28 sonuçtan 1 - 15 arası gösteriliyor
Cuma, 04 Nisan 2008 13:45
Rıfat Okçabol

Türkiye'de yaygın olarak dile getirilen "Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür" deyişi, deneyim birikimini yansıtıyor. Aşağı yukarı "insan hafızası (belleği) unutma illetine sahiptir; insan hafızasının eksikliği unutkanlığıdır; insan hafızası unutkandır" anlamında kullanılıyor. Mart ayında yaşanan olaylar hafızamızın bu halini iyice su yüzüne çıkardı.

Cuma, 14 Mart 2008 13:45
Rıfat Okçabol

Çocuklarımızı, laik, demokratik ve sosyal hukuk devletine özgü gerekli bilgilerle donanmış bireyler olarak yetiştirmeden, onların özgür bireyler olmalarını sağlamadan imam hatip okullarında onlara hadisleri, tefsiri ve kelamı öğretiyoruz. Kur'an kursları ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde, başka inançlar yokmuşçasına yalnız tek inancı dayatıyoruz.

Cuma, 29 Şubat 2008 13:45
Rıfat Okçabol

YÖK'ün yeni başkanı (YYB), göreve geleli daha üç ay olmadan kendini öne çıkarıyor! Kimileri konuşmalarında ve yazılarında ona, AKP'nin taşeronu, AKP'nin adamı ve AKP'nin sözcüsü gibi sıfatlar yakıştırıyor. YYB'nin Akşam gazetesi muhabirinin sorularını yanıtlarken "Hükümetin emir eri değilim" demesine bakılırsa, ona yakıştırılan sıfatlardan biri de "emir eri" olması!

Cuma, 15 Şubat 2008 13:30
Rıfat Okçabol

Dünyanın her yerinde aileler, genelde huzur, barış ve sağlık içinde yaşamak; çocuklarını "iyi" bir insan ve yurttaş olarak yetiştirmek ve onlara iyi bir gelecek sağlamak amacındadırlar. Aile içi din öğretimi, inançlarıyla ilgili temel bilgiler yanında, çocuğu ahlaklı ve iyi insan yapacak bilgi ve tutumları içerir.

Pazar, 28 Aralık 2008 13:00
Galip Munzam
D&UumlNYA SOLA D&OumlN&UumlYOR - ABD yazıları

Cuma, 05 Aralık 2008 09:58
Mustafa Kemal Erdemol

Türkiye siyasi yaşamında gayriciddiliği konusunda kimsenin şüphesi kalmamış olan Deniz Baykal'ı konuşmak, elbette "abesle iştigal". Ama, onca yeteneksizliğine rağmen kendisinden söz ettirecek malzeme üretme konusunda olağanüstü bir gayreti olan bu politikacıyı görmezlikten gelmek de mümkün değil.

Çarşamba, 26 Kasım 2008 10:00
Aydemir Güler

Krizi tanımlamak için önce mali dendi giderek ekonomik sıfatı kullanılır oldu. Bu ölçekteki krizlerin, öncesinde egemen olan aynı ideolojik yapılar tarafından yönetilmesi, içinden geçilmesi ve çıkılması mümkün değildir. Böyle bir beklenti akıl almaz bir aymazlık olur. Sermaye düzeninin bu krizden önceki düşünce, politika ve araçlarla yoluna devam etmesi mümkün değildir.

Perşembe, 27 Kasım 2008 09:54
Özgür Şen

Türkiye'de ne türban, ne de çarşaf bir kılık kıyafet sorunudur. Bu tartışma insanların ne giydiğine indirgenemeyeceği gibi, insanların nerede nasıl giyineceğini ve neyi giyenlerin hangi partide siyaset yapacağını konuşarak da bir çözüme kavuşturulamaz.

Çarşamba, 17 Eylül 2008 14:43
Gamze Erbil

İngiltere, ülkede şeriat hukukunun uygulanmasının önünü açacak bir düzenleme yaptı. Bu tabii değişik bir durum, ancak emperyalizmin yönetsel araçlarını çeşitlendirirken kural tanımayacağını gösteren sağlam bir örnek.

Cuma, 05 Eylül 2008 11:08
Rıfat Okçabol

Derin devletin, temelde kontrgerilla ve gladio gibi ABD'ye, sömürüye ve serbest piyasa düzenine karşı oluşan düşünsel ve siyasal hareketleri önleme işlevi gördüğü biliniyor. ABD'ye yakın ülkelerde derin devletin bu uğurda nice canları yok ettiği de biliniyor.

Çarşamba, 27 Ağustos 2008 11:38
Gamze Erbil

Gürcistan'ın Güney Osetya'ya yönelik saldırısı ve ardından yaşananların ABD'nin mi Rusya'nın mı yararına olduğu tartışılıyor. Kimileri Rusya'nın sert yanıtının Gürcistan ve ABD için ağır bir darbe anlamına geldiğini ve şimdi bunu toparlamaya çalıştıklarını savunuyor.

Perşembe, 14 Ağustos 2008 13:10
Kemal Okuyan

Tayyip Erdoğan Putin'le görüştü... Büyük ilgi gördü, Rus Başbakan "Kafkas İttifakı" önerisinin üzerine atladı, arabuluculuk rolü Türkiye'ye verildi, Ankara'nın liderliği bir kez daha görüldü...

Çarşamba, 27 Ağustos 2008 11:39
Burak Gürbüz

Ergenekon soruşturması sürerken, rektörlük seçimleri darbesi yaşıyoruz. Kısacası Ergenekon devam ediyor. Akademisyenlerin seçtikleri rektörler YÖK'te tırpan yiyor, Cumhurbaşkanında başka bir tırpan daha yiyor. Bu ne demek oluyor? YÖK ve Cumhurbaşkanı öğretim üyelerinin oylarını dikkate almayıp kendi bildikleri adayı seçtirtiyorlar. Bunun adı darbe değil de ne?

Çarşamba, 27 Ağustos 2008 13:31
Kemal Okuyan

Gürcistan Güney Osetya'ya saldırdığında Türkiye'den birçok kişinin "gönüllü" olarak çatışma bölgesine gitmeyi tartıştığını biliyorum. Savaş uzun sürseydi eğer, giderlerdi de... Kafkas halklarının doğasına uygun. Bir de üstüne, herkes için "sağlam" gerekçeler de vardı.

Perşembe, 31 Temmuz 2008 11:02
Mustafa Kemal Erdemol

Hep duyardık. Sağcı basının önde gelen kimi kalemleri yazardı da zaman zaman. "Şu komünistleri Endonezya'daki gibi bir gecede boğazlayacaksın" diye. Şimdilerde "bilge" kişi kesilen Mehmet Şevket Eygi'nin, sanırım adı Büyük Gazete olan gazetesinde böyle şeyler yazdığını anımsıyorum. Adı geçen gazetenin yayınlandığı dönemde ben henüz çocukluktan çıkmak üzereydim.

Pages