşamba, 09 Mart 2016 01:15
Kemal Okuyan

Yeni bir şey yoktu konuşmalarında. Zaten yeni bir şey söyleyecek birikimleri de yok. Ama yine de önemli; bu aile Türkiye’nin ekonomik, siyasi, ideolojik iklimini iyice bozmuş durumda.

Ve çok konuşuyorlar. Konuştukça dava açıyorlar üstüne…

Pages