113 sonuçtan 1 - 15 arası gösteriliyor
Cumartesi, 09 Aralık 2017 08:15
Aydemir Güler

ABD’de açılan dava elbette çok sarsıcı. İfadeler, itiraflar dengeleri yerinden oynatıyor. Erdoğan ekibinin tınmıyor gibi davranmasının palavra olduğu da açık. Türkiye’de kurdukları düzenin çok ama çok sarsak olduğu sergileniyor. İşin, bizim parçalanmış kamuoyuna yansımasında da bir sürpriz yok. Bir taraf ortada düzen değil rezalet olduğu kanısını perçinliyor.

Pazartesi, 04 Aralık 2017 01:00
İlker Belek

AKP’yi ABD atadı.

Erdoğan hiçbir resmi sıfatı olmadığı halde Beyaz Saray’da kabul edilme şerefine erişmişti. Daha belediye başkanlığı döneminde Türkiye’den ABD’ye istihbarat geçiliyordu. Geleceğinin parlak, taban desteğinin büyük olduğu vurgulanıyordu. Erbakan fazla “antibatıcı”ydı ve piyasayla uyum gösterecek bir İslamcı partiye acilen ihtiyaç vardı.

Salı, 26 Aralık 2017 00:45
Oğuz Oyan

Ortada "gemi azıya almış" bir otoriterleşme eğilimi var. OHAL düzeni bunun dayanaklarından birini oluşturuyor. Sadece birini, çünkü OHAL öncesinde de hukuk ve anayasa tanımamak iktidarın temel bir özelliğini oluşturuyordu. Şimdi artık "otokratın ağzından çıkan kanundur" aşamasına gelindi. KHK'lar da artık tek adam kararnameleri biçimini alıyor.

Salı, 19 Aralık 2017 01:00
Oğuz Oyan

Siyasal iktidarın hiç beklemeden gündemine aldığı öncelikli siyasi hedefi, İzmir'in ele geçirilmesiydi. Siyaseten ele geçirmeyi, kuşkusuz ekonomik olarak ele geçirme de izleyecekti. İktidarın değişmez başı, henüz 2004 yerel seçimlerinde, "İzmir'i alamazsak kendimi bu seçimleri kazanmış saymam" gibi aşırı iddialı bir konumlanmayı seçmişti.

Salı, 19 Aralık 2017 00:30
Orhan Gökdemir

Ne tuhaf; geçen yüzyılın başında Suriye’yi işgal etmiş olan Fransızlar ülkeyi elinde tutmanın yolunun onu beş bölgeye ayırmak olduğunu düşünüyordu. Halep ve Şam’da iki devletçik kurulacaktı. Yanı başlarında bir Alevi ve bir Dürzi devleti olacaktı. Lübnan ve İskenderun Sancağı bunları tamamlayacaktı. Sanki Fransızlar Suriye için minyatür bir Sevr planı oluşturmuştu.

Salı, 05 Aralık 2017 00:30
Oğuz Oyan

15. Sosyal Bilimler Kongresi geçen hafta gerçekleştirildi. Her zaman olduğu gibi bu önemli bilimsel etkinlik, yazılı basında ve hatta HBT gibi bilimle ilgili olması beklenen dergilerde, hak ettiği ilgiyi görmedi. Tek istisnayı Cumhuriyet’ten Güray Öz oluşturdu.

Pazartesi, 25 Aralık 2017 01:00
Osman Çutsay

Çöktüler. Çöküyorlar. Ama bir seçenek çıkmasını da önleyebiliyorlar: Medyadan, hani şu kapitalizmin ihtiyaç duyduğu bireyi yaratan, toplumları bilgi ve haber bombardımanıyla atomize edip tek tek insanları en ilkel güdülerine sıkıştırmaya zorlayan “kitle imha silahlarından” söz açıyoruz.

Pazar, 24 Aralık 2017 08:30
Mehmet Kuzulugil

Bahçeli, Erdoğan ve manevi şahsiyetine dönük karşılaştığı en büyük saldırı belki de bir hafta boyunca bu iki isimle birlikte anılması olan “bizim Deniz...”

Yok yok, bir de ben bu hikayeye girecek değilim. Rıdvanı, Bahçelisi, Tayyipi, şeytan götürsün hepsini.

Salı, 12 Aralık 2017 00:30
Orhan Gökdemir

Aslında soruyu tersinden sormak gerek. Suudi Arabistan Türkiye olur mu?

Cuma, 29 Aralık 2017 01:15
Taylan Kara

Entelektüel karanlığı gören değil, karanlıkta görendir. 

Ö. İnce

Kendini Kemalist, Atatürkçü ya da cumhuriyetçi olarak tanımlayan okurlara şunları sormak isterim.

- Deniz Gezmiş’e eşkıya diyebilecek kaç Atatürkçü vardır?

- Fethullah Gülen’i övebilecek kaç cumhuriyetçi vardır?

Salı, 21 Kasım 2017 01:00
Orhan Gökdemir

1950 yılı. Şimdiki İslamcıların mirasçısı olduklarını iddia ettikleri Adnan Menderes Meclis’e danışmadan Kore’ye asker gönderme kararı aldı. “Amerika’yı yalnız bırakamazdık” diyerek savundu kararını. Bunun karşılığında NATO’ya dâhil olmuş, uluslararası ilişkilerde artık “büyük bir güç” olarak anılmaya başlanmıştık. Bir bedeli vardı tabii “büyük güç” olmanın.

Çarşamba, 22 Kasım 2017 01:00
Mustafa Türkeş

Bugün Soçi’de üçlü zirve toplantısı yapılıyor. Yeni bir ittifak mı doğuyor? Nasıl okuyacağız?

Soçi buluşmasını yeni bir ittifakın kilometre taşlarından biri, yani yeni bir kuruluşa giden buluşma olarak görmek isteyenler olduğu gibi, buradan Batı güvenlik sistemine alternatif bir ittifak sisteminin ortaya çıkmayacağını bilenler de var.

Perşembe, 02 Kasım 2017 00:45
İlker Belek

1-“Dünya nereye gidiyor?” yazımızı özetleyerek başlayalım: Dünya kapitalizmi bunalımda. Bu nedenle hızla kumarhaneleşti, finansallaştı. Bu tercih sorunu daha da ağırlaştırdı. İktisadi kriz emperyalist sistemde hegemonya krizine yol açtı. Yani çifte kriz sarmalındayız. ABD hegemonik gücünü yitiriyor. Henüz karşısına tam donanımlı emperyalist bir güç çıkabilmiş değil.

Pazartesi, 23 Ekim 2017 02:30
Osman Çutsay

İş bayağı ciddileşti anlaşılan: Almanya’nın sağcı günlük gazetesi Die Welt’in en parlak analistlerinden bir yazarı, yeni dönemin “sağ-daha sağ” koalisyonlarına vurguyla, bir Habsburg Monarşisi veya Avusturya-Macaristan İmparatorluğu hatırlatmasında bulununca, ister istemez yeni çağrışımları tetiklemiş oldu.

Gerçekten de öyle.

Pazartesi, 30 Ekim 2017 12:00
Osman Çutsay

Katalonya bir meseleyi açık etti: Komşuna attığın taş seni de vurur. Komşuda pişer, sana da düşer. Daha doğrusu, komşuda pişirdiğini, er ya da geç sende de pişirirler. Servetine ve kalabalık nüfusuna güvenerek “Bize bir şey olmaz” diyen devletler bile, nasıl yanıldıklarını yavaş yavaş anlıyorlar. Özellikle de geçmişte çevrelerine böyle acılar yaşatanlar...

Pages