14 sonuçtan 1 - 14 arası gösteriliyor
Çarşamba, 02 Aralık 2009 09:30
Nihat Behram

Mantar zehirlenmesinden daha tehlikelidir. Midye, balık gibi yiyecek zehirlenmelerinden de. Hatta gıda zehirlenmelerinin en tehlikelisi ‘manevi gıda’ diye sunulan egemen güçlerin propagandasını ‘yemek’le ortaya çıkar. Herhangi bir yiyecekten zehirlenen, mide bulantısı, kusma, ishal, titreme, adele kasılması gibi belirtileri başlar başlamaz, soluğu doktorda alır.

Çarşamba, 09 Eylül 2009 10:30
Nihat Behram

Yılmaz Güney’le Yasaklı Yıllarımız adlı kitabımda, arkadaşlığımız süresince tanığı olduğum, yaşadığım şeyleri etraflıca yazmıştım. Dön dur aynı şeyleri yazmak anlamsızdır. Ayrıca, bu konuda çok önemli ve gerekli olmadıkça yazmama, görsel medya ve magazin basınına ‘malzeme’ olmama konusunda bir kararım var. Özellikle tv’lerin, büyük ısrarlarına rağmen, iştahlarına yem olmadım.

Çarşamba, 12 Ağustos 2009 10:30
Nihat Behram

Kızım usulca kapıyı aralayıp, sağa sola baktıktan sonra, çalıştığım odada benden başka kimseyi göremeyince, daha da şaşırmış olarak “Baba kiminle kavga ediyorsun?” diye sorduğu zaman anlamıştım: şiir çalışırken odamdan dışarı kavga sesi gidiyordu ve bu da onun için ürkütücü oluyordu. Bu ürkme dozuna bir de, böyle kişilerin yakınlarını kavga içinde görme ruh hallerini ekleyin!

Çarşamba, 01 Temmuz 2009 10:30
Nihat Behram

Albert Einstein'in bir sözü var, "İki şeyin sonsuz olduğunu biliyorum evren ve aptallık!" diyor, sonra ekliyor: "Aslında ilki konusunda tam da emin değilim!"

Bir başka sözünde, '3. dünya savaşı hangi silahlarla yapılır bilmiyorum, ama 4. sünün taş, sopa, mızrak gibi ilkel silahlarla olacağı kesin!' diyordu.

Çarşamba, 17 Haziran 2009 10:30
Nihat Behram

Kimi meslekler var ki, yanılgıdan sahtekârlığa dek yanlışlığın hiçbir türünü kaldırmaz. Yaptırımı da ağırdır. Kimi meslekler var ki, yanılgıyı kaldırır yanlışlığın sahtekârlık boyutunda bağışlanmaz olur. Kimi meslekler var ki, yanılgıdan sahtekârlığa kadar, kendine bulduğu mazeret kabul görür! Uzatmayayım: kimisi de var ki, her türden yanlışı 'dokunulmazlık'zırhı altındadır.

Çarşamba, 03 Haziran 2009 10:30
Nihat Behram

'Şiir ve Şuur' başlıklı bir yazı yazmayı tasarladığım gün, Çağrı'dan bir ileti aldım. Filmini seyredip seyretmediğimi, daha doğrusu, seyrettiysem, hakkındaki düşüncemi soruyordu. Filminin soL portalındaki videosunu, ilk yayın gününde seyretmiştim.

Çarşamba, 20 Mayıs 2009 10:30
Nihat Behram

1 Mayıs'ın hemen öncesinde, sanki Türkiye işgale uğramış da savaş hali ilan edilmişcesine yaratılan havanın kan kokusu topluma solutuldu. Çıkarılmış yangın, 1 Mayıs'ın hemen ertesinde, bu kez, aynı inanılmaz hızda küllendirildi!

Çarşamba, 22 Nisan 2009 10:36
Nihat Behram

Politik yaşamda, umudu yanlış bir odaktan emzirmenin, insanın, zenginlik umudunu, kumar yada loto gibi 'şans oyunları' na bağlamasından hiçbir farkı yoktur. 'Şans oyunları'ndaki kural, oynayanın değil oynatanın kazanmasına ayarlıdır. Oynayan ara sıra kazansa da, sonuç olarak, esas kazananın yani oynatıcının sadece 'erketesi'dir.

Çarşamba, 08 Nisan 2009 10:52
Nihat Behram

Bütün yayınların bütün yazarları 'seçim sonuçları' üstüne yazdılar. Bilinen bilinmeyen her yanıyla, her kesim ve her görüş açısından seçimler ve sonuçları değerlendirildi. İşte ben de, kendi değerlendirmemi yapıyorum. Kendimle yüz yüze. Aleni, halk huzurunda. Açtığım seçim sandıklarımdaki sonucu duyurmak için, sabırsızlıkla beklediğim yazı günüm geldi.

Çarşamba, 11 Mart 2009 10:00
Nihat Behram

Seçimlerle ilgili olarak, gerek yakın çevremden arkadaşlarımın, gerekse toplantılarımda dinleyicilerin ve iletileriyle okurumun 'tavrım'a ilişkin sorularını, yine bir soruyla yanıtlamaya başlıyorum: suç mahallinde suça iştirak mı, suçluya müdahale mi?

Çarşamba, 25 Mart 2009 09:30
Nihat Behram

'Ye!' sözcüğü 'yemek' eyleminin komutudur. 'Yemek' hem isim hem fiil özelliği taşıyan bir sözcüktür. Kullanıldığı yere göre 'yemek' hem 'Ye!' eylemliği (mastar), hem nesnenin ismi özelliği taşır. Türkçe'nin, iki değişik anlamıyla yan yana gelebilen sözcüklerindendir. Yani 'Yemek yemek!' dediğimizde, yemek nesnesinin yenmesi eylemi kastedilir!

Çarşamba, 11 Şubat 2009 10:00
Nihat Behram

Ne tarafa baksanız o tarafta ayrı bir rezillik. Ve gerçek anlamıyla bini bir para rezilliğin. Görünen tek şey: bir toplumun bütün değerleriyle usul usul zehirlenmesinin çarpıcı sonuçları. İnsanî olan her şeyi tokatlayan. Bulantı, bunalım, bulanıklık, budalalık, bunama....

Çarşamba, 28 Ocak 2009 09:50
Nihat Behram

Bir benzeri dünyada yok. Araştırdım da söylüyorum. Hatta, 'tarihte var mı?' diye de baktım. Ben bulamadım. Bilen varsa ve beni de haberdar ederse ayrıca sevinirim. Yani, özgürlük isteğinin insana 'çüşş!' dedirten biçimini! Temsilcileri, benzersiz biçimde bir bizde var!

Çarşamba, 14 Ocak 2009 10:15
Nihat Behram

Bu konunun uzmanı olan değerli tarihçi-yazar Erkan Karagöz'ün konuşmaktan dili kurudu, yazmaktan eli yoruldu. Yazılarından anlaşılıyor ki, yazdıklarını bizzat konunun birinci elden muhataplarına da iletiyor. Tek sözcüklük yanıt ya da açıklama almadan, almayacağını bile bile. Belki birazcık olsun utanırlar diye. Ama utanma duygusu, insanî bir duygudur.