13 sonuçtan 1 - 13 arası gösteriliyor
Cuma, 26 Şubat 2010 04:52

Dün telefonumu “+1” ile başlayan bir numara aradı. “Hayırdır inşallah” deyip cevap verdim.

Karşıdaki ses Hillary’nindi.

***

Hillary ile eski günlerden söz ettik. Türkiye’nin daha önce de böyle zamanlardan geçtiğini, kısa sürede gerilimlerin azalacağını söyledi. Beni en yakın zamanda Washington’da görmek istediğini ve kendi elleriyle istakoz yapacağını gülerek anlattı.

Cumartesi, 06 Şubat 2010 13:54

"Demokrasi"nin ve "sivil haklar”ın yılmaz savunucularından Emre Aköz, Sabah gazetesindeki köşesinde, net tanım yapmış:

Çarşamba, 24 Şubat 2010 11:29

Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, bilim alemine, yakın dönem ekonomide geçerli olacak sa=y(a(-1)-a*)+k(b-b*) formülünü kazandırdığı çok bilinmeyenli konuşmasında, ortalığı toza buladığını fark ederek, bunu gerekçelendirdi:

Pazar, 14 Şubat 2010 16:34

CHP bugün yapılacak İstanbul İl Kongresi için “aşk mektubu konseptli” davetiyeler gönderdi. 14 Şubat Sevgililer Günü’ne denk gelen kongre için yapılan duyuru çalışmalarında da kullanılan, “İSTANBUL”un “B”sinin ok saplanmış bir kalple “stilize” edilişine, “İstanbul aşkına... Türkiye aşkına” sloganıyla tüy dikildi.

Çarşamba, 17 Şubat 2010 11:32
Wall Street Journal yazarı, Sıraselviler'deki otelin balkonundan hayranlıkla izlediği kente ve ülkeye, YouTube yasağını yakıştıramadı. İstanbul'un Avrupa Kültür Başkenti unvanının önündeki tek engelin kaldırılmasını istedi...

İstanbul’un Avrupa Kültür Başkenti unvanının geri alınması istendi. Wall Street Journal gazetesi yazarı David Keyes, bu talebinin gerekçesi olarak 2008’den bu yana YouTube video paylaşım sitesine girişin Türkiye’de yasaklanmış olmasını gösterdi.

Pazar, 07 Şubat 2010 04:26

Elinden gelse Türk - İş önündeki işçi çadırlarına çakısıyla saldıracak olan Recep Tayyip Erdoğan bir hışımla dedi ki:

Pazartesi, 01 Şubat 2010 17:40
20 yıldır ekmeğini yiye yiye bitiremedik şu güzelim oyunun. Gazetelerin orta sayfa manşetini mütemadiyen süsleyen bakkal ile süpermarket müsabakası, uzatmalarla birlikte devam etmekte. Fakat bu sefer Tayyip Erdoğan, bakkalların moral motivasyonunu düşürecek bir hamle yaptı: ‘Türkiye’nin tüm bakkalları, birleşin!’

Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan işbilir bir tüccar olduğundan kelli, bir alışveriş merkezin açılışında bakkalların kendi aralarında birleşip süpermarketlerle rekabete girmeleri gerektiğini söylemiş. Yani bir nevi, klanlar dış tehdite karşı birleşip üretim tarzını değiştirecek, üretici güçleri geliştirecek, böylece sosyal üstyapıyı da müreffeh yarınlara taşıyacaklar. Güzel fikir.

Pazar, 28 Şubat 2010 04:39
Başbakanımızın ve hükümetimizin ülkemize ve milletimize en büyük hizmetlerinden bir tanesi de canımız istediği zaman hepimizin sivil toplum olabilmesi. Öyle bir sivil toplum olduk ki, sayın başbakanımızın etrafında kenetleniveriyoruz.

Genç Siviller, 3H’ciler, 70 milyon adımcılar derken topaç gibi bir sivil toplum kuruluşumuz daha oldu. Nevşehir’in “önde gelen” kalabalıklarından Kapadokya Platformu, üşenmeyip bir oazlitçi-pankartçı bulup 15’e 3’lük bir pankart kestirivermişler, üzerine de ‘Parola: Adam Gibi Adam! İşareti: Başbakan – Başbakan, yürekli adam, sonuna kadar seninleyiz’ yazıvermişler.

Cumartesi, 13 Şubat 2010 15:34

İstanbul’a üç yeni özel üniversite kurulması ile ilgili kanun tasarısı TBMM Başkanlığı’na sunulmuş. Bir tane de Samsun’a özel üniversite gelecekmiş bunların yanısıra...

Çarşamba, 24 Şubat 2010 13:00
Ahmet Altan bir keyifli ki sormayın. Sonunda kurtulduk ya şu ceberrut cumhuriyetten, yerine AKP eliyle özgürlükler dünyasını inşa ettik ya, ölse gam yemezdi hani!

Ahmet Altan, yeni bir ülke, yeni bir cumhuriyet kurulduğu müjdesini verdi gazetesindeki köşesinden. “Tek adam ve tek parti” düzenine son verildiğini açıkladı. Tayyip Erdoğan AKP’sinin iktidarı sayesinde! O adam ve parti başkası olursa, buna diktatörlük denirdi.

Pazar, 21 Şubat 2010 11:57
Dün onbinler Ankara’da buluştu. TEKEL işçilerinin direnişine destek için. Başkent sabaha kadar uyumadı, sokaklarda şenlik ateşleri yakıldı. Bu çapta bir eyleme, tarih nadiren tanık olurdu. Ama, medyaya bakarsanız, bu sıradan bir şeydi, çok daha önemli şeyler vardı gündemde...
Pazartesi, 15 Şubat 2010 13:43

Herhalde şöyle de yaklaşılabilir tarihe: yapana değil, yaptırana bak. Hele bizimki gibi bir garip tarihse. İleri denilenin aslında geri, geri denilenin ileri olduğu bir gerçeklikte, karmaşık bir tarih, belki de tarihsizlik olarak görülebilecek bir muamma süreçler dizgesi bizdeki. Bilemiyorum, ama, dünya değişti ve değişecek Türkiye değişti ve değişecek gibi geliyor.

Çarşamba, 10 Şubat 2010 09:30
Taraf’tan Neşe Düzel, manüp-depresif gazetecilik yeteneğini sergilediği röportajlardan sonuncusunu Koç Üniversitesi’nden Fuat Keyman’la, ünlü akademisyenin Lost dizisinin final sezonuna dahil oluşuna ilişkin yapmış.