16 sonuçtan 1 - 15 arası gösteriliyor
Perşembe, 07 Temmuz 2011 13:43
Kemal Okuyan

Türkiye gericiliği, on yıllar boyu "vatansız" olmakla itham ettiği komünistler "kimliğimizde yurtseverlik de yazar" dediğinde, dört bir yandan kampanyalar başlatmış, eteklerine çöreklenmiş liberalleri bu kampanya doğrultusunda görevlendirmiş, o liberallerle flört etmeyi "ittifak" ve de "marifet" belleyen solcumuz da hiç sıkılmadan "yurtseverlik devrimcilikle bağdaşmaz" deyivermişti.

Cuma, 24 Haziran 2011 12:59
Kemal Okuyan

Siyasi iktidar ülkenin genleriyle istediği gibi oynar gerilimi ideolojik ve siyasal mücadelenin bir uzantısı olarak değil, kirli pazarlıkların, derin hesapların, oyun içinde oyunların doğal aracı haline getirir adalet sistemini alavere dalevereye çerez yaparken…

Pazartesi, 06 Haziran 2011 14:46
Kemal Okuyan

Türkiye Komünist Partisi, seçim çalışmaları boyunca kendisine oy verilmesi için sayısız neden sıraladı, bunları geniş kitlelerle paylaştı. Kimi örneklerde ikna edici olurken, temas ettiği kesimlerin bir bölümünde kafa karışıklığı yarattı. Ülkemizde insanların geç de olsa kafasının karışmaya başlamasının bile mutlaka bir anlamı var.

Çarşamba, 25 Mayıs 2011 14:34
Kemal Okuyan

"500 bin oy alsanız ne olur, almasanız ne olur" diyenlere sağlam yanıtlarımız var.

"Peki ya alamazsanız ne olacak?" Bunu içeriden, dostça bir kaygının ürünü olarak görüp değiştirelim: Ya 500 bin oy alamazsak?

Daha da açığını yazalım: Neden böyle bir hedef kondu ki?

Neden böyle bir hedef koyduk ki?

Pazartesi, 16 Mayıs 2011 11:42
Kemal Okuyan

Yalnız AKP'nin oylarının göreli düşük olduğu İzmir'de değil, İstanbul, Ankara, Adana, Kocaeli, Samsun gibi kentlerde hükümet partisine oy verenler yok ortada. Bu gözlemi yapan birçok kişiye rastladım son haftalarda.

Cuma, 29 Nisan 2011 12:56
Kemal Okuyan

Geride kalan sosyalist ülkeleri hiç beğenmeyebilir, hatta onlara "sosyalist" sıfatını çok görebilirsiniz. Ama 1989'dan itibaren dünyanın gericilik dönemini kapatıp karşı-devrimler çağına geçtiğini, eğer entelektüel namusunuz varsa, reddedemezsiniz.

Cuma, 08 Nisan 2011 12:04
Kemal Okuyan

Ahmet Şık ve Nedim Şener'in gözaltına alınıp tutuklanmalarından sonra gelişen tepkilerin AKP'yi güç duruma düşürdüğü, bu partinin binbir emekle kurmuş olduğu liberal-islamcı koalisyonda derin çatlaklar yarattığı, iktidarın gelişmeleri kontrol etme yeteneğini büyük ölçüde yitirdiği sıklıkla söyleniyor.

Cuma, 11 Mart 2011 12:49
Kemal Okuyan

Ergenekon operasyonu başladığından beri "türdeş" olmayanları aynı örgüt çatısı altında "zorla" birleştirmeye çalışıyor. Bu başından beri gün gibi ortada, başından beri bunu dile getiren sanıklar var… Ardı ardına gelen tutuklama dalgalarının her birinde, "ben nasıl bunlarla birlikte örgüt kurmakla suçlanabilirim" diye itiraz edenlere yenileri eklendi.

Cuma, 18 Mart 2011 10:53
Kemal Okuyan

Nükleer enerji kullanımını bundan böyle "teknik" parametrelerle değerlendirip sonuca bağlamak söz konusu olamaz. Bir binanın, tünelin, hatta barajın güvenilirliği nihayetinde uzmanların karar vereceği bir konu olabilir, siyasetin buradaki asıl görevi doğru uzmanları yetkili kılmak, verili olanak ve birikimin "karar" süreçlerine sağlıklı bir biçimde içselleştirilmesini sağlamaktır.

Salı, 22 Mart 2011 13:29
Kemal Okuyan

1917'ye kadar "sol"da hegemonik güç onlardı. Sermaye sınıfıyla çıkar ortaklığı kurabilen, emperyalist yönelimlere meşruiyet sağlayan ya da işçi sınıfına emperyalist bir dünyada gelecek arayan bir sol! Bu sol kimilerinin sandığı gibi 1914'te Birinci Dünya Savaşı patladığında, kendi hükümetlerinin savaş bütçelerini onaylayan sosyal demokratların ihaneti ile ortaya çıkmadı.

Cuma, 04 Mart 2011 16:03
Kemal Okuyan

"Devrimi çalınan devrim" diye başlamıştık değerlendirmeye, sonra "bu gelişmelere devrim denemez" diye devam ettik, gerçeklere gözlerini kapatanlara, daha fenası gerçekleri göz göre göre çarpıtanlara "devrimi biz mi çaldık" sorusunu yönelttik.

Cuma, 25 Şubat 2011 13:02
Kemal Okuyan

Örgütsüz bir halkın, çok değil bir hafta, on gün içinde neler yapabildiğini görmek… İyi gelmiş olabilir.

Tutarlılık ve derinlikten yoksun olsalar da, birbirlerinden farklı ideolojik kulvarlarda yürüyen siyasi aktörlerin ortak bir amaç için bir araya gelmesine tanık olmak… "Mümkün işte" dedirtebilir.

Salı, 15 Şubat 2011 11:31
Kemal Okuyan

Bugünün en revaçta sorularından biri "yetmez ama evetçi"lerin, liberal solcuların pişman olup olmadıklarıdır. Öyle ya, onlar özgürlükçülüğü her şeyin üstüne koymuşlardı, şimdiyse ülkede tek bir özgürlük var: AKP'yi ve cemaati savunma özgürlüğü! Siyaset özgür değil, üniversite özgür değil, basın özgür değil, sendikalar özgür değil…

Pazartesi, 31 Ocak 2011 09:30
Kemal Okuyan

Zerre kadar haz etmedikleri, uzak durdukları, dost meclislerinde alaya aldıkları bir toplumu ve o toplumun kenarından dahi geçmedikleri ideolojik-kültürel tercihlerini ve de o tercihlerin gizliden gizliye aşağıladıkları siyaset katındaki temsilcilerini sineye çeken, allayıp pullayan, sağa sola pazarlayan liberaller bunu saf oldukları için değil kendi bencil çıkarları için yaptılar.

Çarşamba, 19 Ocak 2011 11:42
Kemal Okuyan

AKP'nin derin devleti ya da kontrgerillayı tasfiye etmediğini söylemek bugün bir siyasi beceri gerektirir mi?

AKP'nin bir demokratikleşme gündemi olmadığını ileri sürmek bir keşif olarak nitelenebilir mi?

AKP'nin "gerici" karakterine işaret etmek, onun siyasal alanı dinselleştirici müdahaleler yapmakta olduğunu vurgulamak bir marifet midir?

Değildir…

Pages