9 sonuçtan 1 - 9 arası gösteriliyor
Çarşamba, 08 Ağustos 2012 10:46
Nihat Behram

Değerli okur, soL’da ilk yazımın çıktığı tarih 16 Haziran 2008. Dört yılı aşkın bir süredir bu seçkin yayında yazıyorum. Yazarlığını, varlığının ve omuzdaşlığının en üst düzeyi sayan biriyim. soL’da bu duygularla yer aldım ve onun yazarı olmanın onur ve gururuyla zenginleştim. Evet, zenginleştim. Çünkü sadece okumak değil, yazmak da insanı zenginleştirir.

Çarşamba, 25 Temmuz 2012 10:30
Nihat Behram

Rüyamda ölmüşüm! Bu önemli değil. Ölümlü olduğunun bilincinde bir canlıyım, ölümle bir sorunum yok. Ama öldükten sonra yaşadıklarım karşısında dehşete kapıldım. İşin kötüsü uyanamıyorum da. İnsan rüyasında ölünce nasıl uyanır onu da bilmiyorum. Aklım başımda, olanları görüyor ve izliyorum. Doğrulup müdahale edemedikten sonra, akıl başta olsa neye yarar? Öldüğümle kalsam iyi!

Çarşamba, 13 Haziran 2012 10:30
Nihat Behram

İnsanların yanıldıkları durumlar olur hayatta. Kötü olan, yanılgıya takılıp kalmak, daha da kötüsü, yanıldığının farkına vardığı halde takılıp kalmak.

Çarşamba, 02 Mayıs 2012 10:16
Nihat Behram

Bulandırılmış muhalif kimlik, muhalifliğin lafta kalanıdır. Lafta kaldıktan sonra, zaten muhalif olmayan mı var? Zalimlik ve zulmün en keskin muhalifleri, bizzat zulmün sahibi olan zalimler değil mi? Bakın: işte Obama! Irk ayrımcılığına, cinsiyet ayrımcılığına, çocuk işçi sömürüsüne, silahlanmaya, savaşa, katlima, yargısız infaza karşı olmada kim onunla yarışabilir? Tabi laf düzeyinde!

Çarşamba, 30 Mayıs 2012 10:39
Nihat Behram

Mazluma zulmedeni kavga kavga dişlemeli...

İnsanoğlu içinde ufukları, dorukları beslemeli. Günleri umut ile, sevdayı sevinç ile, dostluğu övünç ile düşlemeli...

Çarşamba, 07 Mart 2012 09:30
Nihat Behram

“Ne ilgisi var?” demeyin! Örgüt üyeliğini ve örgütlenmeyi küçümseyen anlayış bence güveyle hısım! Siz, zulümden korunmanın örgütlenmekten geçtiğini anlatmak için çırpınırken, o bu çırpınışı orasından burasından kemirmekle meşgul! Güvelik başka nedir?

Çarşamba, 22 Şubat 2012 09:30
Nihat Behram

soL'da yazan değerli birçok arkadaşımız, bir konuyu anlatırken tezlerini doğrulayacak bir alıntıyı (hangi ustaya ait olduğu ve nerede, neden söylemiş olduğu bilgisiyle) yazılarında kullanıyorlar. Bu bilgi, hafıza ve yeteneğe açıkçası özeniyorum. Özensem ne olacak, bende o bilgi, o hafıza ve o yetenek olmadıktan sonra?

Çarşamba, 11 Ocak 2012 09:30
Nihat Behram

Ömrüm boyunca bu sözün, yani ‘Şiirden anlamam!’ sözünün ne anlama geldiğini anlamaya çalıştım. Bütün çabalarım sonuçsuz kaldı. İşte sonunda ilân başlıklı bu yazıyı yazmaya karar verdim. Bakarsın biri çıkar, anlamamı sağlayıp beni bu dertten kurtarır!

Çarşamba, 25 Ocak 2012 09:18
Nihat Behram

‘Darısı diğer günlerime!’ mi desem, ‘Dilerim geçer!’ mi? Açıkçası, buna da karar veremedim. Böylesi kararsızlık durumlarında başvurduğum yöntem aklıselimine güvendiğim kişi ve kişilerde duygumu tartmaktır. Şimdi yaptığım da o.