75 sonuçtan 1 - 15 arası gösteriliyor
Çarşamba, 15 Aralık 2010 10:30
Aydemir Güler

Şu “İslamcılar eskiden solcuların yaptığı gibi örgütleniyorlar, bizim yapmamız gerekeni yapıyorlar” efsanesi, sanırım, 1990'larda yükselmişti. Efsane derken, Türkiye toplumunda ve siyasetinde 1970'lerin solunda unutulan halk örgütlenmesinin bu kez tarikat tabanlı bir versiyonunun yükseldiğini görmezden gelmeyi savunmuyorum.

Cuma, 03 Aralık 2010 09:30
Merdan Yanardağ

Türkiye’de medya ortamı, bu ülkede yaşanan iktidar ilişkilerinin, servet kavgalarının, yapısal değişimlerin, çıkar çatışmalarının, tarihsel kırılma noktalarının ve toplumsal gerilimlerin birebir yaşandığı bir alanı oluşturuyor.

Cuma, 10 Aralık 2010 09:30
Merdan Yanardağ

Bu kadarını kimse beklemiyordu. Böyle kısa bir sürede, daha 12 Eylül 2010 referandumunun üzerinden üç ay bile geçmeden, demokrasi ve özgürlük söyleminin yerini hızla faşizan bir dile bırakacağı tahmin edilmiyordu. Cicim aylarının biraz daha uzun süreceği sanılıyordu. Ama olmadı.

Cuma, 10 Aralık 2010 11:14
Kemal Okuyan

Üniversitelerin siyasal yaşamındaki yerini kavrayabilmek için kendi tarihimiz yetmiyor, Fransa'daki 68 olaylarına haklı-haksız rezervle yaklaşılıyorsa, Lenin tarafından 1917'nin provası olarak gösterilen 1905 Rus Devrimi'nde işçi ayaklanmasına alan açıp, ona meşruiyet sağlayanın biraz da üniversite öğrencilerinin eylemleri olduğunu hatırlayabiliriz.

Perşembe, 23 Aralık 2010 09:30
Barış Zeren

Türkiye’de basın tarihi üzerine betimleyici çalışmalar olsa da, çözümleyici çalışmalar pek bulunmaz. Bu eksikliği, en azından 2007 yılından itibaren yaşadığımız şu cendere döneminde fazlasıyla görebiliyoruz. Onca medya rezaleti, bir dönemin en adi basın suçları, en berbat üsluplar olağanlaşmış durumda ve fakat bunların failleri yıkılmadıkları gibi rahatlıkla yol kat ediyorlar.

Pazar, 19 Aralık 2010 09:30
Korkut Boratav

Önce bunalımı yaratan dev bankaları, spekülatörleri kurtardılar. Sonra krizleri, büyük sermaye çevrelerine, özellikle finans kapitale teslim olarak yönettiler. Ve bu teslimiyetin maliyetini utanmaz bir pervasızlıkla sıradan insanlara, emekçi sınıflara yıktılar. İşte Amerika’da, Avrupa’da son üç yılın özet hikâyesi…

Cuma, 17 Aralık 2010 12:34
Merdan Yanardağ

CHP Kurultayı yarın (18 Aralık 2010 günü) toplanıyor. İki gün sürecek, önemli bir kurultay bu. Bizler, yani sosyalist sol çevreler ne kadar mesafeli, eleştirel ve reddiyeci yaklaşırsak yaklaşalım, bu kurultay Türkiye’deki rejim tartışmaları, toplumsal muhalef güçlerinin konumu ve solun geleceği konusunda önem taşıyor.

Cuma, 17 Aralık 2010 09:30
Yurdakul Er

AB’nin ortak para birimi avronun (Euro), sermaye sınıfını epey tedirgin eden son krizinden hareketle söylenebilecek şeyler var. İki din veya dinsel pratik hakkında: Biri Avrupa demokrasisi ve tüm uzantıları. Daha doğrusu emperyalist demokrasi... Bu, politika kisvesi altında tam bir din. Diğeri ise Avrupa’nın çeperindeki paspas demokrasiler ve bu arada Türkiye’deki islam.

Cuma, 05 Kasım 2010 10:00
Yurdakul Er

Bir ülke çözülürken, bu ülke çözülürken, devrimcilerin tarihsel sorusu ortada duruyor: Halkın baktığı yerde mi olacağız, yoksa halkın bize, daha doğrusu kurtuluş ve yeniden kuruluş programımıza bakmasını mı sağlayacağız?

Tabii başka türlü de söyleyebiliriz: Sol, eğer halkın kendisine bakmasını sağlayamamış, dikkatini çekememiş ise, yorganını halkın baktığı yere mi sermelidir?

Perşembe, 04 Kasım 2010 09:22
Gamze Erbil

ABD ara seçimlerinde yeni bir şey yok.

Türkiye ile ilişkileri nasıl etkileyeceğine dair öncesinde yapılan spekülasyonlardan fazla bir sonuç çıkarmanın anlamı yok.

Üzerinde durulması gereken başka kritik noktalar var…

Cuma, 26 Kasım 2010 10:30
Merdan Yanardağ

Entellektüel ve siyasal ortamda giderek modaya dönüşen tuhaf bir ön kabul var askerlere kim vurursa, kim eleştirirse, kim daha çok saldırırsa, haklı olup olmadığına bakılmaksızın onu desteklemek adeta “demokrat” olmanın biricik ölçüsü haline geldi.

Cuma, 05 Kasım 2010 11:41
Merdan Yanardağ

Türkiye’nin yeni bir döneme girdiğini, farklı bir rejimin kurulduğunu, bu rejimin niteliğinin siyasal, hukuksal, felsefi ve kültürel bakımından ancak “gericilik” kavramıyla karşılanabileceğini tespit etmek gerekiyor.

Cuma, 12 Kasım 2010 14:54
Merdan Yanardağ

Soğuk Savaş’ın bitiminden sonra Türkiye’nin geleneksel iktidar bloku ve/veya egemen sınıfları içinde ortaya çıkan yön ve program farklılışması ve bu farklılaşmanın yarattığı siyasal ve toplumsal çatışma ortamı sonlanmış görünüyor.

Salı, 23 Kasım 2010 14:26
Kıvılcım Çağla

24 Ağustos tarihli yazımda “içimden bir ses nedense Hakan Aksay'ın ilk fırsatta Birgün'ü bırakıp ait olduğu liberal mecraya akacağını söylüyor” diye yazmıştım. Aksay henüz kendine liberal bir mecra bulamadıysa da Birgün'deki köşesini tam bir liberal mecraya çevirmeyi başardı. Aksay bilindiği gibi Birgün'deki köşesinde arada bir Rusya üzerine yazılar yazıyor.

Pazartesi, 08 Kasım 2010 09:30
Alper Birdal

2 Kasım’da yapılan ABD ara seçimlerinin ilginç bir sonucu, ülkenin büyük bölümünde nal toplayan Demokratların California eyaletinde kazanması oldu. İlginçlik şurada: California eyaleti 2007’de başlayan ekonomik çöküşün sembolü durumunda. Malum, California denilince akla Hollywood ya da Silikon Vadisi gibi ABD emperyalizminin önemli taşıyıcı direkleri geliyor.

Pages